YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4638
KARAR NO : 2021/7399
KARAR TARİHİ : 21.04.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER : Sanık …’ın 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 29, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık …’ın TCK’nin 81/1, 35, 29, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair karar
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken, uygulama maddesinin TCK’nin 62/1. maddesi yerine TCK’nin 62. maddesi olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirildiğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının birinci cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sübuta, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, haksız tahrik ve takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, kurulan hükümde eleştiri nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü; sanığın kendisini korumak amacıyla hareket ettiğine, ilk haksız hareketin karşı taraftan geldiğine, müştekilerin çelişkili beyanlarına itibar edilemeyeceğine, isnat edilen suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine yönelen ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
a) Sanığın üzerine atılı suçun 5237 sayılı TCK’nin 81/1 ve 35. maddeleri kapsamında olup, alt sınırı 5 yıl hapis cezasından fazla olduğundan 5271 sayılı CMK’nin 150/3. maddesinin açık hükmü karşısında, sorgusu sırasında zorunlu müdafii hazır olmaksızın savunmasının alınması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanarak CMK’nin 188/1. maddesine muhalefet edilmesi,
b) Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken, uygulama maddesinin TCK’nin 62/1. maddesi yerine TCK’nin 62. maddesi olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 232/6. maddesine aykırı davranılması,
c) Katılan … hakkında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nca tanzim edilen 13/10/2014 tarihli adli raporda; “sol arka aksiler hat ile ksifoide paralel kesimde 4 cm’lik ve sırtta 1 cm’lik olmak üzere toplam iki adet kesisi olduğu ve meydana gelen lezyonların yaşamını tehlikeye uğrattığı” belirtilmesine rağmen, katılandaki yaralanmalarının hangisinin veya her ikisinin de hayati tehlikeye neden olup olmadığı hususunda bir açıklama yapılmadığı anlaşılmakla, yaraların ayrı ayrı hayati tehlikeye neden olup olmadığı ve TCK’nin 86 ve 87. maddesindeki belirlenen ölçütlere göre katılandaki her bir yaranın niteliğinin ne olduğu konusunda ilgili Adli Tıp Kurumundan duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu alındıktan sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
d) Kabule göre, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nin 53. maddesinin birinci cümlesine ekleme yapılması nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 21.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.