YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4087
KARAR NO : 2021/12676
KARAR TARİHİ : 22.09.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs, basit kasten yaralamaya teşebbüs, hakaret, tehdit, hırsızlık
HÜKÜMLER : 1) Sanık … hakkında;
a) Katılan …’e yönelik çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı TCK’nin 82/1-e, 35, 29, 62, 53 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile mahkumiyetine,
b) Katılan …’a yönelik basit kasten yaralamaya teşebbüs suçundan 5271 sayılı CMK’nin 223/2-e maddesi uyarınca beraatine,
c) Katılan …’a yönelik hakaret suçundan TCK’nin 129/3 maddesi uyarınca ceza verilmesinden vazgeçilmesine dair,
2) Sanık … hakkında;
a) Katılan …’e yönelik hırsızlık suçundan CMK’nin 223/2-e maddesi uyarınca beraatine,
b) Katılan …’e yönelik hakaret suçundan TCK’nin 129/3 maddesi uyarınca ceza verilmesinden vazgeçilmesine dair,
3) Suça sürüklenen çocuk … hakkında;
a) Katılan …’e yönelik tehdit suçundan CMK’nin 223/2-e maddesi uyarınca beraatine,
b) Katılan …’e yönelik hakaret suçundan TCK’nin 129/3 maddesi uyarınca ceza verilmesinden vazgeçilmesine dair karar.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Bozma öncesi sanık … hakkında katılan …’a yönelik hakaret ve basit kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından kurulan beraat hükümlerine ilişkin sadece müşteki Bakanlık vekilinin temyiz isteminde bulunduğu ve Dairemizce müşteki Bakanlık vekilinin temyiz isteminin reddine karar verildiği, dolayısıyla anılan hükümlerin kesinleştiği, bozma sonrası sanık … hakkında katılan …’a yönelik hakaret suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair hükmün ve katılan …’a yönelik basit kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan beraat hükmünün yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
A) Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının doğrudan zarar görmemesi nedeniyle, sanık … hakkında katılan …’a yönelik basit kasten yaralamaya teşebbüs ve hakaret, sanık … hakkında katılan …’e yönelik hırsızlık, suça sürüklenen çocuk … hakkında katılan …’e yönelik tehdit suçlarından açılan davaya katılma ve bu suçtan verilen hükümleri temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığından, katılan Bakanlık vekilin bu hükümlere yönelik temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince REDDİNE karar verilmiştir.
B) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık … hakkında katılan …’ye yönelik çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs, sanık … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında katılan …’e yönelik hakaret suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, sanık … hakkında cezayı azaltıcı takdiri indirim ve bozma nedeni saklı kalmak üzere haksız tahrik sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık … hakkında katılan …’e yönelik hırsızlık, suça sürüklenen çocuk … hakkında katılan …’e yönelik tehdit suçları yönünden haklarında elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece beraatlerine karar verilmiş, bozma üzerine verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan sanık … müdafiinin; sanık sıfatıyla eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile karar verildiğine, suç vasfına, katılan sıfatıyla sanık …’a atılı hırsızlık ve suça sürüklenen çocuk …’ye atılı tehdit suçlarının sübutuna, katılan Bakanlık vekilinin; sanık … hakkında katılan …’ye yönelik çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçunda haksız tahrike ve takdiri indirim uygulanmasına, vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle;
1) Sanık … hakkında katılan …’e yönelik hırsızlık suçundan kurulan beraat hükmünün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
2) Suça sürüklenen çocuk … hakkında katılan …’e yönelik hakaret suçundan kurulan ceza verilmesinden vazgeçilmesine dair hüküm ve tehdit suçundan kurulan beraat hükmü yönünden;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa yüklenen suçlar için yasada öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre; davanın TCK’nin 66/1-e, 67/2. maddeleri uyarınca “5 yıl 4 ay” asli zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı 11/02/2015 tarihi ile temyiz inceleme tarihi arasında bu sürenin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının CMUK’un 322. ve CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
3) Sanık … hakkında katılan …’ye yönelik çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Dosya kapsamına göre; olay günü sanık …’in, tanık …’in işlettiği derneğe gittiği, dernek içerisindeki masanın üzerine telefonunu bırakıp dışarı çıktığı, bir süre sonra …’in dernek içerisine girip çıktığı ve dernekten aracı ile ayrıldığı, telefonunu yerinde bulamayan sanık …’in içeri girip çıkması nedeniyle telefonunu …’ın aldığından şüphelendiği, tanık …’nin telefonla …’ı arayıp olayı anlattığı, hırsızlıkla suçlandığını düşünen …’ın kısa bir süre sonra katılan … ile birlikte derneğe geldiği, çıkan tartışmada … ve katılan …’nin sanığa küfrettikleri, kendisine küfredilmesine sinirlenen sanık …’in de ruhsatsız tabancası ile katılan …’ye 5 el ateş ederek, katılanı kol ve batın bölgelerinden sol böbrekte, kolonda ve sol dirsekte harabiyete ve yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaraladığı olayda;
a) Teşebbüs nedeniyle 13 ila 20 yıl arasında hapis cezası öngören 5237 sayılı TCK’nin 35. maddesinin uygulanması sırasında yaralanmanın niteliği, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayini yerine, yazılı şekilde 15 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
b) Sanığın cezasından, katılandan kaynaklanan ve sanığa yönelen hakaretten ibaret haksız eylemi nedeni ile 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca (1/4) oranında indirim uygulanması gerekirken, TCK’nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesine aykırı olacak şekilde, (1/2) oranında indirim uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA,
4) Sanık … hakkında katılan …’e yönelik hakaret suçundan kurulan ceza verilmesinden vazgeçilmesine dair hüküm yönünden;
a) Katılan … ile tanık …’nin olayın akabinde alınan birbiri ile uyumlu beyanları uyarınca, olay tarihinde sanık …’ın katılan …’e hakaret ettiği ve katılan …’den sanık …’a yönelik hakaret eyleminin bulunmadığı sabit olduğu halde, sanık …’ın atılı hakaret suçunu kendisini hırsızlık ile itham eden katılan …’e karşı işlemesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nin 129/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile hakaretin karşılıklı olduğundan bahisle ceza verilmesinden vazgeçilmesine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
b) Sanığa, karşılıklı hakaret eylemi nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/4-c maddesi uyarınca “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi yerine, uygulama maddesi gösterilmeksizin ve “ceza vermekten vazgeçilmesine” şekilde anılan kanun maddesinde öngörülmeyen bir karar türüyle hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 22.09.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.