YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4983
KARAR NO : 2021/9664
KARAR TARİHİ : 02.06.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten Öldürmeye Teşebbüs, Basit Kasten Yaralama, 6136 sayılı Kanun’a Muhalefet
HÜKÜMLER : 1) Sanık … hakkında,
a) Mağdur …’ı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı TCK’nin 81/1, 35/2, 29/1, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile mahkumiyetine dair,
b) 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanunun 15/1, TCK’nin 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 400 TL adli para cezası ile mahkumiyetine dair,
2) Sanık … hakkında,
a) Mağdur …’ı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, TCK’nin 81/1, 35/2, 29/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile mahkumiyetine dair,
b) Mağdur …’a yönelik basit kasten yaralama suçundan TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında, TCK’nin 73/4. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesine dair.
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii, sanık … müdafi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre; sanıklar … ve …’ın 5237 sayılı TCK’nin 37. maddesi uyarınca fikir ve irade birliği içerisinde eylem üzerinde hakimiyet kurarak TCK’nin 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan ayrı ayrı bıçaklarla mağdur …’ı, batın sağ alt kadranda batına nafiz ve göğüs solda ise toraksa nafiz yaralanmaları nedeniyle her biri ayrı ayrı hayati tehlike oluşturacak nitelikte, sol lomber bölge, sağ kol ve sağ uylukta ise derin yumuşak doku lezyonlarına neden olan yaralanmalarından dolayı ayrı ayrı basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte ve yine sağ diz ve saçlı deride yumuşak doku lezyonlarına neden olan yaralanmalarından dolayı da basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaraladıkları olayda, “9 yıldan 15 yıla” kadar hapis cezası öngören TCK’nin 35/2. maddesinin uygulanması sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak ve TCK’nin 3. maddesinde belirtilen “cezada orantılılık ilkesi” uyarınca makul bir ceza tayini yerine, yazılı biçimde hiç isabet bulunmayan hallerde uygulanabilen en alt sınır olan “9 yıl” hapis cezaları ile cezalandırılmalarına karar verilmesi suretiyle sanıklara eksik cezalar tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklar … ve … haklarında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ve … hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinde; kasıtlı suçlardan hapis cezasına mahkumiyetlerinin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının birinci cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların kasten öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarının ve sanık …’ın mağdur …’e eyleminin sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdiri indirim nedeninin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, sanık … yönünden mağdur …’i basit kasten yaralama suçu yönünden düşme kararı verilmiş, kurulan hükümlerde eleştiri nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü; sanık …’in olayda hiç bir şekilde bıçak kullanmadığının tüm dosya kapsamı ile sabit bulunduğuna, tek eyleminin meşru müdafaa sınırları içerisinde kalmak üzere kardeşinin üstündeki kişiye tekme atmak suretiyle kardeşini kurtararak saldırıyı def etmek olduğuna, öldürme kastıyla hareket ettiğinden bahisle adam öldürmeye teşebbüs suçundan ve aynı bağlamda bıçak bulundurmaktan da hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, kabule göre bıçak bulundurmak suçundan kurulan hükümde sanık hakkında erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasının da usul ve yasaya aykırı bulunduğuna, sanık … müdafiinin ise temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü; basit kasten yaralama suçundan sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken düşme kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık aleyhine kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulurken olayın gelişimi, sanığın iradesi ve eylemin nitelendirilmesinin yanlış yapıldığına, sanığın elindeki silahı kendisini koruyabilmek adına kullandığına, sanık hakkında meşru müdafaa hükümleri değerlendirilerek beraat kararı verilmesi ve diğer lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, 02/06/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.