YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1871
KARAR NO : 2018/1
KARAR TARİHİ : 15.01.2018
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme ve bu suça azmettirme, kasten öldürmeye teşebbüs ve bu suça azmettirme, mala zarar verme
HÜKÜM : 1-) Sanık … hakkında;
TCK’nun 38, 81/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası,
Mağdurlar …, … ve …öldürmeye teşebbüsten beraat (üç kez).
2-) Sanık … hakkında;
TCK’nun 81/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası,
Mağdurlar …, … ve …öldürmeye teşebbüsten beraat (üç kez),
Mala zarar verme suçundan TCK’nun 151/1, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 2000.TL adli para cezası.
TÜRK MİLLETİ ADINA
İncelemeye konu Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.08.2014 tarih, 2013/503 esas ve 2014/252 sayılı kararının Cumhuriyet savcısı, sanık … ve müdafileri ile sanık … ve müdafileri tarafından temyizi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.03.2016 tarihli tebliğnamesi ile dosyanın Dairemize gönderilerek Dairemizin 2016/2781 esas sırasına kaydının yapıldığı;
Aynı olay nedeniyle Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan suç duyurusu üzerine açılan kamu davası nedeniyle, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.10.2016 tarih, 2015/52 esas ve 2016/327 sayılı kararına karşı Cumhuriyet savcısı, sanık … ve müdafii, sanık … müdafii ile sanık …’ın annesi … tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin “incelemeye konu Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/503 esas sayılı dosyası ile aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunan Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/52 esas sayılı dosyasının kanun yolu incelemesinin yüksek dereceli Yagıtay ilgili ceza dairesi tarafından yapılması gerektiği” yönündeki 25.01.2017 tarih, 2016/274 esas ve 2017/113 karar sayılı kararı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.03.2017 tarihli yazısı ile dosyanın Dairemize gönderilerek Dairemizin 2017/1039 esas sırasına kaydının yapıldığı;
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 25.01.2017 tarih, 2016/274 esas ve 2017/113 karar sayılı yazısının, Dairemizin 2016/2781 esas sayılı dosyası ile birleştirme talebi niteliğinde olduğu kabul edilerek Dairemizin “2016/2781 ve 2017/1039” esas sayılı dosyalarının 03.07.2017 tarih, 2017/1039 esas ve 2017/2515 sayılı kararımızla birleştirilmelerine karar verilmiş ise de; her iki dosyanın da aynı esasta uyap üzerinden birleştirme işlemi yapılmaksızın noksan ikmali nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği ve eksikliğin giderilmesinin ardından yeniden dairemize gönderilerek incelemeye konu olan Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.08.2014 tarih, 2013/503 esas ve 2014/252 sayılı kararını kapsayan dosyanın Dairemizin 2017/1781 esasına kaydedildiği, bu dosya ile aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunan Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.10.2016 tarih, 2015/52 esas ve 2016/327 sayılı kararını kapsayan dosyanın ise Dairemizin 2017/1888 esasına kaydedildiği anlaşılmakla; gelinen aşama itibariyle incelemenin her iki dosya yönünden alınan yeni esas numaraları üzerinden ayrı ayrı ancak fiili olarak birlikte yapılan incelemede;
1) Sanık … hakkında; mağdur …’e yönelik mala zarar verme suçundan açılan kamu davası ile ilgili olarak herhangi bir karar verilmemiş ise de bu hususta her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
2) Sanık … müdafiinin süresinden sonra gerçekleşen duruşmalı inceleme talebinin CMUK’nun 318. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.
3) Sanık … hakkında; mağdur …’e yönelik mala zarar verme suçundan kurulan ve sanığın doğrudan 2.000.TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair mahkumiyet hükmü, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMUK’nun 305/1. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin nitelikte olup temyiz kabiliyeti bulunmadığından ve suç vasfına yönelik de aleyhe temyiz olmadığından, sanık ve müdafilerinin temyiz taleplerinin CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.
4) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, maktul …’ya yönelik olarak sanık …’in fail sıfatıyla, sanık …’ın ise azmettiren sıfatıyla kasten öldürme suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, sanık … hakkında fail sıfatıyla, sanık … hakkında ise azmettiren sıfatıyla mağdurlar …,…ve …’ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından suç kastının bulunmaması gerekçesi gösterilip mahkemece kabul ve takdir kılınarak üzerlerine atılı bu suçlar yönünden sanıklar hakkında CMK’nun 223/2-c maddesi uyarınca beraat kararları verilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, Cumhuriyet savcısının sanıklar … ve … hakkında mağdurlar …,…ve …’ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından mahkumiyet kararları verilmesi gerektiğine, sanık … ve müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ve duruşmalı incelemede eksik incelemeye, suç niteliğine, TCK’nun 38/3. maddesinin uygulanması gerektiğine, sanık … ve müdafilerinin eksik incelemeye, sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar … ve … hakkında kasten öldürme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinde Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alındığında mahkemenin bu madde ile yaptığı uygulamalar kanuna aykırı ise de, bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, CMUK’nun 322. maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin “Anayasa Mahkemesinin iptal kararındaki hususlar gözetilerek TCK’nun 53/1-2-3. maddesinin tatbikine” şeklinde değiştirilmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN, re’sen de temyize tabi olan mahkumiyet hükümleri ile aynı sanıklar hakkında mağdurlar …,…ve …’ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan beraat hükümlerinin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ve temyiz incelemesi dışında tutuklulukta geçen süre gözetilerek sanık … müdafilerinin tahliye talebinin REDDİNE, 15/01/2018 gününde oybirliği ile karar verildi.