Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/4982 E. 2021/12699 K. 23.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4982
KARAR NO : 2021/12699
KARAR TARİHİ : 23.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılan … vekilinin temyiz dilekçesi içeriğinden sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin olduğu, sanık …’in temyiz dilekçesi içeriğinden sanık sıfatıyla temyizde bulunduğu, yine katılan sanıklar …, … (… oğlu) ve … müdafiinin temyiz dilekçesi içeriğinden katılan sıfatıyla temyiz talebinde bulunduğu, sanıklar …, … …, … (… oğlu) müdafiinin ise süresinde verdiği süre tutum dilekçesinde sanık sıfatıyla temyiz isteminde bulunup temyiz süresi geçtikten sonra verdiği gerekçeli temyiz dilekçesinde katılan sanık sıfatıyla temyiz taleplerinde bulunduğu belirlenerek bu kapsamda yapılan incelemede;
1) Katılan sanıklar …, … …, … (… oğlu) müdafiinin katılan sıfatıyla yaptığı temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Katılan sanıklar müdafiinin verilen kararı 09.04.2015 havale tarihli temyiz ve süre tutum dilekçesinde “sanık” sıfatıyla temyiz ettiği, 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal temyiz süresinden sonra 03.06.2015 Havale tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde katılan sıfatıyla da temyiz ettiğini bildirmesi
karşısında, sanıklar müdafiinin süresinden sonra “katılan” sıfatıyla yaptığı temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanıklar … ve … hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık ve kasten yaralama, sanık … hakkında kasten yaralama suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün 2009/13 Esas – 12 Karar sayılı kararı uyarınca, sanıklar hakkında verilen 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup, temyizi mümkün bulunmadığından, itiraz mercii tarafından tetkik edilmek üzere, dosyanın temyizen incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
3) Sanıklar … …, … (… oğlu) ve … hakkında kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, sanıklar … …, … (… oğlu) müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
4) Sanık … hakkında kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
a) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesine ait 14/01/2011 tarihli, 2009/556 Esas – 2011/20 Karar sayılı ilamına konu suçun 5607 sayılı Kanun’un 3/5. maddesi kapsamında kalmakla, 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 1. fıkrasında yer alan “Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödedikleri takdirde Kanun’un 5’inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde bu maddeyi ihdas eden Kanun’la yapılan düzenlemeden faydalanabilir.” düzenlemesi gereği, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının tespiti ile güncel adli sicil kaydına göre tekerrüre esas başkaca ilamı bulunup bulunmadığı belirlenerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiği,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi
nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
5) Sanık … hakkında katılan … ‘a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
a) Katılan … hakkında Şehit Kamil Devlet Hastanesinin Ortopedi Uzmanı tarafından düzenlenen 22.04.2014 tarihli adli raporunda “sol femurda açık parçalı kırık, hayati tehlike geçirmiştir.” şeklinde belirtildiği ancak yaralanmanın ne şekilde hayati tehlikeye neden olduğunun açık olarak belirtilmediği yine söz konusu kırığın katılanın hayati fonksiyonlarına etkisinin belirtilmediği, bu haliyleraporun hüküm kurmaya elverişsiz olduğu anlaşıldığından katılanın tüm tedavi evrakları, film ve grafiler ve raporlarıyla birlikte Adli Tıp Kurumuna sevkinin yapılarak, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerindeki tüm unsurları kapsayacak şekilde yeniden raporunun aldırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) İddianamede talep edilmediği halde, sanığa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden, 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin sanık aleyhine uygulanmasına karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.09.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.