YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3552
KARAR NO : 2021/6333
KARAR TARİHİ : 07.04.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜMLER : 1-İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin 30/03/2018 tarih ve 2018/18 Esas – 2018/38 Karar sayılı ilamı ile; …’yı kasten öldürme suçundan 5237 sayılı TCK’nin 81/1, 29 ve 62. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılması kararı,
2-İstinaf başvurularının esastan reddine dair,
… Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 22/01/2019 tarih ve 2018/1860 Esas – 2019/279 Karar sayılı kararı
TÜRK MİLLETİ ADINA
… Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 22/01/2019 tarih ve 2018/1860 Esas – 2019/279 Karar sayılı kararının katılanlar tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının 5 yılın üzerinde olması nedeniyle bölge adliye mahkemesince verilen kararın temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
… Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin dosya üzerinden verdiği 22/01/2019 tarih ve 2018/1860 Esas – 2019/279 Karar sayılı “istinaf başvurularının esastan reddine dair” hükmünün tüm dosya kapsamına göre hukuka uygun olduğu anlaşıldığından; katılanların; sanık hakkında haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK’nin 302/1. maddesi gereğince istem gibi TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/1. maddesi gereğince İnebolu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2021 gününde oy çokluğu ile karar verildi.
(M)
KARŞI OY:
Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere,
Olayın tek tarafsız görgü tanığı olan tanık …’nın sıcağı sıcağına alınan ilk beyanında kestane toplarken sanığın elinde sopa ile gelerek maktule hitaben küfür ederek “ neden kestane topluyorsun ” dediğini maktulün de “ ben burayı temizletmek için 100 TL verdim sen de git başka yeri topla” dediğini bunun üzerine sanığın silahını çıkarıp maktulun kafasına doğru tutarak tetiğe bastığını ancak silahın patlamadığını “ niye patlamadı bu “ diyerek silahı yeniden kurmaya çalışırken maktulün kendisini kurtarmak için yerden büyükçe bir taş aldığını bu sırada olay yerine gelen sanığın kardeşi Özkan’a maktulün “ kardeşine söyle silahı yerine koysun” dediğini ancak Özkan’ın kardeşine müdahale etmediğini ve maktule “ neden kestaneyi topluyorsun “ diye kızdığını bu sırada silah patlama sesi geldiğini taşla vurmanın da aynı anda olmuş olabileceğini, ilk silah sesinden sonra maktulün kaçmak istediğini ancak sanığın “ hala mı kaçıyorsun anasını avradını sinkaf ettiğim” diyerek tekrar ateş ettiğini ve maktulün düştüğünü belirttiği, tanığın sonraki beyanlarında da büyük ölçüde benzer ifadeler verdiği dikkate alındığında sanığın kardeşi olan ve olay yerine sonradan gelip olayın başlanğıcını görmeyen beyanlarından anlaşılacağı üzere de tarafsız olmayan tanık Özkan’ın beyanları nedeniyle ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı konusunda tanık beyanları arasında çelişki olduğundan bahisle haksız tahrik uygulanmış ise de burada itibar edilmesi gereken tek delilin tarafsız tanık …’nın
beyanları olduğu, tanığın olay yerine sadece 10 mt mesafede ve yüksekçe bir yerde olması nedeniyle bütün konuşmaları rahatlıkla duyabilecek ve görebilecek pozisyonda olduğu, taraflar arasındaki miras meselesinin hukuki ihtilaf olduğu ve hangi tarafın haklı olduğunun bilinmediği, kaldıki bu tür hukuki ihtilafların haksız tahrik nedeni sayılmadığı, sanığın olayyerine sopa ve silahla giderek maktule küfür etmiş olması, maktule silah doğrultarak tetiğe basması, silah patlamayınca silahı yeniden kurmak için uğraştığı, maktulün can havliyle eline bir taş alması ve olay yerine gelen sanığın kardeşinden yardım isteyerek “ söyle silahı yerine koysun” dediği ve bu aşamaya kadar taşı kullanmamış olması nazara alındığında maktulden kaynaklanan haksız bir hareketin bulunmadığı, ilk haksız hareketin sanıktan kaynaklandığı konusunda bir tereddüt bulunmadığından TCK 29 maddesinden indirim öngören kararın bu yönüyle bozulması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun kararın onanması şeklindeki görüşüne muhalefet ediyorum.