YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/965
KARAR NO : 2021/6339
KARAR TARİHİ : 07.04.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten nitelikli yaralama, kasten basit yaralama
HÜKÜMLER : 1) Sanık … hakkında mağdur …’e karşı; TCK’nin 86/2, 86/3-e, 62, 52/2-4 maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası
2) Sanık … hakkında mağdur …’ya karşı; TCK’nin 86/2, 86/3-e, 62, 52/2-4 maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası
3) Sanık … hakkında mağdur …’a karşı; TCK’nin 86/2, 86/3-e, 62, 52/2-4 maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası
4) Sanık … hakkında müşteki … Samet’e karşı; TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 62, 53 maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası,
5) Sanık … hakkında mağdur …’a karşı; TCK’nin 81/1, 35, 62, 53 maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak duruşmalı olarak yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında mağdur …’e karşı, sanık … hakkında mağdurlar … ve Ferhat’a karşı kasten basit yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, sanık … ve müdafii ile sanık …’ın temyiz isteminin 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanık … hakkında müşteki … Samet’e karşı kasten nitelikli yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sübuta, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, kurulan hükümde eleştiri nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve müdafiin temyiz dilekçelerinde ve duruşmada ileri sürdükleri; meşru müdafaa ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, fazla ceza tayin edildiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında mağdur …’a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, sanık ve mağdurun olay öncesinde tanışmadıkları, aynı mekanda yılbaşı eğlencesi için bulundukları sırada alkolün de etkisi ile sanık ile başka bir grup arasında yaşanan kavga sonrası mekan çıkışında sanığın, mağdura bıçakla saldırarak hayati tehlikeye neden olacak şekilde yaraladığı, mağdur hakkında … Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen adli rapora göre, bıçak darbelerinden birinin toraksa nafiz olup kalpte ve sol akciğerde
yaralanmaya sebebiyet verdiği, mağdurun acil ameliyata alınarak hayata döndürüldüğü olayda, suçta kullanılan aletin elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi, kalbe nafiz kesinin yeri ve niteliği dikkate alındığında, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sübuta, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, kurulan hükümde eleştiri nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve müdafiin temyiz dilekçelerinde ve duruşmada ileri sürdükleri; sübuta, suç vasfına, meşru müdafaa ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, fazla ceza tayin edildiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 07.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.
07/04/2021 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet Işık’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık …’ün yokluğunda 08/04/2021 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.