YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4043
KARAR NO : 2021/7680
KARAR TARİHİ : 26.04.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM :Sanığın nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK’nin 82/1.d.e, 35 ve 62 maddeleri uyarınca 12 yıl 11 ay hapis cezasıyla mahkumiyetine dair; … 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 18/06/2019 tarih ve 2019/141 (E), 2019/243 (K) sayılı kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii, katılan kurum vekili
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dairemizin 25.04.2016 tarih ve 2016/1659 E.- 2016/2166 K. sayılı tevdii kararına istinaden, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına 09.06.2016 tarihinde gerekçeli kararın tebliğ edildiği, ancak katılma talebinde bulunulup kararın temyiz edilmediği, bozma sonrası 03.05.2017 tarihli celsede Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 09.02.2017 tarihli katılma talepli dilekçesiyle katılmasına karar verildiği, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 2. ve 20/2 maddeleri uyarınca kamu davasına katılma hakkı olan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 5271 CMK’nin 237/1 maddesine göre kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar katılma hakkı olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki temyiz talebinin reddine dair düşünceye iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’nın oğlu mağdur …’ya yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç nitelikleri tayin, takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümde düzeltme nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin, suç vasfına, TCK’nin 32.maddesi kapsamında rapor alınması gerektiğine, sanığın yaşına göre fazla ceza verildiğine; katılan kurum vekilinin, cezadan takdire bağlı indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
1- Katılan …, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi yasaya aykırı ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’nin 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının 4 numaralı bendindeki vekalet ücretine ilişkin paragrafın tümüyle çıkarılmasına ve hüküm fıkrasının mahsus bölümüne “ Kendisini vekille temsil ettiren katılan … Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine hüküm tarihi itibarıyla Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde belirtilen 5.450,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan tahsil edilerek katılan kuruma verilmesine” ibaresinin eklenmesine,
2- Bozma öncesi verilen, Dairemizin 25.04.2016 tarih ve 2016/1659 E.- 2016/2166 K. sayılı kararı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın davaya katılmasının sağlanması amacıyla tevdii kararı verildiği, 09.06.2016 tarihinde gerekçeli kararın tebliğ edilmesine rağmen kurumca kararın temyiz edilmediği, böylelikle yalnızca sanık … müdafiinin temyiz ettiği anlaşıldığından, karar başlığında birinci fıkranın üçüncü bölümünden sonra gelmek kaydıyla “Sanık hakkında bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığından 5271 sayılı CMK’nin 326/son maddesi uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, 26/04/2021 gününde oy birliği ile karar verildi.