YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2939
KARAR NO : 2021/8359
KARAR TARİHİ : 18.05.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : 1) Sanık …’nin maktul …’a yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan TCK 82/1-d, 29, 62, 53 maddeleri gereğince 17 yıl 6 ay hapis cezasına mahkumiyetine dair;… 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 28/05/2019 tarih ve 2019/91 Esas, 2019/271 Karar sayılı kararı
2) İstinaf başvurusularının esastan reddine dair;… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nin 03/02/2020 tarih ve 2019/1573 (E), 2020/120 Karar sayılı kararı
TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, katılan … vekili
TÜRK MİLLETİ ADINA
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 03/02/2020 tarih ve 2019/1573 E.- 2020/120 K. sayılı kararının sanık müdafii ve katılan kurum vekili tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının beş yılın üzerinde olması nedeniyle, kararın temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık … müdafiinin,… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nin 03/02/2020 gün ve 2019/1573 Esas, 2020/120 Karar sayılı esastan reddi kararına yönelik sanık müdafii 13/02/2020 tarihinde süre tutum dilekçesi ile temyiz isteminde bulunmuş ise de; anılan dilekçede temyiz nedeni belirtilmediği, tebliğ olunan gerekçeli karara yönelik de temyiz gerekçelerini gösterir dilekçe ibraz etmediği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz taleplerinin CMK’nın 294. ve 298. maddeleri uyarınca reddine karar verilmiştir.
Sanık …’nin maktul …’a yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün katılan … vekilinin temyiz istemleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nin 03/02/2020 gün ve 2019/1573 Esas, 2020/120 Karar sayılı istinaf başvurularının esastan reddi kararının, tüm dosya kapsamına göre hukuka uygun olduğu anlaşıldığından; katılan kurum vekilinin; sanık hakkında verilen cezanın eksik olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz taleplerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK’nin 302/1. maddesi gereğince, isteme uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/1. maddesi gereğince “İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Üye … ve Üye …’in sanık müdafiinin temyizi yönünden de kararın incelenmesi gerektiği yönündeki karşı oyları ve oy çokluğu ile 18/05/2021 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY:
Sanık … müdafiinin yasal süre içerisinde verdiği temyiz dilekçesinin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2021 tarihli kararında da belirtildiği gerekçelerle yeterli ve geçerli bir temyiz dilekçesi olduğundan Dairemiz çoğunluğunca temyizin sebepsiz olduğundan reddine dair Daire çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Şöyle ki ilgili Ceza Genel Kurulu kararında,
A) Süresi içinde verdikleri temyiz dilekçelerinde gerekçeli kararın tebliğini talep eden sanık … müdafisine, 5271 sayılı CMK’nın 295. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi gerektiğinin bildirilmesinin zorunlu olup olmadığının değerlendirilmesi:
Söz konusu ön sorun, Ceza Genel Kurulunun 17.03.2021 tarihli ve 495-116 sayılı kararında yer verilen açıklamalar nazara alınarak değerlendirildiğinde;
Süresi içinde vermiş olduğu dilekçeyle sebep göstermeksizin hükmü temyiz eden tarafın, kararın kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde sunacağı dilekçeyle sebep bildirmesi gerekmektedir. Bu sürenin “hak düşürücü” veya “düzenleyici” nitelikte olduğu uygulamada ve doktrinde tartışmalıdır. Hukuki bir konuda kesin çizgilerle ayrışmış bir tartışma varsa ve yargı organları aynı konuda farklı sonuçlara varıyorlarsa taraflar açısından yasanın öngörülebilirliği ilkesinde sorun olduğu sonucuna ulaşılabilecektir. Nitekim 1412 sayılı CMUK’nın yürürlükte olduğu dönemde Yargıtay tarafından sebep içermeyen temyiz taleplerinin incelenmesine ilişkin yerleşik uygulama, sistemde değişiklik yapan ve istinaf mahkemelerini faaliyete geçiren 5271 sayılı CMK’nın uygulandığı ilk dönemlerde yanılgı hâli olarak makul görülebilecektir.
Hukuk devleti olmanın sorumluluğu bağlamında verilen kararlar ile kurulan hükümlere karşı yasa yolları, şekli, süreleri ve sonuçlarının ilgililere açıkça bildirilmemesi veya eksik bildirilmesi hâlinde, yasal sürelerin tebligat tarihinden itibaren değil ancak öğrenme tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı, öğrenme tarihi kesin olarak belirlenebilen hâller dışında taraf beyanının esas alınması gerekliliğinden hareketle, usulüne uygun sebep içeren dilekçe var ise bu kapsamda temyiz incelemesinin yapılması, aksi hâlde ilgiliye yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda yapılacak meşruhatlı tebligatla 7 günlük süre içinde yasal düzenlemeye uygun sebep bildirmemesi hâlinde sebep yokluğundan dolayı temyiz talebinin reddedileceği ihtar edilmeli, sonucuna göre esasa ilişkin temyiz incelemesi yapılıp yapılmayacağına karar verilmelidir.
Bu açıklamalara göre, bahsi geçen ihtaratın yapılmamış olduğu belirlenmekle sanığın temyiz nedenlerini sunduğu 01.10.2019 tarihli dilekçesinin süresinde olduğunun kabul edilmesi ve temyiz incelemesinin anılan bu dilekçeye hasren yapılması gerekmekte olduğundan tebliğnamenin bu hususta ret isteyen görüşüne iştirak edilmemiştir, denilmiştir.
Yukarıda belirttiğimiz Ceza Genel Kurulunun kararı doğrultusunda sanık müdafiinin temyiz talebi doğrultusunda da dosyanın incelenmesi gerekirken temyiz sebebi yokluğundan bahisle temyiz talebinin reddine dair Dairemizin çoğunluk görüşlerine katılmıyoruz.