Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/11073 E. 2021/13704 K. 27.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11073
KARAR NO : 2021/13704
KARAR TARİHİ : 27.10.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : 1) Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/06/2020
tarih ve 2019/459 (E) ve 2020/181 (K) sayılı
kararıyla; sanık …’nın TCK’nin 81/1, 35,
29, 53, 63. maddeleri gereğince 6 yıl 8 ay hapis
cezası ile cezalandırılmasına dair kararı.
2) Yargıtay 1. Ceza Dairemizin 25.05.2021 tarih ve 2020/4943 Esas, 2021/8985 Karar sayılı kararıyla hükmün onanmasına dair kararı.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Dairemizin 25.05.2021 tarih ve 2020/4943 Esas, 2021/8985 Karar sayılı hükmün onanmasına dair ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 10.09.2021 tarih ve 3-2020/82625 sayılı itiraznamesi ile;
Sanık … hakkında mağdur Tahir’e yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK’nin 81/1, 35, 29 ve 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına dair Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesince kurulan hükme yönelik olarak sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, yapılan incelemede, Dairemizin 25.05.2021 tarih ve 2020/4943 Esas, 2021/8985 Karar sayılı kararıyla hükmün onanmasına karar verildiği,
Dairemizin onama yönündeki kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 10.09.2021 tarihinde “sanık …’nin eyleminin haksız tahrik altında kasten yaralama olduğu” gerekçe gösterilmek suretiyle itiraz yoluna başvurulduğu anlaşılmakla,
05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK’nin 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler ile aynı Kanun’un 101. maddesi gereğince dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dairemizce verilen hükmün onanmasına ilişkin karar usul ve yasaya uygun olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçeleri yerinde görülmediğinden İTİRAZIN REDDİNE, dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27/10/2021 gününde Üye Sayın …’in itirazın kabulüne karar verilmesi yönündeki karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY:

Sanık …’nin mağdur …’i tabanca ile yaraladığı olayda sanığın eyleminin haksız tahrik altında kasten nitelikli yaralama olduğunu düşündüğümden sanığın haksız tahrik altında adam öldürmeye teşebbüsten cezalandırılmasına dair Dairemizin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Şöyle ki; olay yerini ve olayın oluş şeklini gören kamera kayıtları dosyada mevcut olup tarafımızdan incelenmiştir.
Bu olay öncesinde minibüs simsarı olan her iki tarafın yolcu alma, almama nedenleriyle tartıştıkları ancak bu tartışmanın kavgaya dönüşmediği, olay sırasında mağdurun bir minibüse sırtını dayamış halde bir kişi ile konuşurken sanığın kameraya uzak bölgeden park halindeki araçların önünden yürüyerek mağdurun bulunduğu bölgeden geçtiği sırada mağdurun yanındaki 3. kişinin arkasından 3.kişiyi kendisine siper ederek eli ile sanığın kafasına doğru yumruk salladığı sanığın geri çekildiği ancak mağdurun bir veya iki kez daha hamle yaptığı, sanığın da belinden silahını çekerek mağdurun ayaklarına doğru ateş ettiği mağdurun sanığın üzerine yürümeye devam etmesi tekme salladığı, sanığın da geriye doğru giderken üzerine yürüyen mağdura toplam 5 el ateş etmesi sonucu mermilerden birinin mağdurun batın alt kısmına gelerek kalın ve ince barsak yaralanmasına, neden olduğu hayati tehlike geçirdiği diğer mermilerin ise mağdura isabet etmediği sabittir.
Mağdur, sanığın doğrudan kendisine küfredip üzerine saldırdığını ve silahla kendisini vurduğunu söylemiş ise de kamera kayıtlarından yolundan yürümekte olan sanığa ilk saldıranın mağdur olduğu görülmekle maddi delillerden olan kamera kaydı ile uyuşmayan mağdur beyanlarına itibar edilemez.
Sanıkta kafada 1 kesi, sol kolda bilekten dirseğe uzanan cilt kesisi, sağ kolda, 1-7 cm uzunluklarında birden çok cilt kesileri vardır. Kamera kayıtlarında mesafe uzak ve görüntü kalitesi yetersiz olduğundan mağdurun elinde sanığın savunmasında anlattığı şekilde kesici ve delici bir alet görülmemekle beraber mağdurun ilk hamleyi sanığın kafasına doru yapması, sanığın kafasında da sadece kesici aletle yapıldığı anlaşılan kesi izi olması ve sanıkta diğer kesilerin de bulunması alınan rapora göre kesilerin oluş saati itibariyle olayın saati ile zaman olarak uyumlu olmaları bir arada değerlendirildiğinde oluşan tüm kesilerin mağdur tarafından yapılıp yapılmadığı tam olarak belirlenemese de mağdurda kesici bir alet olduğu, sanığın başındaki kesi ile kolundaki kesilerden bir veya birkaçının mağdur tarafından meydana getirildiği (Kesici alet olmadan kafaya yumrukla darp halinde kesi değil ekimoz olması gerekirken adli rapora göre kesi mevcuttur.) kanaatine varılmakla taraflar arasında öldürmeyi gerektirir boyutta husumet olmaması, birbirlerine çok yakın olan taraflardan önce mağdurun sanığa kesici aletle saldırıldığı ve birden çok kez darp ettiği halde sanığın yakın mesafeden toplam 5 atış yaptığı 4’ünün isabet etmediği, görüntülerden namlunun ayaklara, yere doğru olduğunun görüldüğü, olaydan yaklaşık 5 saat sonra teslim olan sanığın tabancasında 3 tane dolu fişek olduğu, görüntülere göre araya giren kimse olmamasına rağmen sanığın öldürme kastı ile hareket etse tabancasında halen dolu mermileri olduğu sanığın eylemlerine devam edip rahatlıkla mağduru öldürebileceği halde eylemlerine devam etmeyip oradan tabancası ile kaçarak uzaklaştığı kameralardan görülen olayda sanıkta mağdura yönelik öldürme kastının bulunmadığını kendisini kesici aletle yaralayan mağduru elindeki silahla vurduğu ve bu eylemi nedeniyle haksız tahrik altında yaralamadan sorumlu olması gerektiğini düşündüğümden Dairemizin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.