Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2020/5365 E. 2021/13930 K. 08.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5365
KARAR NO : 2021/13930
KARAR TARİHİ : 08.11.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, silahla tehdit
HÜKÜMLER :1) … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/09/2019 tarih ve 2019/202 (E) – 2019/29 (K) sayılı kararı ile, sanığın;
A) Maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan TCK’nin 82/1-a, 29, 62, 53, 58, 63, 54. maddeleri uyarınca 18 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
B) Mağdura yönelik silahla tehdit suçundan TCK’nin 106/2-a, 62, 53, 58, 54. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2) Kararın istinafı üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 15/10/2020 tarih ve 2020/313 (E) – 2020/965 (K) sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine,

TÜRK MİLLETİ ADINA

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 15/10/2020 tarih ve 2020/313 (E) – 2020/965 (K) sayılı kararının sanık müdafii, katılan … vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Katılan … vekilinin duruşmalı inceleme isteminin 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle;
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1)Katılan … vekilinin temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
Katılan … vekilinin yüzüne tefhim edilen hükmü 18.10.2020 tarihinde temyiz sebebi içermeyen şekilde süre tutum dilekçesi vererek temyiz ettiği, gerekçeli kararın katılan … vekiline 31.10.2020 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine karşın 5271 sayılı CMK’nin 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük yasal süreden sonra 10.11.2020 tarihinde gerekçeli temyiz dilekçesinin verilmiş olduğu anlaşılmakla; katılan … vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nin 294/1 ve 298/1. maddeleri gereğince REDDİNE karar verilmiştir.
2)Sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçelerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında silahla tehdit suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar, sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş ise de; CMK’nin 286/2-a maddesi uyarınca anılan hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından; sanık müdafiinin bu suça yönelen temyiz talebinin, CMK’nin 298/1 maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan hükmedilen hapis cezasının beş yılın üzerinde olması nedeniyle CMK’nin 286/2-a maddesi uyarınca bölge adliye mahkemesi kararının temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 15/10/2020 tarih ve 2020/313 (E) – 2020/965 (K) sayılı kararının bozma nedenleri dışında hukuka uygun olduğu anlaşıldığından; sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle,
A) Kabule ve dosya kapsamına göre; sanığın, annesinin maktul ile ilişki yaşadığını öğrenmesi üzerine ailesinin yaşadığı köye geldiği, geldikten birkaç gün sonra anne ve babasının anlaşmalı olarak boşandıkları, 2 gün sonra da sanığın av tüfeğini alarak ikametinden dışarı çıktığı, maktul ile tanık Duran’ı hayvan otlatırken gördüğü, burada maktule ateş ederek öldürdüğü olayda;
Tasarlamanın varlığı için, belli bir kişiye yönelik önceden alınan bir öldürme kararı bulunması, karar ile eylem arasında belli bir zaman geçmesi, geçen zaman zarfında failin ruhi dinginliğe ulaşmasına rağmen kararında sebat ve ısrar göstererek eylemi gerçekleştirmesi gerektiği, sanığın, Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde “Av tüfeği bana aittir. Yaklaşık 5-6 ay önce ben bu tüfeği …’da ismini hatırlamadığım ve tanımadığım bir şahıstan aldım ve otobüs ile ben bu tüfeği köydeki evimize getirmiştim.”, Bölge Adliye Mahkemesinde alınan beyanlarında “Ben söz konusu tüfeği 2014 yılında almıştım. Söz konusu tüfek o zamandan beri köyde duruyordu.” şeklinde çelişkili beyanda bulunduğu, bu suretle sanığın annesinin ilişki yaşadığını öğrenmesine binaen tüfekle birlikte köyüne geldiği yönünde herhangi bir delil bulunmadığı, sanığın, annesi ile maktul arasındaki ilişkiyi öğrenmesinden itibaren öldürme kararını alması için yeterli bir süre geçtiği tüm olay kapsamından anlaşılmış ise de aradan geçen ve tasarlamanın varlığı için yeterli olan zamana rağmen, öldürmeye ne zaman karar verdiği ve sebat göstererek eylemini gerçekleştirdiğine dair yeterli kanıt bulunmadığından, sanığın kasten öldürme suçundan cezalandırılması yerine yazılı şekilde tasarlayarak kasten öldürme suçundan hüküm kurulması,
B) Maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik teşkil eden davranışların ulaştığı boyut dikkate alındığında, sanık hakkında cezadan indirim öngören haksız tahrik hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca asgari oranda indirim yapılması gerekirken asgariye yakın oranda indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş olup; sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak BOZULMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/2-a maddesi gereğince “… 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine” gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.11.2021 gününde üyeler … ve …’ın haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine yönelen karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dosyanın incelenmesinde;
Cezaevi firarisi olan ve hakkında yakalama kararları bulunan sanık …’ın ikamet ettiği … ilinden maktulün ikamet ettiği Kırşehir ili Akçakent ilçesi … köyüne geldiği, temin ettiği av tüfeği ile maktül …’ın
tanık Duran ile birlikte hayvan otlattıkları sıcak dere mevkiine gittiği burada sanık ile maktul arasında herhangi bir diyalog geçmeden doğrudan maktule ateş ettiği, maktul …’in sanığa yönelik haksız tahrik oluşturan bir söz ve davranışının bulunmadığı, bu
durumun olayın en yakın görgü tanığı olan …’un beyanlarından anlaşıldığı, Babasından boşanmış ve kendiside yetişkin olan sanığın annesinin maktulle rızaya dayalı olduğu anlaşılan ilişki iddiasının, Türk Medeni Kanunu’nun 185. maddesine göre sadakat yükümlülüğünün eşler arasında olması, sanığın annesiyle birlikte aynı konutta yaşamaması, sanığın edindiği bilgilerin doğrudan kendi gözleminden değil başkalarının anlatımları olan dedikodulardan kaynaklandığı hususları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan herhangi bir eyleminin bulunmadığı halde sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bu konudaki görüşüne katılmıyoruz.