YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10782
KARAR NO : 2021/13407
KARAR TARİHİ : 18.10.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 07.09.2020 tarihli ve 2020/1692E-2020/1117 sayılı kararının sanık … müdafii, sanık … müdafii, katılan … vekili tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıklar … ve … hakkında hükmedilen hapis cezalarının beş yılın üzerinde olması ve sanıklar … ve … hakkında sanıklara isnat edilen 5237 sayılı TCK’nin 81/1, 39/2-c, 53 maddelerinde düzenlenen kasten öldürmeye yardım etme suçu için yasada öngörülen hapis cezasının üst sınırının on yıldan fazla olması nedeniyle ilk derece mahkemesince verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararların 5271 sayılı CMK’nin 286/2-g maddesi gereğince temyiz kanun yoluna tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1) Sanık … hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan mahkumiyet, sanıklar … ve … hakkında maktule yönelik kasten öldürmeye yardım etme suçundan beraatlerine dair hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 07.09.2020 tarihli ve 2020/1692 E – 2020/1117 sayılı “istinaf başvurusunun esastan reddine dair” hükmünün tüm dosya kapsamına göre hukuka uygun olduğu anlaşıldığından; sanık … müdafiinin meşru müdafaa hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrik sebebiyle yapılan indirimin yetersiz olduğuna, takdiri indirim nedenleri bulunduğuna, katılan … vekilinin beraat kararlarının hatalı olduğuna, sanıkların TCK’nin 37. maddesi kapsamında cezalandırılması gerektiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK’nin 302/1. maddesi gereğince isteme uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA oy birliğiyle karar verildi.
2- Sanık … hakkında maktule yönelik kasten öldürmeye yardım etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Oluş ve dosya kapsamına göre; sanık … ile maktulün birlikte iş yaptıkları, aralarında alacak verecek meselesinden dolayı husumet oluştuğu, olay günü sanık …’ın sanık …’ın sevk ve idaresindeki aracın sağ arka koltuğunda elinde tüfek ile …’un işyerine gittiği, maktulün sağ elinde tabanca ve sol elinde bira şişesi arkadaşı …’ın ise elinde sopa bulunduğu halde …’un işyeri önünde bekledikleri, maktulün …’ın sevk ve idaresindeki aracı görür görmez aracın üzerine doğru yürüdüğü ve elindeki tabancayla …’ın bulunduğu tarafa geldiği ve sanık … ve …’ın beyanlarına göre kapıyı açmaya çalıştığı ve silahın kabzasıyla aracın camına vurduğu anlaşılan olayda;
Dosya içeriğine ve mahkemenin gerekçesine göre, sanık …’ın sevk ve idaresindeki araçla … ile birlikte olay yerine gelerek, …’ın elindeki tüfekle maktule ateş etmesinin hemen ardından olay yerinden birlikte araçla kaçmaları yönündeki eyleminin kasten öldürme suçuna yardım olarak nitelendirilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, sanık …’ın müşterek fail olarak TCK’nin 37. maddesi kapsamında cezalandırılması gerektiği yönündeki tebliğnamedeki bozma düşüncesine oy birliği ile iştirak edilmemiştir.
Maktulün elinde bira şişesi ve silah olduğu halde, sanık …’ın kullandığı araca yaklaşarak kapıyı açmaya çalışması, açılmayınca da silahın kabzasıyla aracın camına vurması nedeniyle sanık … hakkında haksız tahrik nedeniyle 1/4 ile 3/4 oranında indirim öngören TCK’nin 29. maddesi gereğince asgari oranda indirim yapılarak ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık müdafiinin yerinde görülen temyiz sebeplerinin kabulü ile hükmün CMK’nin 302/2. maddesi gereğince isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/1. maddesi gereğince “Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18/10/2021 gününde üye … ve …’ın sanık … hakkında haksız tahrik şartları oluşmadığından hükmün esastan reddine karar verilerek onanması gerektiği yönündeki karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Tüm dosya kapsamına göre;
Tanık …’un maktulü ve sanık …’ı tanıdığı, maktulün inşaat işi olduğu ve usta aradığı, tanığın da sanık …’ı tavsiye ettiği, sanık …’ın maktulün inşaatında çalışması nedeniyle ikisi arasında alacak borç meselesi yüzünden anlaşmazlık ve husumet geliştiği olay günü sanığın …’u arayarak yine bu mesele ile ilgili konuştuğu konuşma sırasında …’un yanında Gökmen’in de olduğu fikrine kapılan sanık …’ın oraya gitmeye karar verdiği ve yanında çalışan sanık …’ın kullandığı araçla yola çıktıkları, sanık …’ın yanına aldığı tüfek ile aracın arka tarafına geçip oturduğu, …’a olay çıkarsa kullanacağını söylediği, bu sırada olayı haber alan …’ın babasının tanık …’u arayarak oğlunun birkaç kişiyle oraya geldiğini dikkatli olmaları konusunda uyardığı, tanık …’un da maktulü arayarak sanığın geldiğini haber vermesi üzerine maktulün çalışanı tanık …’e de haber vererek olay yerine ayrı ayrı araçlar ile gelerek beklemeye başladıkları, sanıkların kısa bir süre sonra araçla olay yerine vardıklarında sanık …’ın aracı durdurduğu, maktulün açık olan şoför mahalli camından …’ı gördüğü ve sanık …’ın aracın arkasında ve sağ tarafta olduğunu gördüğünden hiçbir şey demeden ve hiçbir şey yapmadan …’ın olduğu tarafa geçtiği sırada sanık …’ın elindeki tüfekle maktule ateş ederek öldürdüğü olayda sayın çoğunluk … hakkında haksız tahrik uygulanmasına karar vermiş ise de bu karar katılmıyoruz şöyle ki;
Maktulün …’a yönelik haksız tahrik oluşturacak bir söz ya da davranışının bulunmadığı, aracın önünün kesilmediği, aksine …’ın olay yerine gelince ve maktulü görünce aracı durdurduğu silahlı olan ve silahı kulllanacağını bildiği sanık …’ı olay yerine getirdiği, maktul ile … arasında hiçbir husumet bulunmadığı, maktulün ilk başta sanık …’ın olduğu tarafta olması ve …’ı görmesine rağmen ona yönelik bir söz ya da davranışta bulunmadığı sanıkların beyanlarında maktule atfen anlatılan fiillerin 4 saniye içinde gerçekleşmesinin mümkün olmadığı, silahla cama vurulması fiilinin kamera kayıtlarında görünmediği gibi tanıklarca da doğrulanmadığı, kaldı ki maktulün sanık …’ın olduğu taraftaki camı elindeki tabanca ile tıklattığı doğru kabul edilse bile bunun …’a yönelik olmadığı ve haksızlık içermediği, bu nedenlerle sanık … hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyoruz. 25.10.2021