YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10192
KARAR NO : 2021/12759
KARAR TARİHİ : 27.09.2021
Kasten yaralamaya teşebbüs suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 35/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.240,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair Bulanık Sulh Ceza Mahkemesinin 18.06.2013 tarihli ve 2011/26 Esas, 2013/192 Karar sayılı kararının 04.09.2013 tarihinde itiraz edilmeden kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 10.04.2016 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 35/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.240,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bulanık Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2019 tarihli ve 2019/38 Esas, 2019/49 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 19.04.2021 tarihli ve 2021/7993 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2021 tarihli ve 2021/58889 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, Bulanık Sulh Ceza Mahkemesinin 18.06.2013 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından önceki aşamada suçtan zarar gören Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına davanın ihbar olunmadığı ve adı geçen kuruma usulüne uygun tebliğ işlemi yapılmadığı, bu halde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleşmediği, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2019/486 Esas, 2019/1821 Karar sayılı ilâmında yer alan “…suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilk kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamayacağı…” şeklindeki açıklamalar da nazara alındığında, esasen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
29.02.2020 tarihli, 31054 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 13.12.2019 tarihli, 2019/6 Esas ve 2019/7 Karar sayılı kararına göre; 6284 sayılı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 20/2. maddesi uyarınca, bu Kanun kapsamına giren suçlarla ilgili olarak açılan ceza davalarında, kovuşturma evresinde mahkemesince; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davadan haberdar edilmesi zorunlu olmadığından mahkemece hükmün açıklanmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek KANUN YARARINA BOZMA TALEBİNİN REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.09.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.