Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2020/5619 E. 2021/8679 K. 21.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5619
KARAR NO : 2021/8679
KARAR TARİHİ : 21.05.2021

(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)

1-) Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 23/11/2017 tarihli ve 2017/688 sayılı kararının hükümlüye 28.11.2017 tarihinde tebliğ edildiği, hükümlünün yasal süresi içerisinde bu karara karşı şikayette bulunmadığı, … 2.Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 06.10.2020 tarihli ve 2020/24193 sayılı yazısı ile bildirilmesine rağmen kanun yararına bozma istem yazısında ve tebliğnamede hükümlünün şikayetinin reddine karar verildiğinden bahsedilmesi maddi yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
2-)Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan …E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan …’in, suç örgütlerine ait her türlü yayın, bez afiş, pankart, resim, sembol, işaret ve benzeri eşyayı kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek eylemi nedeniyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 44/3-k maddesi uyarınca 13 gün hücre hapsi cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 23/11/2017 tarihli ve 2017/688 sayılı kararına karşı yapılan şikayet üzerine ceza verme kararının onanmasına ilişkin …İnfaz Hâkimliğinin 06/02/2018 tarihli ve 2017/441 esas, 2018/92 karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulüne dair …1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/03/2018 tarihli ve 2018/196 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre; hükümlü …’in yapılan aramalarda kuruma sokulması yasak olan leşker (askeri kıyafet) isimli PKK silahlı terör örgütü mensuplarının dağ kadrosunun giymiş olduğu haki renkli kıyafet ile çekilmiş fotoğraflar ve suç örgütlerine ait yayınların tespit edilmesinden ibaret somut olayda,
…Ağır Ceza Mahkemesinin 13/03/2018 tarihli ve 2018/196 değişik iş sayılı kararı ile, disiplin cezasında belirtilen haki renkli kıyafetin ceza evine sokulmasının yasak olup olmadığının, yasak ise ceza evine nasıl sokulduğu, bu konuda herhangi bir adli soruşturma olup olmadığının ceza evi idaresinden sorularak tespit edilmesinden sonra karar verilmesi gerektiğinden itirazın kabulüne karar verilmiş ise de,
1-Somut olaya ilişkin 07/11/2017 tarihinde muhakkik tayin edildiği ve tayin edilen muhakkik tarafından, disiplin cezasına konu olayı gerçekleştiren hükümlü ve tutukluların eylemlerinin nelerden ibaret olduğu hususunda ayrıntılı bir şekilde rapor tanzim edildiği ve anılan rapor incelendiğinde olayın nasıl gerçekleştiği konusunda bir kuşkuya mahal verilmeyecek şekilde detaylı olarak düzenlendiğinin anlaşıldığı, yine dosya içerisinde yer alan 06/11/2017 tarihli inceleme tutanağında da haklarında disiplin cezası verilen hükümlü ve tutukluların eylemlerinin hangi disiplin cezasını oluşturduğu belirtilerek, fotoğrafların incelenmesi sonucunda fotoğraflarda leşker (askeri kıyafet) isimli PKK silahlı terör örgütü mensuplarının dağ kadrosunun giymiş olduğu haki renkli kıyafetlerin yer aldığı ve yapılan genel aramada ele geçirilen kıyafetlerin PKK silahlı terör örgütü mensuplarının dağ kadrosunun giydiği haki renkli kıyafet olduğu hususlarının tespit edildiği, bu kapsamda anılan fotoğrafların ve ele geçirilen kıyafetlerin incelenmesi suretiyle bir tutanak düzenlendiği, bu haliyle mercii …1. Ağır Ceza Mahkemesince dosya içerisinde anılan fotoğrafların ve örgütsel dökümanların yer almadığı, bunların yasak eşya olup olmadığı, döküman ve fotoğrafların kim tarafından cezaevine sokulduğunun tespiti konusunda adli soruşturma bulunup bulunmadığı şeklindeki gerekçesinin yerinde olmadığının anlaşıldığı, bu kapsamda dosya içerisinde yer alan inceleme tutanağı ve muhakkik raporunun disiplin cezası verilmesi açısından yeterli deliller olarak sayılacağı hususları gözetilmeden, itirazın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinde,
2-4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanununun atıfta bulunduğu ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 7/2. maddesi uyarınca uygulanması lazım gelen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 271/2. maddesinde yer alan “(2) İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir.” şeklindeki hükme aykırı olarak anılan disiplin cezasının iptaline de karar verilmesi gerekirken itirazın kabulü ile infaz hakimliğinin itiraz konusu kararının kaldırılması ile yetinilmesinde,
İsabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 20/11/2018 gün ve 94660652-105-49-5110-2018-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar tarihinden sonra 14.04.2020 tarihinde kabul edilen 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 27. maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun Disiplin soruşturması başlıklı 47. maddesinde değişiklik yapılmış ise de; kanun yararına bozma, kesinleşen hükümde verildiği zaman yürürlükte bulunan usul ve maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlı olduğundan, inceleme karar tarihindeki mevzuat hükümlerine göre yapılmış olup;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun “Disiplin Soruşturması” başlıklı 47. maddesinin 2. fıkrasının “Hükümlülerin diğer disiplin cezalarını gerektiren eylemlerinin öğrenilmesinden itibaren derhal ve en geç iki gün içinde kurumun en üst amirince atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanır” düzenlemesini içerdiği, aynı maddenin 3. fıkrasında, “Soruşturma en geç yedi gün içerisinde tamamlanır ve düzenlenen rapor ve ekleri disiplin kuruluna sunulur. Soruşturma süresi eylemin ve soruşturmanın niteliğine göre infaz hâkiminin yazılı onayı ile yedi güne kadar uzatılabilir” 4. fıkrasında “savunma alınmadan disiplin cezası verilemez” yine aynı maddenin 5. fıkrasında da “Disiplin cezaları disiplin kurulunca evrak üzerinden görüşülerek en geç üç gün içinde karara bağlanır” düzenlemelerinin yer aldığı; somut olayda 02.10.2017 tarihinde yapılan arama sonucu hükümlüye ait olup elde edildiği bildirilen silahlı terör örgütü mensuplarının dağ kadrosunun giymiş olduğu haki renkli kıyafet ile çekilmiş fotoğraflar ve suç örgütüne ait yayınlar ile ilgili olarak hükümlü hakkında 5275 sayılı Kanunun 47/2. maddesi uyarınca derhal ve en geç 2 gün içerisinde kurum en üst amiri tarafından atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanması, tüm bilgi ve belgelerin toplanması, varsa alınması gereken ifadelerin alınması, hükümlünün savunması alınmadan disiplin cezasının verilmesi mümkün olmadığından, İnfaz Hakimliğinden eylemin niteliği gereği ek süre talebinde bulunulması, kanunda öngörülen süre içerisinde hükümlüye yazılı yada sözlü olarak savunma yapma hakkı tanınması, muhakkik tarafından hazırlanan disiplin soruşturması raporunun Disiplin Kurulu Başkanlığına sunulması, Disiplin Kurulu Başkanlığının da hükümlü hakkında vereceği kararla disiplin soruşturmasını neticelendirmesi gerekirken, kanunda öngörülen emredici ve hak düşürücü sürelere uyulmadan hükümlünün disiplin cezasını gerektirdiği kabul edilen eyleminin öğrenilmesinden 1 ay 5 gün sonra muhakkik görevlendirilmesi suretiyle soruşturmaya başlanılması nedeniyle verilen disiplin cezasının usul ve yasaya aykırı olmasına rağmen Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığınca verilen 23.11.2017 tarihli ve 2017/688 sayılı hücreye koyma disiplin cezası şikayet yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği,
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 48/3-a maddesi uyarınca kesinleşen bu hücreye koyma disiplin cezasının infazına başlayabilmek için infaz hakiminin onayının alınması aşamasında kesinleşmiş disiplin cezasının esasına ilişkin olarak tarafların itiraz etme ve İnfaz Hakimliğinin de kesinleşmiş disiplin cezası kararıyla ilgili olarak esastan inceleme yapma ve kesinleşen disiplin cezasını bizzat kaldırma yetkisinin bulunmadığı, inceleme yetkisinin disiplin cezası verildiği sırada değerlendirme konusu yapılmayan ancak cezanın infazı aşamasında mutlaka değerlendirmeye alınmasında zorunluluk bulunan hükümlünün sağlık durumu, infaza geçilmesi için gerekli hukuki ve fiili koşulların uygun olup olmadığı gibi hususlarla sınırlı olduğu ancak bu incelemeleri yaptığı sırada verilen disiplin cezasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğu, bir hukuki hata yapıldığı yönünde kanaatinin oluştuğu durumlarda da gerekçesini göstermek suretiyle kesinleşen disiplin cezasının kaldırılması amacıyla yetkili ve görevli merciye bildirimde bulunmak suretiyle kesinleşen kararlara karşı mevzuatımızda öngörülen kanun yollarının işletilmesini sağlama yetkisinin bulunduğu,
Somut olayda kanunda öngörülen yasal sürelere uyulmadan verilen ve kesinleşen hücreye koyma disiplin cezasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, İnfaz Hakimliğinin doğrudan bu disiplin cezasını kaldırma yetkisi olmasada Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığınca verilen ve şikayet olmaksızın kesinleşen idari karar niteliğindeki bu disiplin cezasının kaldırılması için idari işlemlerin başlatılması amacıyla yetkili ve görevli idari birimlere bildirimde bulunması ve bu aşamada disiplin cezasının infazına başlanmasına yer olmadığına karar vermesi gerekirken disiplin cezasının onanmasına dair verdiği kararın yerinde olmaması nedeniyle, hükümlünün bu karara karşı yaptığı itirazın öncelikle bu usule aykırılık nedeniyle kabulüne karar verilmesi gerekirken esastan inceleme yapılarak verilen …1.Ağır Ceza Mahkemesinin 13.03.2018 tarihli ve 2018/196 değişik iş sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yukarıda açıklanan sebeple yerinde görüldüğünden, …1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.03.2018 tarihli ve 2018/196 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21/05/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.