Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2020/5080 E. 2021/12861 K. 29.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5080
KARAR NO : 2021/12861
KARAR TARİHİ : 29.09.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten nitelikli yaralama, mala zarar verme
HÜKÜMLER : 1) Sanık … hakkında;
a) Katılan …’e yönelik kasten nitelikli yaralama suçundan; TCK’nin 36/1 maddesi yollaması ile 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 62, 53, 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası
b) Katılan …’e yönelik mala zarar verme suçundan; TCK’nin 151/1, 62, 53, 63. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası
2) Sanık … hakkında; katılan …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan CMK’nin 223/2-e maddesi uyarınca beraat
3) Sanık … hakkında; katılan …’e yönelik mala zarar verme suçundan TCK’nin 151/1, 62, 52/2, 51 maddeleri uyarınca erteli 2.000 TL adli para cezası

TÜRK MİLLETİ ADINA

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in üzerine atılı suç yönünden delillerin mahkumiyete yeter olmadığına, sanık …’nin üzerine atılı suçların sübutu kabul, takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, sanığın savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, kurulan hükümlerde eleştirilen, düzeltilen ve bozmaya konu yapılan hususlar dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiilerinin; sübuta, katılan vekilinin; sübuta, eksik incelemeye, lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddi ile;
1) Sanık … hakkında katılan …’e yönelik mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz istemi yönünden;
Hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, katılan vekilinin temyiz isteminin 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanık … hakkında katılan …’e yönelik öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında katılan …’e yönelik mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık … müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın adli sicil kaydına konu Zonguldak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2013 tarih ve 2011/357 Esas – 2013/249 Karar sayılı ilamı ile verilen “6.000 TL” adli para cezasına ilişkin hükmün 27.05.2013 tarihinde kesinleştiği, yargılamaya konu suçun 05.08.2014 tarihinde tekerrür süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle mükerrir olan sanık hakkında hapis cezasına hükmedildiği ve koşulları oluştuğu halde, 5237 sayılı TCK’nin 58/6-7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, sanık hakkında TCK’nin 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin B-4 fıkrasından sonra gelmek üzere “Sanığın adli sicil kaydına konu Zonguldak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2013 tarih ve 2011/357 Esas – 2013/249 Karar sayılı ilamı ile verilen ve 27.05.2013 tarihinde kesinleşen “6.000 TL” adli para cezasına ilişkin ilamı nedeniyle mükerrir olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 58/6-7. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin fıkrasının eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4) Sanık … hakkında katılan …’e yönelik kasten nitelikli yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık … müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, sanık …’nin, aralarında önceye dayalı husumet bulunan katılan …’i aracı ile seyir halinde iken görüp yanındaki kişilerle birlikte katılanın aracına silahtan sayılan cisimlerle saldırmak suretiyle durmasını sağladıkları ve devamında, sanığın ele geçmeyen bıçakla aracının içerisindeki katılana saldırarak, Zonguldak Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 03.04.2015 tarihli adli rapora göre, katılanın göğüs bölgesinde 3 ayrı kesi meydana gelecek, göğse ve kalbe nafiz olan bu kesilerden ikisi ayrı ayrı hayati tehlikeye neden olacak şekilde yaraladığı, katılanın acil ameliyata alınarak kurtarılabildiği olayda, suçta kullanılan aletin elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi, göğse ve kalbe nafiz kesilerin yeri ve niteliği dikkate alındığında, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu ve yine dosya kapsamında ifadelerine başvurulan bir kısım taraf ve tanık beyanları ile mobese kayıtlarının incelenmesine dair görüntü izleme tutanağı içeriğine göre, sanığın, katılana yönelik araç içerisindeki eylemi devam ederken katılanın araçtan inip kaçmaya başladığı, sanığın eylemine kendiliğinden son vermeyerek yanındaki diğer kişilerle birlikte katılanın peşinden koşup yakalamak suretiyle saldırısına devam ettiği sırada, mahalle sakinlerinin ve olay yerinde bulunduğu anlaşılan sivil polislerin kavgaya müdahale etmesi üzerine sanığın eylemine son verdiği, dosya kapsamına göre sanığın, katılana yönelik eyleminin icra hareketlerinden gönüllü olarak vazgeçmediği, kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını ve neticenin gerçekleşmesini önlemeye çalışmadığı ve bu nedenle hakkında TCK’nin 36. maddesinden düzenlenen “gönüllü vazgeçme” hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, sanığın üzerine atılı “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurularak eksik ceza tayini,
b) Sanığın adli sicil kaydına konu Zonguldak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2013 tarih ve 2011/357 Esas – 2013/249 Karar sayılı ilamı ile verilen “6.000 TL” adli para cezasına ilişkin hükmün 27.05.2013 tarihinde kesinleştiği, yargılamaya konu suçun 05.08.2014 tarihinde tekerrür süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle mükerrir olan sanık hakkında hapis cezasına hükmedildiği ve koşulları oluştuğu halde, 5237 sayılı TCK’nin 58/6-7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmaması,
c) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, TCK’nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 29.09.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.