Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2020/2490 E. 2021/6334 K. 07.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2490
KARAR NO : 2021/6334
KARAR TARİHİ : 07.04.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : 1) Sanığın, maktul …’ı kasten öldürme suçundan TCK’nin 81, 29, 62, 53. maddeleri gereğince 15 yıl hapis cezasına mahkumiyetine dair; Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2019 tarih ve 2019/128 Esas – 2019/367 Karar sayılı kararı
2) İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine dair; Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 28.01.2020 tarih ve 2020/100 Esas – 2020/338 Karar sayılı kararı
TÜRK MİLLETİ ADINA

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 28.01.2020 tarih ve 2020/100 Esas – 2020/338 Karar sayılı kararının, sanık müdafii ve katılan … vekili tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının 5 yılın üzerinde olması nedeniyle bölge adliye mahkemesince verilen kararın temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Katılan … vekilinin duruşmalı inceleme isteminin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 100. maddesi ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle;
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sübuta, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, kurulan hükümde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiin; sanığın öldürme kastı bulunmadığına, cinnet halinde atılı suçu işlediğine, buna ilişkin rapor aldırılmadan eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulduğuna vesaireye yönelen, katılan … vekilinin; suçun tasarlanarak işlendiğine, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine ancak;
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, sanık … ve maktul …’ın aynı mahalleden tanıştıkları, sanık …’ın askerde olduğu dönemde nişanlısı tanık Aslınur’un maktul ile Facebook üzerinden yazıştıkları sırada, Aslınur’un nişanlısı olan sanığa ne hediye alayım diye maktule sorduğu, maktulün de “sen ona o da sana kırmızı don alsın” şeklinde yazarak güldüğü, Aslınur’un da gülerek cevap verdiği ve konuşmanın sonlandığı, sanık askerden döndükten sonra Aslınur’un telefonunda maktulle olan bu yazışmasını görerek hesap sorduğu, maktul ile de görüştükleri, maktulün, Aslınur ile aralarında bir şey olmadığını söylediği, olayın orada kapandığı, akabinde sanık ve Aslınur’un evlendikleri, sanığın iddiasına göre Aslınur’un sadakatsiz davranışları olduğu gerekçesiyle birkaç yıl sonra anlaşmalı olarak boşandıkları, sanığın evlilikleri süresince eşi Aslınur’un maktul ile görüşmeye devam ettiğinden şüphelendiği ancak buna ilişkin delil elde edemediğini beyan ettiği, bölge adliye mahkemesinin bozma ilamı sonrasında incelenen HTS kayıtlarında da Aslınur ile maktul arasında sanıkla olan evliliği süresince herhangi bir görüşmenin tespit edilemediği, tanık beyanlarında da aralarında bir ilişki olduğuna dair beyan bulunmadığı, sanığın, eşinin kendisini maktul ile aldattığı iddiasının şüpheden ileri gitmediği, yine de eşiyle boşanmasından maktulü sorumlu tutarak husumet beslediği ve maktulü öldürdüğü olayda,
5237 sayılı TCK’nin 29/1. maddesi uyarınca sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için maktulün haksız söz veya davranışının meydana getirdiği hiddet ve şiddetli elemin tesiri altında sanığın eylemini gerçekleştirmesi gerektiği, somut olayda maktul ile sanığın eşi arasında evlilik birliğinin devamı sırasında herhangi bir ilişki yaşandığına dair sanığın şüphesinden başka somut delil bulunmadığı, olay tarihinde maktul ile tanık eşi Aslınur arasında ilişki olduğunu düşünerek eylemini gerçekleştiren sanığın ceza sorumluluğunu azaltan haksız tahrik nedenine ait koşulların gerçekleşmediği, TCK’nin 30/3. maddesine göre, sanığın haksız tahrik hükmünden yararlanabilmesi için bu hatasının “kaçınılmaz bir hata” olarak
değerlendirilmesi gerektiği, dosya içeriğine göre maktulden kaynaklanan sanığa yönelik doğrudan bir haksız hareket bulunmayıp sanığın nişanlılık dönemindeki yazışmaya ilişkin olayın da sanık ve nişanlısı evlenmeden önce taraflarca konuşularak hallolduğu, sanığın aldatıldığı şüphesi ile yasanın aradığı özenli davranışı sergilemeyerek maktul …’i öldürdüğü, sanığın kendi iç dünyasında aldatıldığı hissine dayanarak gerçekleştirdiği eylem yönünden haksız tahrikin uygulanma koşullarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık müdafiin ve katılan … vekilinin bu itibarla yerinde görülen temyiz sebeplerinin kabulü ile Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 28.01.2020 tarih ve 2020/100 Esas – 2020/338 Karar sayılı “istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine dair” kararının CMK’nin 302/2. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/1. maddesi gereğince “Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.