Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2020/4035 E. 2021/13681 K. 27.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4035
KARAR NO : 2021/13681
KARAR TARİHİ : 27.10.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten Öldürme; Ruhsatsız Silah Taşıma

HÜKÜMLER : 1-) Kasten Öldürme Suçu: TCK’nin 81, 29, 62, 53.
maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası.
2-) Ruhsatsız Silah Taşıma Suçu: 6136 sayılı
Kanun’un 13/1; TCK’nin 62, 50, 52. maddeleri
uyarınca 6,000.- TL ve 500.- TL adli para cezaları.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak:
Dosya duruşmalı olarak incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık hakkında 6136 sayılı Yasa’ya muhalefet suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in, 6136 sayılı Yasa’ya aykırılık suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, verilen hükümde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
2- Sanık hakkında maktulü kasten öldürme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise;
Dosya kapsamına göre, olay tarihinde tanık …’ın, kardeşi olan sanığın iş
yerine geldiği, aracını park etmeye çalışırken yola aniden atlayan ve kimliği tespit edilemeyen 16-17 yaşlarında bir çocuk ile tartıştığı, çocuğun uzaklaşırken küfür ettiği sırada aynı yerde seyyar telefon satan ve sanığın diğer kardeşi olan tanık … …’nin bu küfrü duyduğu, küfür ettiği kişinin ağabeyi olduğunu, neden küfür ettiğini sorması üzerine bu kez ikisi arasında tartışma çıktığı, …’ın yanlarına giderek aralamaya çalıştığı sırada, çocuğun bıçakla …’ı boynundan ve kolundan yaraladığı,…’ın çocuğu yanlarından uzaklaştırdığı ve sanığın iş yerine giderek yarasına pansuman yapmak istediği, ancak kanaması durmayınca kardeşi … … ile birlikte hastaneye gitmek için araca bindikleri, bu sırada cep telefonunu diğer araçta unuttuğunu hatırlayarak kardeşi … …’yi telefonunu alması için gönderdiği, kendisi de araçta beklediği sırada ilk olayda kendisini bıçakla yaralayan çocuğun yakını veya arkadaşları olan kişilere haber vermesi üzerine olay yerine gelen maktul ile yine açık kimliği tespit edilemeyen ikinci bir şahsın araca girerek arka koltuğa oturdukları, tabancalarını çıkartarak “sür arabayı gideceğiz” dedikleri, otomobilin etrafında vatandaşların toplandığı ve …’ın kendisine yöneltilen silahları eliyle ittirerek araçtan aşağıya indiği, akabinde maktul ile yanındaki şahsın da araçtan indikleri, bu sırada olay yerine yakın yerde iş yeri bulunan sanığın bu olayı görmesi üzerine babasına ait silahı alarak kardeşine yardım amacıyla tarafların yanına gittiği, bunu gören maktulün elindeki silah ile sanığa ateş etmek istediği ancak silahın emniyet mandalının kapalı olması nedeniyle patlamadığı, diğer şahsın ise silahı ile sanığı hedef alarak en az üç el ateş ettiği, sanığın olay yerinde bir aracın arkasına saklanarak isabet almaktan kurtulduğu, akabinde kendisinin de yapmış olduğu en az iki el atış sonucunda, o sırada kaçmakta olan maktulün sırt alt bölgesine aldığı tek isabetle öldüğü olayda;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanık …’in, kendisine yönelmiş ve devam etme ihtimali bulunan haksız saldırıyı o anki hal ve şartlara göre, saldırıyla orantılı bir şekilde defetme zorunluluğunda bulunmasına rağmen, meşru müdafaa sınırını mazur görülebilecek bir heyecan, korku ve telaşla aştığı anlaşıldığı ve bu itibarla, TCK’nin 27/2 ve CMK’nin 223/3-c maddeleri uyarınca hakkında “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi yerine, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde TCK’nin 81, 29, 62. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak BOZULMASINA, 27/10/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.
27/10/2021 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı…’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat …’ın yokluğunda 04/11/2021 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.