Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/10116 E. 2021/13091 K. 06.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10116
KARAR NO : 2021/13091
KARAR TARİHİ : 06.10.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : 1) Sanık … hakkında;
a) Mağdur …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK’nin 81/1, 35/2, 29, 62/1, 53/1-2-3, 58/6, 54/1. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası,
b) Mağdur …’e yönelik gece vakti konut dokunulmazlığının ihlali suçundan TCK’nin 116/1-4, 62/1, 53/1-2-3, 58/6. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası,
c) Mağdur …’e yönelik mala zarar verme suçundan 5237 sayılı TCK’nin 151/1, 62/1, 58/6, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası,
d) 6136 sayılı Kanun’un 15/1, TCK’nin 62/1, 52/2, 50/1-a, 53, 58/6, 54/4. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve doğrudan hükmedilen 400 TL adli para cezası,
2) Sanık … hakkında;
a) Mağdur …’a yönelik kasten yaralama suçundan TCK’nin 86/2, 86/3-e, 29, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası,
b) 6136 sayılı Kanun’un 15/1, TCK’nin 62/1, 52/2, 50/1-a, 53/1-2-3, 54/4. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve doğrudan hükmedilen 400 TL adli para cezası,

TÜRK MİLLETİ ADINA

Mahalli mahkemece verilen hükümler sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edilmekle, dosya okunarak incelendi;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık … hakkında 29.03.2015 tarihinde mağdur …’a yönelik muşta ile işlendiği anlaşılan yaralama eylemi hakkında, zamanaşımı süresi içerisinde her zaman dava açılması mümkün görülmüştür.
Sanık … hakkında mağdur …’e karşı öldürme eylemine teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı TCK’nin 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek üst sınıra yakın ceza tayini yerine yazılı şekilde 12 yıl hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından;
Sanıklar … hakkında kasten öldürmeye teşebbüs, konut dokunulmazlığının ihlali suçları, sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçu yönünden, haklarında kasti suçlardan hapis cezasına mahkumiyetlerin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından, bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller, karar yerinde incelenip, sanık …’ın mağdur …’i kasten öldürmeye teşebbüs, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme, sanık …’in 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçlarının sübutu, kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin edilmiş, tahrik ve takdiri indirim sebeblerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık … müdafiinin somut delil bulunmadığına, öldürme kastı olmadığına, üst sınırdan hüküm kurulmasının ağır bir yaptırım olduğuna; sanık … müdafiinin, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair nedenlere ilişkin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle,
A) Sanık … hakkında mağdur …’i kasten öldürmeye teşebbüs ve gece vakti konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin ve sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B) Sanık … hakkında mağdur …’e yönelik mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Sanığın eylemine uyan suçun 5237 sayılı TCK’nin 151/1. maddesinde düzenlenen takibi şikayete bağlı mala zarar verme suçu olduğu, mağdur …’in hükümden sonra 24.12.2019 havale tarihli dilekçesi ile sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini bildirmesi karşısında, sanığa 5237 sayılı TCK’nin 73/6. maddesi gereğince şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği hususu sorulup, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,
C) Sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
1) Taraf beyanları, olay inceleme, uzmanlık ve doktor raporlarına göre; olaydan önce mağdur sanık …’in suça konu muştayla mağdur sanık …’ı yaraladığı, …’ın ise suç tarihinde bıçakla …’i öldürmeye teşebbüs ettiği olayda, sanık …’ın muştayı kullandığına dair delil bulunmadığı gibi olay yeri inceleme raporunda da muştanın …’in evinde ele geçirildiği ve …’in de muştanın kendisine ait olduğu ve …’ı yaralama eyleminde kullandığı yönünde beyanının söz konusu olduğu, uzmanlık raporunda, muştayı işaret eden 8 numaralı svap örneğinin mukayeselendirme için uygun olmadığının bildirildiği, yani muşta üzerinde sanığa ait örnek tespit edilemediği anlaşılmakla, atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle hakkında beraat hükmü kurulması gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle mahkumiyetine hükmolunması,
2) Kabule göre de; sanık hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen
veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin gözetilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
D) Sanık … hakkında mağdur …’ı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
1) Mağdur sanık …’ın gece vakti mağdur sanık …’in ikametine rızası olmadan girerek o sırada uyumakta olan mağdur sanık …’i toplamda on adet bıçak darbesi ile yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaraladığı olayda, sanığın bıçakla yaralandığı esnada kendisini korumak için bira şişesini mağdur …’ın kafasına vurduğu, buna rağmen mağdur …’ın sanık …’i bıçaklamaya devam ettiğinin mağdur sanıkların beyanlarından anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığı gözetilmeksizin yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2) Kabule göre de; sanık hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin gözetilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 06.10.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.