Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2020/5250 E. 2021/9125 K. 26.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5250
KARAR NO : 2021/9125
KARAR TARİHİ : 26.05.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sübuta, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanıkların savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık … müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü; hükmün eksik inceleme sonucu verildiği, şüpheden sanık yararlanır ilkesine uyulmadığı, sanığın cezalandırılmasını gerektirecek hiç bir somut delilin dosyada mevcut olmadığı, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen kararın bozulması gerektiğine, sanık …’nin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna
yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle;
Ancak;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; mağdur sanık …’ın mağdur sanık …’nin kardeşi olan tanık … eşi olduğu, olay tarihinde mağdur sanıkların birlikte …’nin ikametinde alkol aldıkları, daha sonra …’ın evine gittiği ve eşi tanık … ile arasında tartışma yaşandığı, bu tartışma olayının …’ye iletilmesi üzerine …’nin …’ın ikametine gittiği ve “ne yapıyorsunuz diye bağırdığı”, her iki sanığın alkollü olması nedeniyle aralarında tartışma yaşandığı, bu tartışma sırasında sanık …’nin eline aldığı sopayı sanık …’ın yüzüne fırlatarak, …’ı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaraladığı, daha sonra oradan ayrılarak evine gittiği, kısa bir süre sonra sanık …’ın da sanık …’nin peşinden evine giderek, burada tekrar … ile aralarında tartışarak boğuşmaya başladıkları, boğuşma sırasında …’ın, ele geçmeyen ve nereden temin ettiği ispatlanamayan bıçak ile …’yi sırtının sol tarafından basit tıbbi müdahale ile giderilemez, hayati tehlike geçirir ve organ(dalak) kaybına neden olacak şekilde yaraladığı olayda;
a) Sanığın suçu işlemeye elverişli 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan bıçakla mağdur …’de hedef aldığı vücut bölgesi nazara alındığında, sanık …’ın eylemi ile açığa çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, bu nedenle kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin, suç vasfında hataya düşülerek sanığın nitelikli kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
b) Sanık … ve …’ın eylemleri arasındaki bağlantı nazara alınarak, sanıkların cezalarında TCK’nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik nedeniyle indirim yapılması gerekip gerekmediğinin yeniden tartışılması ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nin 53. maddesinin birinci cümlesine ekleme yapılması nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
d) Kabule göre; sanık …’ın bıçakla, mağdur …’nin sırtında solda kesici delici alet yarası oluşturarak, mağduru hayati tehlike geçirecek ve dalağının alınması nedeniyle organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaraladığı olayda, mağdurda oluşan en ağır sonuç nedeniyle sanığın TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddesi uyarınca verilen “3 yıl 9 ay hapis cezasının” TCK’nin 87/2-b maddesi uyarınca “iki kat” artırılmasına karar verilerek “9 yıl 27 ay hapis cezası”na
çıkarılmasından sonra, cezasında TCK’nin 29/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca indirim yapılması gerektiği halde, sanığın TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddeleri uyarınca verilen cezasının mağdurun hayati tehlike geçirmesi nedeniyle ayrıca TCK’nin 87/1-d maddesi uyarınca artırılmasına karar verilerek, sonrasında ayrıca TCK’nin 87/2-b,son maddesinin uygulanması suretiyle yanlış uygulama yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile sanık …’nin temyiz sebepleri bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükümlerin 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, sanık … hakkında kurulan hükümde, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 26/05/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.