YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10145
KARAR NO : 2021/12431
KARAR TARİHİ : 20.09.2021
Kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … 1. Çocuk Mahkemesinin 30.10.2013 tarihli ve 2011/875 Esas, 2013/696 Karar sayılı kararının 30.10.2013 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde, 03.03.2015 tarihinde kasıtlı bir suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 1. Çocuk Mahkemesinin 18.09.2020 tarihli ve 2020/175 Esas, 2020/191 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 29.04.2021 tarihli ve 2021/3554 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2021 tarihli ve 2021/64883 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, kayden 10.09.1994 doğumlu suça sürüklenen çocuğun suç tarihi olan 05.06.2011 tarihi itibariyle 15-18 yaş grubu aralığında bulunduğu, hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ise 30.10.2013 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içerisinde 03.03.2015 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/8-son cümlesi gereğince 30.10.2013 tarihi ile 03.03.2015 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin durduğu, suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesinde tanımlanan cezanın türü ve üst sınırına göre, anılan Kanun’un 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık zamanaşımı süresine tabi olduğu, sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve suça sürüklenen çocuğun sorgusunun yapıldığı 04.09.2012 tarihinden itibaren, hükmün açıklandığı 18.09.2020 tarihine kadar geçen sürede 5 yıl 4 aylık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu nazara alınmadan, davanın düşürülmesi yerine sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu 05.06.2011 tarihinde işlediği, 04.09.2012 günü mahkemesince savunmasının alındığı, suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın da 30.10.2013 tarihinde verilip 12.11.2013 tarihinde kesinleştiği, sanığın 03.03.2015 tarihinde yeniden suç işlediği, zamanaşımını kesen suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı 04.09.2012 günü işlemeye başlayan sürenin 5271 sayılı Kanun’un 231/8-son cümlesi gereğince 30.10.2013 ilâ 03.03.2015 tarihleri arasında durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 03.03.2015 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği anlaşılmakla; 04.09.2012 tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 18.09.2020 tarihine kadar 25.04.2019 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e, 67/2. maddeleri gereğince 5 yıl 4 aylık asli dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan … 1. Çocuk Mahkemesinin 18.09.2020 tarihli ve 2020/175 Esas, 2020/191 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.09.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.