Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/10739 E. 2021/13893 K. 04.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10739
KARAR NO : 2021/13893
KARAR TARİHİ : 04.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, basit kasten yaralama, hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : 1) Sanık … hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan işlediği sabit görülmediğinden beraatine,
2) Sanıklar … ve … hakkında hakaret suçundan TCK’nin 129/2-3 ve CMK’nin 223/4-c maddelerinden ceza verilmesine yer olmadığına,
3) Sanık … hakkında, katılanlar … ve …’a yönelik basit kasten yaralama suçundan işlediği sabit görülmediğinden beraatine,
4) Sanık … hakkında, katılan …’a yönelik basit kasten yaralama suçundan TCK’nin 86/2, 86/3-e, 29/1, 62, 53, 58 maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezasına mahkumiyetine,
5) Sanık … hakkında, katılan …’a yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-son, 29/1, 62, 53, 54, 58 maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezasına mahkumiyetine,
6) Sanık … hakkında, katılan …’ye yönelik basit kasten yaralama suçundan işlediği sabit görülmediğinden beraatine,
7) Sanık … hakkında, katılan …
…’a yönelik basit kasten yaralama suçundan işlediği sabit görülmediğinden beraatine,
8) Sanık …’nin katılanlar … ve …’a yönelik basit kasten yaralama suçlarından işlediği sabit görülmediğinden beraatine,

TÜRK MİLLETİ ADINA

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık …’ın temyiz talebinin, sanık sıfatına yönelik olduğu belirlenmekle, sanık … hakkında kurulan hükümler temyiz incelemesinde kapsam dışı bırakılmıştır.
1) Sanık … hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılanlar vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden katılanların suçtan zarar gören sıfatı ve 5271 sayılı CMK’nin 260. maddesi uyarınca bu hüküm yönünden kanun yoluna başvurma hakkı bulunmadığından, katılanlar vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2) Sanık … hakkında hakaret suçundan hükmedilen ceza verilmesine yer olmadığına dair hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık … hakkında hakaret suçunu karşı taraftan gelen hakaret ve yaralamanın etkisi ile gerçekleştirdiği kabulü ile 5271 sayılı CMK’nin 223/4-c maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılanlar vekilinin kararın hukuka aykırı olduğuna, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında hakaret ve basit kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
28.06.2021 günü UYAP’tan alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğinden, sanığın hükümden sonra 19.11.2018 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, bu durumun mahkemesince araştırılarak TCK’nin 64/1. maddesi gereğince, kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA,
4) Sanık … hakkında katılanlar … ve …’a yönelik kasten yaralama eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümleri ile katılanlar … ve …’ı basit kasten yaralama suçlarından verilen beraat hükümlerine ve sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama eylemlerinden kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’ın katılanlar … ve …’a yönelik kasten yaralama suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin edilmiş, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın ve katılanlar vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Taraflar arasında trafikte yaşanan tartışmanın kavgaya dönüştüğü olayda, sanık …’ın, katılan sanık …’ı, katılan sanık …’ın, katılan …’yi elleri ile vurmak sureti ile yaralandıklarının ve sanık …’ın katılan sanık … ve katılan …’a yönelik bıçağı sallamak suretiyle kasten yaralamaya teşebbüs ettiğinin, katılan sanık …, sanıklar … ve Necati ile katılanların aşamalardaki beyanlarından ve katılanlara ilişkin adli raporlardan anlaşılması karşısında, sanık … ve katılan sanıklar … ile …’ın haklarında mahkumiyet hükümleri kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
b) Karşılıklı kavga şeklinde yaşanan, tarafların yaralandığı ve görgü tanığının bulunmadığı olayda, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin tespit edilmediği gözetildiğinde, sanık … hakkında kurulan hükümlerde, TCK’nin 29. maddesine göre (1/4) oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçe ile (1/2) oranında indirim yapılarak eksik ceza tayin edilmesi,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanık …’ın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
d) Kabule göre de; Beraat eden ve aynı vekille temsil edilen sanıklar … ve … lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi yerine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın, katılanlar vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme kısmen uygun BOZULMASINA, 04.11.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.