YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12642
KARAR NO : 2022/24
KARAR TARİHİ : 10.01.2022
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Kasten yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair… Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2015 tarihli ve 2013/50 Esas, 2015/15 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 26.10.2021 tarihli ve 2021/17672 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının onaylı sureti Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2021 tarihli ve 2021/132183 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Çemişgezek Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2015 tarihli kararının, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 27.11.2019 tarihli kararı ile bozulmuş olması nedeniyle dosya aslının bozma kararına konu sanıklar yönünden derdest olduğundan onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 Esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz veya istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği,
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında… Cumhuriyet Başsavcılığının 15.08.2013 tarihli ve 2013/177 soruşturma, 2013/73 esas, 2013/42 sayılı iddianamesi ile müşteki …’a karşı kasten basit yaralama suçundan açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında aynı müştekiye karşı işlediği iddia olunan kasten basit yaralama suçuna ilişkin olarak hem hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hem de sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmek suretiyle çelişki oluşturulmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
../..
S/2
TÜRK MİLLETİ ADINA
İncelenen dosyada; mahkemece aynı sanık hakkında aynı olay nedeniyle katılan …’ı kasten basit yaralama suçundan mahkumiyet kararı verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının ardından beraat kararı verilmiştir. Gerekçeli kararda özetle; “19.02.2015 tarihli kısa kararda sanık hakkında müşteki …’a hakaret suçundan beraat kararı yerine maddi hata sonucunda kasten yaralama eylemi yönünden hüküm kurulduğu ancak sanık hakkında bu suç yönünden zaten mahkumiyet hükmün kurulduğu ve sözkonusu beraat kararının sanığın müşteki …’a hakaret eylemine yönelik olarak yazıldığının açık olduğu, bu hususun çelişki değil maddi hatadan kaynaklandığı” belirtilmiş ise de; mezkur hatanın “maddi yanılgı” ya da “yazım hatası” olarak değerlendirilip tavzih yoluyla düzeltilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Sanık hakkında… Cumhuriyet Başsavcılığının 15.08.2013 tarih ve 2013/73 Esas sayılı iddianamesi ile müşteki …’a karşı basit kasten yaralama suçundan açılan kamu davası ile yapılan yargılama sonucunda ilgili olarak hem sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hem de sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmek suretiyle çelişkiye neden olunmasında isabet görülmemiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; sanık … hakkında kasten basit yaralama suçundan verilen… Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2015 tarihli ve 2013/50 Esas, 2015/15 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince KANUN YARARINA BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.