Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/10235 E. 2021/12429 K. 20.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10235
KARAR NO : 2021/12429
KARAR TARİHİ : 20.09.2021

Kasten yaralama suçlarından sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair … 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.11.2010 tarihli ve 2009/1343 Esas, 2010/1662 Karar sayılı kararının 07.01.2011 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın 13.08.2012 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2020 tarihli ve 2018/939 Esas, 2020/418 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 25.05.2021 tarihli ve 2020/20868 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.06.2021 tarihli ve 2021/69797 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın 08.06.2009 tarihinde işlemiş olduğu kasten yaralama suçundan hakkında 23.08.2009 tarihli iddianame ile … 3. Sulh Ceza Mahkemesinde dava açıldığı, anılan Mahkemenin 2009/1343 Esas sırasına kayden yapılan yargılama sırasında sanığın 25.08.2010 tarihinde sorgusunun yapıldığı ve bu tarihte zamanaşımının kesildiği, adı geçen sanık hakkında … 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.11.2010 tarihli kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 07.01.2011 tarihinde kesinleşmesi üzerine dava zamanaşımın durduğu, duran zamanaşımı süresinin ikinci suçun işlenme tarihi olan 13.08.2012 tarihinde yeniden işlemeye başladığı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı, bu haliyle zamanaşımının durduğu 07.01.2011-13.08.2012 tarihleri arasındaki 1 yıl 7 ay 6 günlük sürenin, sanığın sorgusunun yapıldığı 25.08.2010 ile hükmün açıklandığı tarihe kadar geçen süreden mahsup edilmesi sonucu kalan sürede, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden, sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı suçu 08.06.2009 tarihinde işlediği, 25.08.2010 günü mahkemesince savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın da 22.11.2010 tarihinde verilip 07.01.2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın 13.08.2012 tarihinde yeniden suç işlediği, zamanaşımını kesen sanığın savunmasının alındığı 25.08.2010 günü işlemeye başlayan sürenin 5271 sayılı Kanun’un 231/8-son cümlesi gereğince 07.01.2011 ilâ 13.08.2012 tarihleri arasında durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 13.08.2012 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği anlaşılmakla; 25.08.2010 tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 22.09.2020 tarihine kadar 31.03.2020 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; sanık hakkında kasten yaralama suçundan … 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2020 tarihli ve 2018/939 Esas, 2020/418 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.09.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.