Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2020/1213 E. 2021/6180 K. 06.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1213
KARAR NO : 2021/6180
KARAR TARİHİ : 06.04.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten öldürme, öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı Yasaya muhalefet, olası kastla yaralamak
HÜKÜMLER : 1- Sanık …’in;
a) Maktul …’i kasten öldürme suçundan TCK’nin 81/1, 29, 53. maddelerine göre 16 yıl hapis cezasıyla mahkumiyetine,
b) Mağdur …’yi öldürmeye teşebbüs suçundan TCK’nin 81, 35, 29, 53. maddelerine göre 6 yıl hapis cezasıyla mahkumiyetine,
c) Mağdur …’ı olası kastla yaralama suçundan TCK’nin 86/1, 86/3-e, 21/2, 53 ve CMK’nin 231. maddelerine göre 9 ay hapis ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
2- Sanık …’nin; 6136 sayılı yasaya muhalefet suçundan 6136 sayılı Kanunun 13/1 ve TCK 53, 58. maddelerine göre 2 yıl hapis ve 1800 TL adli para cezasına mahkumiyetine,
3- Sanık …’un; maktul …’i öldürmeye yardım etme suçundan CMK’nin 223/2-e maddesine göre beraatine dair; Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 03.09.2014 tarihli ve 2014/246E-2014/270K sayılı kararı

TÜRK MİLLETİ ADINA

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Mağdur …’a yönelik kasten yaralama suçunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik karar itiraz yasa yoluna tabi olduğu anlaşılmakla inceleme dışı bırakılmıştır.
Sanık Veysel yönünden ceza miktarı itibariyle yerinde olmadığı, maktulden katılanların ise hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından, sanık … ve maktulden katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, CMUK’un 318. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilerek dosya üzerinden yapılan incelemede;
Yerel Mahkemenin 07.12.2011 tarihli ve 2009/164E-2011/314K sayılı ilamının temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 13.05.2014 tarihli ve 2014/276E-2014/3086K sayılı kararı ile onama ve bozmaya yönelik kararlar verildiği, bozmaya ilişkin kısımda, sanık … hakkında maktul …’e yönelik kasten öldürme ve mağdur …’ye yönelik öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümler yönünden sanık hakkında TCK’nın 25. ve 27. maddelerinde düzenlenen meşru savunma hükümlerinin tartışılması gerektiğinin ve sanık … hakkında öldürmeye yardım ile sanık … hakkında 6136 sayılı yasaya muhalefet suçlarından hüküm kurulmadığının belirtildiği, Yerel Mahkemenin 03.09.2014 tarihli ve 2014/246E-2014/270K sayılı ilamı ile bozma ilamına kısmen uyulması ve kısmen direnilmesi yönünde karar verildiği ve hükümlerin temyiz edilmesi üzerine dosyanın, Dairemizin 21.11.2017 tarihli ve 2017/1058E-2017/4151K sayılı kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 28.01.2020 tarihli ve 2017/1-1179E-2020/32K sayılı kararı ile Yerel Mahkemece kurulan hükmün direnme kararı niteliğinde olmadığından ve yeni hüküm niteliğinde olduğundan bahisle dosyanın tekrar dairemize gönderildiği anlaşılmakla,
Sanıklar hakkında hüküm kurulurken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.05.2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, olayın ne şekilde gerçekleştiğine dair kabulün tam olarak bulunması gerekirken bu ilkelere uyulmadan eksik gerekçe ve kabul ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup, Cumhuriyet savcısı, sanık … müdafii, sanık … müdafii ile katılan sanık … ve maktulden katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 06/04/2021 gününde oy birliği ile karar verildi.