Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/10253 E. 2021/12753 K. 27.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10253
KARAR NO : 2021/12753
KARAR TARİHİ : 27.09.2021

Kasten yaralama suçundan katılan sanık …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 29, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık …’ın ise 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 29 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesine göre hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair … 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/981 Esas, 2021/61 Karar sayılı kararına yönelik katılan sanık … müdafii tarafından yapılan itirazın kabulü ile sanık … ve katılan sanık … hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlarının kaldırılmasına ilişkin … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.02.2021 tarihli ve 2021/58 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 18.05.2021 tarihli ve 2021/8687 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.05.2021 tarihli ve 2021/71456 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Mercii … 11. Ağır Ceza Mahkemesince sanık … müdafiinin itirazı üzerine “İlk haksız hareketin kimden geldiği ve kavgayı kimin başlattığı kesin olarak tespit edilemediği kabul edildiği halde sanıkların cezalarında TCK’nın 3. ve 29. maddeleri uyarınca alt sınırdan ayrılmak suretiyle 1/2 oranında indirim yapılarak eksik ceza tayin edilmesi,….Aynı zamanda katılan sıfatı bulunan …’nun kendisini vekil aracılığıyla temsil etmesine rağmen lehine A.A.Ü.T gereğince vekalet ücretine hükmedilmemesi nedeniyle… Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kaldırılmasına…” şeklindeki gerekçe ile sanık … hakkındaki … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.02.2021 tarihli kararına karşı itiraz bulunmadığı halde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bu sanık yönünden de kaldırılmasına karar verilmiş ise de;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ikinci kısmında olağan kanun yollarının, itiraz, istinaf ve temyiz olarak düzenlendiği, istinaf kanun yoluna ilişkin olarak mezkur Kanun’un 280/3. maddesi ile “Birinci ve ikinci fıkra uyarınca verilen kararların sanık lehine olması hâlinde, bu hususların istinaf isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da istinaf isteminde bulunmuşçasına verilen kararlardan yararlanırlar.” ve temyiz kanun yoluna ilişkin olarak anılan Kanun’un 306/1. maddesinde de benzer biçimde, “Hüküm, sanık lehine
bozulmuşsa ve bu hususların temyiz isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanması olanağı varsa, bu sanıklar da temyiz isteminde bulunmuşçasına hükmün bozulmasından yararlanırlar.” şeklinde düzenlemeye yer verilmek sureti ile temyiz ve istinaf kanun yollarında kanun yoluna başvurmayan taraf açısından lehe sirayet yapılabileceğinin açıkça hükme bağlandığı, buna karşın itiraz kanun yoluna ilişkin olarak kanun koyucu tarafından itiraz yoluna başvurmayan sanık açısından lehe mercii kararının sirayeti hususunda düzenleme yapılmadığı, kaldı ki merci tarafından itiraz yoluna başvurmayan sanık aleyhine verilen hükme karşı itirazın kabul edildiği, bu durumda sanık … açısından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, diğer sanık yönünden yapılan itiraz incelemesi sırasında kaldırılmasına karar verilemeyeceği cihetle, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık … müdafiinin itiraz dilekçesinin incelenmesinde; özetle, katılan sanık … müdafii müvekkili sanık … hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini, diğer sanık … hakkında ise TCK’nin 87/1-c maddesinin uygulanması gerektiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğinden bahisle anılan kararların müvekkili katılan sanık … lehine, karşı taraf sanık … aleyhine kaldırılmasına karar verilmesini itirazen talep ettiği, itiraz merciinin ise; sanık … hakkındaki karara yönelik karşı taraf katılan sanık … müdafiinin katılan sıfatıyla yaptığı itirazın incelenmesi sonucunda sanık … hakkındaki kararın kaldırılmasına karar verdiği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık …’ın üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunun 5271 sayılı CMK’nin 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşmaya tabi olduğu halde 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden itirazın bu yönden de kabulü gerektiğinin gözetilmemesi hususunun da kanun yararına bozma sebebi yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, takdir hakkı kullanıldıktan sonra diğer kanun yararına bozma isteminin incelenmesine, 27.09.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.