Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/11418 E. 2022/169 K. 12.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11418
KARAR NO : 2022/169
KARAR TARİHİ : 12.01.2022

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
HÜKÜMLER 1) …7. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2020 tarih ve 2019/423 Esas – 2020/398 Karar sayılı kararı ile; a)Maktule yönelik kasten öldürme suçundan TCK’nin 81/1, 53, 63, 54. maddeleri gereğince “müebbet” hapis cezasına mahkumiyet
b) 6136 sayılı Kanun’un 13/1, 52/2, 52/4, 53. maddeleri gereğince 2 yıl hapis ve 1200 TL adli para cezasına mahkumiyet
2)…Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 26.04.2021 tarih ve 2021/456 Esas – 2021/642 Karar sayılı kararı ile; sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının “istinaf başvurularının esastan reddine” dair kararı

TÜRK MİLLETİ ADINA

…Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 26.04.2021 tarih ve 2021/456 Esas – 2021/642 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle;

Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nin 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nin 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık hakkında kasten öldürme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
…Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 26.04.2021 tarih ve 2021/456 Esas – 2021/642 Karar sayılı “istinaf başvurusunun esastan reddine” dair hükmünün tüm dosya kapsamına göre hukuka uygun olduğu anlaşıldığından; sanık müdafiinin, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, tanıkların mahkeme huzurunda dinlenmesi gerektiğine, soruşturmanın etkin şekilde yapılmadığına, tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, TCK’nin 62. maddesi gereğince cezadan indirim yapılması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK’nin 302/1. maddesi gereğince, isteme uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, ceza miktarı ve sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak tahliye talebinin REDDİNE,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/1. maddesi gereğince “…7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise …Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2022 gününde Üye …’in eksik inceleme nedeniyle bozma kararı verilmesi gerektiği kanaatiyle oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Sanık …’un maktul …’i kasten öldürdüğü iddiasıyla açılan kamu davasında yerel mahkemece sanığın müsnet suçtan cezalandırılmasına dair bu kararı istinaf talebi üzerine onaylayan …Bölge Adliye Mahkemesi dairesinin ve bu kararına karşı; temyiz talebi üzerine Dairemizin mahkumiyet kararını onama kararına dosya kapsamına göre eksik inceleme ile mahkumiyet kararı verilemeyeceği gerekçesiyle katılmıyorum. Şöyle ki;
Beraat eden sanık …’in evinde olay gecesi maktul …, tanıklar …, …,…ve… birlikte otururlarken gece 01:20 sularında kapı çalmış ve içeriye sayıları tam olarak belirlenemeyen 3-5 kadar kişi gelerek bunlardan biri maktul …’ın kafasına ateş etmek suretiyle öldürmüştür.
Tanık …’a ulaşılamadığından dosyada beyanı bulunmamaktadır.
Olaydan hemen sonra tanıklar …,…ve… polis memurlarına sözlü olarak verdikleri kendilerininde altını imzaladıkları ilk beyanlarını içeren olay tutanağında eve gelen kişilerin tamamında sadece gözleri görülebilecek şekilde maske olduğunu bu nedenle gelenleri tanıyamadıklarını söylemişlerdir.
Olay gecesi kollukda bu kez yazılı ifade veren ayrı tanıklar …,…ve… yine eve gelen kişilerin yüzlerinde kar maskeleri olduğundan tanıyamadıklarını söylemişlerdir. (Bu tanıkların 2. beyanlarıdır.)
