YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10263
KARAR NO : 2021/12766
KARAR TARİHİ : 27.09.2021
Silahla kasten yaralama ve silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 21/2, 35/1, 62 ve 251/3. maddeleri gereğince 27 gün hapis ve 1 ay 26 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2021 tarihli ve 2019/230 Esas, 2021/34 Karar sayılı kararlarına karşı Adalet Bakanlığının 28.04.2021 tarihli ve 2021/6577 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.06.2021 tarihli ve 2021/69128 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, katılanlar ile sanık arasında çıkan tartışma sırasında, sanığın yerden aldığı taşı katılan …’a fırlatması sonucu taşın …’e isabet etmeyerek, diğer katılan …’e isabet etmesi nedeniyle katılan …’ın yaralanması şeklinde gerçekleşen somut olay neticesinde, Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın olası kast ile silahla kasten yaralama ve silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilerek iki kez cezalandırılma cihetine gidildiği anlaşılmış ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun fikri içtima başlıklı 44. maddesinde yer alan “İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır” şeklindeki düzenleme nazara alınarak, farklı nev’iden fikri içtima hükümleri uyarınca sanığın sadece en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararların bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İncelenen dosyada; katılan … ile sanık arasında çıkan tartışma sırasında, sanığın yerden aldığı taşı katılan …’e fırlatması sonucu taşın …’e isabet etmeyerek, diğer katılan …’e isabet etmesi nedeniyle katılan …’ın yaralandığı olayda, Mahkemece sanığın olası kast ile silahla kasten yaralama ve silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmiştir.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.10.2018 tarih, 2015/1-158 Esas, 2018/444 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, “aynı neviden fikri içtima” kuralının uygulanabilmesi için, hareket ya da fiilin hukuki anlamda tek olması, tek fiille birden fazla aynı suçun işlenmiş olması, suç mağdurlarının farklı olması, işlenen suçun
TCK’nin 43/3. maddesinde belirtilen suçlardan olmaması ve suç tipinde özel olarak aynı neviden fikri içtima hükmüne yer verilmemesi gerektiği dikkate alındığında, sanığın taş fırlatması aması eyleminin hukuki anlamda tek fiil olduğu, sanığın tek fiili ile hem katılan …’a yönelik olası kastla yaralama suçunu, hem katılan …’e yönelik silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçunu işlemiştir.
“Olası kastla yaralama” ve “silahla kasten yaralamaya teşebbüs” suçlarının aynı neviden olduğu hususunda şüphe bulunmamaktadır. Ancak, kasten yaralama suçunun TCK’nin 43/3. maddesinde belirtilen suçlardan olması nedeniyle bu suçta zincirleme suç hükümleri uygulanamaz. Dolayısıyla aynı neviden fikri içtima hükümlerinin düzenlendiği TCK’nin 43/2. maddesinin ve ayrıca işlenen suçların farklı nevilerden olmaması nedeniyle TCK’nin 44. maddesindeki fikri içtimanın uygulanma olanağı da bulunmamaktadır.
Sanığın katılan …’a yönelik olası kastla yaralama suçundan ve katılan …’e yönelik silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçundan ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek KANUN YARARINA BOZMA TALEBİNİN REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.09.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.