Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/102 E. 2021/14013 K. 10.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/102
KARAR NO : 2021/14013
KARAR TARİHİ : 10.11.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜMLER :1)Kadirli Ağır Ceza Mahkemesinin 23/06/2020 tarih ve 2019/42 Esas, 2020/28 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında TCK’nin 82/1-d, 29, 62, 53, 63, 54. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine,
2)… Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 07/10/2020 tarih ve 2020/3245 Esas, 2020/253 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkındaki İstinaf başvurularının esastan reddine.

… Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 07/10/2020 tarih ve 2020/3245 Esas, 2020/253 Karar sayılı kararının sanık müdafii, katılanlar vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında ilk derece mahkemesince hükmolunan hapis cezasının 5 yılın üzerinde olması nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararın temyize tabi olduğunun tespiti ile yapılan incelemede;
Sanık …’in, eşi maktul …’e yönelik kasten öldürme suçundan, Kadirli Ağır Ceza Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine duruşmasız olarak yapılan inceleme neticesinde; “istinaf başvurularının esastan reddine”’ dair … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 07/10/2020 tarih ve 2020/3245 Esas, 2020/253 Karar sayılı “istinaf başvurularının esastan reddine” dair kararında bozma sebebi dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin; öldürme kastının bulunmadığına, eylemin meşru müdafaada sınırın aşılması olarak değerlendirilip sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, katılanlar … ve … vekilinin; haksız tahrik ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının, sanık hakkında şartları oluşmadığından haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine,
Ancak;
Oluşa ve dosya içeriğine göre, öldürme olayının sabahında sanığın, maktulün babasını telefonla arayıp maktulü kastederek “gel kızını götür” demesi üzerine maktulenin, eşi olan sanığa ait tüpçü dükkanına gelerek sanığa “sen ne hakla babamı arayıp huzurlarını bozuyorsun” şeklindeki sözlerle tepki göstermesi sebebiyle aralarında tartışma çıktığı, sanığın aşamalardaki savunması, müşterek çocuk Mekselina beyanları ve işyerine ait kamera görüntülerinden anlaşılacağı üzere, sanığın, maktul dükkana geldikten sonra müteaddit defalar dükkanı terk etmek için hamle yaptığı, ancak maktulün buna müsaade etmediği, bunu yaparken de elleriyle sanığın göğsünden, omzundan ve çenesinden tutarak ittirdiği, yine eline geçirdiği fırçanın ucuyla sanığı iteklediği, bu ittirmelerinin bazılarında sanığın koltuğun üzerine sert bir şekilde düştüğü, sanığın ise bu eylemlerin karşısında son ana kadar sakin bir şekilde davranmaya çalışarak ısrarla dükkanı terketmeye, maktulden bu şekilde kurtulmaya gayret sarfettiği ancak sanığın da maktule “sen canına mı susadın” diyerek tehdit ettiği, daha sonra maktule yumrukla vurarak darp ettiği, müşterek çocuk Mekselina’nın, babasının, annesine daha fazla vurmaması için engel olduğu, sanığın bir fırsatını bularak dükkandan kaçtığı, maktulün ise, sanığı takip ederek bahçede tekrar saldırmasıyla eylemlerine devam ettiği, sanığın bu esnada ikametin bahçesinde bulunan suça konu balta ile önce maktulün koluna ve karın kısmına vurarak yere düşürdüğü, tanık Mekselina’nın, sanığa engel olmaya çalıştığı ancak sanığın yerde yatan maktulün başına ve boynuna balta ile birer kez daha vurup ölümüne neden olduğu olayda;
Müşterek çocuk Mekselina’nın, maktulle ilişkisi olduğunu itiraf eden …’in, tanık … ve sanığın bu hususta aşamalardaki istikrarlı beyanları ve sanığın yaşadığı olaylara ilişkin kendi el yazısı ile yazdığı notlardan anlaşıldığı üzere, maktulün, eşi olan sanığı evlilik birliği süresi içerisinde başka erkeklerle cep telefonundan ve zaman zaman ise yüz yüze görüşmek suretiyle aldattığı hususu da gözetildiğinde, sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi gereği, aynı Kanun’un 3. maddesinde belirtilen “cezada orantılılık ilkesi” de
gözetilerek, ”makul bir oranda” haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiği halde; sanığın cezasından TCK’nin 29. maddesi uyarınca üst hadden indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık … müdafii ve katılanlar … ve … vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının bu itibarla yerinde görülen temyiz sebeplerinin kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 07/10/2020 tarih ve 2020/3245 Esas, 2020/253 Karar sayılı “istinaf başvurularının esastan reddine dair” kararının CMK’nin 302/2. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/2-a maddesi gereğince ”Kadirli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.11.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.