3. olarak ikinci beyanlarından birkaç saat sonra beyanlarına başvurulan aynı tanıklar bu kez gelenlerde maske olmadığını ve bu nedenle tanıdıklarını silahla ateş edenin sanık Sahip olduğunu daha önceki ifadelerinde korktukları için gelenlerin isimlerini söyleyemedikilerini beyan etmişlerdir.
Sanık Sahip aşamalarda alınan tüm savunmalarında müsnet suçlamayı kabul etmemiştir.
Olay gecesi silah sıkılınca ses üzerine camdan dışarıya bakan tanık … (sanık …nin komşusu) “Dün gece yani 15/01/2017 günü saat 01:00 sıralarında silah sesi duydum, pencereden dışarı baktığımda 4-5 kişinin koşarak siyah renkli gördüğüm kadarıyla FF ile başlayan yabancı plakası olan Mercedes marka eski kasa bir araca binmeye çalıştılar, aralarında birisini tekme tokatla uzaklaştırdılar. Araca alınmayan kişi de hızla koşarak araçla ayrı yöne doğru gitti…” demiştir.
Tanık … soruşturma aşamasında mercedes araca binmek isterken alınmayıp tekme tokatla dövülerek engellenen kişinin teşhisini yaparak… olduğunu söylemiştir.
Olayın dışardan tarafsız olan tek tanığı …’ın araçla gelen ve M… öldürüp giden kişileri gördüğünde hiçbir şüphe yoktur. Özellikle de bu kişilerin kafasında yüzlerini kapatır şekilde maske olup olmadığını mahkeme huzurunda yemin verdirilerek sorulmadan maktulü öldürmek için eve gelenlerde maske vardı sadece gözleri görünüyordu bu nedenle tanıyamadık şeklindeki 3 ayrı kişinin olayın sıcağı sıcağına verdikleri ikişer beyanına itibar edilmemiş, bu kişilerin değiştirilen 3. beyanlarına itibar edilerek sanıklar belirlenmiş ve mahkumiyetlerine karar verilmiştir. Kaldı ki tanık olarak kabul olunan…’in yanındaki arkadaşı maktul …’ı öldürenlerin peşinden koşarak onların bindiği Mercedes marka araca binmek istemesi ancak sanıklarca tekme tokatla darp edilip araca binmesinin engellenmesi de bu tanığın olayın içinde olduğu, gelen kişilerden korkmak yerine onlarla beraber hareket ettiğini göstermektedir ancak… hakkında kamu davası dahi açılmamıştır. Tanık …’in ellerinde svap çıkması nedeniyle hakkında kamu davası açılmış ancak delil yetersizliğinden beraat etmiştir.
Tanık …’ın kolluktaki hazırlık beyanı ve bu aşamadaki teşhisi dışında mahkemeye getirtilmek istenmiş, ancak tanık korktuğu için önce gizli tanık olmak istediğini bildiren dilekçe vermiş bu talebi karşılanmayınca da mahkemeye ifade vermeye gelmemiş ve bu tanığın beyanı alınmaksızın kolluk beyanı duruşmada okunarak dosyamızın sanığı Sahip ve diğer sanıklar hakkında kasten adam öldürme suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
CMK’nin 210/1. maddesi olayın delili bir tanığın açıklamalarından ibaret ise bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez demektedir.
Somut olayımıza gelirsek maktulü öldüren kişilerin başında tanınmalarını engelleyecek şekilde maske olup olmadğı yönünden olay anında orada bulunan 4 kişiden …’a hiç ulaşılamadığı için dinlenmemiş, …,…ve… ise ilk iki ifadelerinde maskeli şahısları sadece gözleri göründüğü için tanıyamadıklarını söylemişler, 3. beyanlarında ise maskeli olmayan kişilerin isimlerini bildirmişlerdir. Bu 3 tanık dışında …’in evinin karşı binasında oturan ve komşu olan tanık …ın da sanıkları gördüğü sabit olduğundan (Hatta aracın plakasının FF ile başladığını görecek derecede olay yerine yakındır) bu tanığın duruşmada mutlaka dinlenmesi ve sanıklar maskeli ise maskelerini olay yerinden uzaklaşmadan çıkartmayacakları hayatın olağan akışına uygun olduğundan gelenlerin maskeli olup olmadıklarının tanık Nihattan sorularak belirlenmesi ve bunun sonucuna göre tanıklar …,… ve …’in beyanlarının değerlendirilerek karar verilmesi gerekir iken CMK’nin 210/1. maddesine aykırı olarak bu eksiklik giderilmeksizin sanığın mahkumiyetine dair verilen kararının adil yargılanma hakkına da aykırılık teşkil ettiğini düşündüğümden dairemizin bu kararı onaylayan çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Muhalif Üye