YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1740
KARAR NO : 2017/3403
KARAR TARİHİ : 23.10.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tasarlayarak öldürme, tasarlayarak öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Uyarlama yapılmasına yer olmadığına.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hükümlü … hakkında 765 sayılı TCK’nun 450/4, 463, 59, 31 ve 33; 450/4, 61, 463, 59, 31 ve 33. maddeleri gereğince kurulup, Yargıtay 1. Ceza Dairesince ONANMAK suretiyle kesinleşen hükümlerden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca yeniden duruşma açılarak suç tarihinde yürürlükte bulunan uygulamaların lehe olduğu anlaşılarak uyarlama isteminin reddine dair kurulan hükümlerde;
1) Denetime olanak sağlanması bakımından uyarlamaya konu dava dosyasının aslının veya onaylı suretinin dosya içine konulması yerine, onaysız karar suretine dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Hükümlünün uyarlamaya konu ilamlarının alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar olmaları karşısında, CMK’nun 188/1. maddesi uyarınca hükmün verildiği 08.10.2015 tarihli duruşmaya gelmeyen hükümlü müdafiinin duruşmada hazır bulunarak görevini yapmaya zorlanması, katılmadığı oturumdaki bilgi, belge ve işlemlere karşı savunma yapmaya davet edilmesi, gerektiğinde CMK’nun 150/3. maddesi uyarınca zorunlu bir müdafii görevlendirilmesi yoluna gidilerek savunmada oluşan boşluk ve kısıtlılığın giderilmesi gerektiği düşünülmeden, hükümlü müdafii olmaksızın hüküm kurulması suretiyle CMK’nun 150/3 ve 188/1. maddelerine muhalefet edilmesi,
3) Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/06/2008 tarih 2008/1-89-158 sayılı kararında da açıklandığı üzere uyarlama yargılaması sonucu kurulacak mahkumiyet hükmünün gerekçesinde, 5271 sayılı CMK’nun 230. maddesine uygun olarak, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi ve bunun nitelendirilmesinin yapılması gerektiği gözetilmeksizin, Anayasanın 141, CMK’nun 34 ve 230. maddelerine aykırı olarak hükmün gerekçesiz bırakılması,
Bozmayı gerektirmiş olup, hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen ve kısmen re’sen de temyize tabi olan hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 23/10/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.