YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/137
KARAR NO : 2019/1520
KARAR TARİHİ : 12.03.2019
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
ÖLDÜRÜLEN : …
KATILANLAR : …, …, …
SUÇ : Yakın akrabayı öldürme
HÜKÜM :TCK.nin 82/1-d, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 15 yıl 10 ay hapis cezası ve 6136 sayılı Kanunun 13/1, TCK.nin 62. maddeleri uyarınca10 ay hapis cezası ve 500 TL para cezası.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanığın adli sicil kaydında yer alan Cizre Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/101, 2009/435 Esas ve Karar sayılı, 02/06/2009 kesinleşme tarihli kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, 5271 sayılı CMK.nin 231/11 ve 5395 sayılı Yasanın 23. maddesi uyarınca kesinleşme tarihinden itibaren öngörülen denetim süresi dolmadan sanığın inceleme konusu suçu işlediği anlaşılmakla, ilgili kararların yeniden değerlendirilmesi hususunda mahallince ihbarda bulunulması mümkün görülmüştür.
Dosya kapsamına göre sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nin 50. ve 51. madde hükümlerinin uygulanmaması yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın eşini kasten öldürme ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir
kılınmış, savunması inandırıcı gerekçeler ile reddedilmiş, bozma üzerine verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan vekilinin tahrik ve takdiri indirim sebeplerinin uygulanmaması gedektiğine, sanık müdafiisinin tahrik hükümleri uygulanırken en üst sınırdan uygulama yapılması gerektiğine ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak
A)Sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak ONANMASINA,
B) Sanık hakkında eşi olan maktul …’yi kasten öldürme suçundan kurulan hükümde, oluşa, dosya içeriğine ve mahkemenin kabulüne göre; sanığın eşi olan maktulün sanığın beyanına göre başka bir erkekle cinsel ilişkide bulunduğuna dair söylemlerinin bulunması, maktulün sanıkla resmi evli olmasına rağmen başka bir erkekle ilişkisi olduğu, sanığın maktule yönelik eylemini maktulden kaynaklanan haksız tahrikin etkisi altında gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; maktulden sanığa yönelen ve sadakat yükümlülüğüne aykırılık teşkil eden haksız eylemlerinin ulaştığı boyut gözetilerek haksız tahrik nedeniyle 18 ile 24 yıl arasında ceza indirimi öngören TCK’nin 29. maddesi ile yapılan uygulama sırasında makul bir indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde azami orana yakın indirim uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünceye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, hükmolunan cezanın miktarı itibariyle sanığın tahliye talebinin REDDİNE, 12/03/2019 gününde oy birliği ile karar verildi.