Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2016/5637 E. 2016/4200 K. 07.12.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5637
KARAR NO : 2016/4200
KARAR TARİHİ : 07.12.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli öldürme
HÜKÜM : TCK’nun 82/1-d maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’nin resmi nikahlı eşi olan maktul …’a yönelik nitelikli şekilde kasten öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde TCK.nun 29, 32 ve 34. maddelerindeki koşulların oluştuğuna, takdiri indirim uygulanması gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alındığında, mahkemenin sanık hakkında bu maddeyle yaptığı uygulamanın kanuna aykırı olduğu anlaşılmakta ise de; Bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün, “Anayasa Mahkemesinin iptal kararındaki hususlar gözetilerek 5237 sayılı TCK’nun 53/1-2-3. maddelerinin tatbikine” şeklinde değiştirilmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN ve re’sen de temyize tabi olan hükmün tebliğnamedeki
düşünce gibi ONANMASINA, sanık hakkında tayin olunan ceza miktarı ile tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak sanığın tahliye talebinin REDDİNE, 07/12/2016 gününde oybirliği ile karar verildi.

07/12/2016 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı İbrahim Dolu’nun huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat İlhan Paksoy’un yokluğunda 08/12/2016 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.