Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2016/4054 E. 2017/3611 K. 31.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4054
KARAR NO : 2017/3611
KARAR TARİHİ : 31.10.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Eşini öldürme
HÜKÜM : TCK’nun 82/1-d ve 53. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’nın, eşi olan maktul …’ya yönelik nitelikli kasten öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı sebeplerin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- Sanık hakkında Elazığ Ruh Sağlığı Hastanesinden 28/01/2016 tarihli ceza ehliyetinin tam olduğuna dair rapor alınmış ise de; dosya kapsamında bulunan ilam örneklerinden, Diyarbakır 2. Sulh Ceza Mahkemesine ait 2009/271 esas, 2009/519 karar sayılı ilamda, aynı hastaneden alınan 20/01/2009 tarihli, sanığın ceza ehliyetinin bulunmadığına dair rapora dayanılarak ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, aynı hastaneden alınan bahsi geçen raporların çelişkili olduğu nazara alınarak, sanığın usulüne uygun olarak gözlem altına alınmasından sonra yargılama dosyası ile birlikte Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesi, Gözlem İhtisas Dairesi mütalaası, 4. İhtisas Kurulu ve Adli Tıp Genel Kurulundan çelişkiyi giderecek şekilde, sanığın “işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağı ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı” husunda rapor aldırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabule göre de; 24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkmesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alındığında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, re’sen de temyize tabi hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 31/10/2017 günü oybirliğiyle karar verildi.