Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/5387 E. 2021/7449 K. 22.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5387
KARAR NO : 2021/7449
KARAR TARİHİ : 22.04.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında mağdurlar … ve …’e karşı kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Olay günü sanığın alkollü bir şekilde mağdur … ile şakalaştığı, sanığın hareketlerinden rahatsız olan mağdur …’nün sanığı düzgün davranması hususunda uyardığı, fakat sanığın hareketlerine devam etmesi nedeniyle suratına bir defa tokat attığı, bunun üzerine sanığın “sen burada bekle, seninle görüşeceğiz, geliyorum ben” diyerek olay yerinden hızlıca ayrıldığı, yaklaşık 5 dakika sonra olay yerine adli emanetin 2015/582 sırasında kayıtlı tüfek ile geri geldiği, sanığın elinde tüfek ile geldiğini gören mağdur …’in internet kafenin içine kaçtığı ve bir bilgisayar masasının altına saklandığı, sanığın internet kafenin içine kaçan mağdur …’i görmesi üzerine, internet kafenin kapısına kadar gelerek tüfeği içeriye doğru doğrulttuğu, mağdur …’in sanığı olay yerinden uzaklaştırmaya çalıştığı esnada sanığın mağdur …’e doğru bir el ateş ettiği, sanığın elinde bulunan silahın kuş saçması olduğu ve bir tek ateşleme ile çok sayıda saçma çıkardığı, bu ateş sonucu aynı yerde bulunan mağdurlar … ve …’ın da yaralandığı olayda; olası kastın tespitinde tek kriterin mağdur ile fail arasında bir husumetin bulunmaması hususunun olmadığı, sanığın, bir topluluğun üzerine doğru ateş ederek gelmesi durumunda, o grupta bulunan kişinin ya da kişilerin yaralanması halinde eylemin olası kast olarak değil doğrudan kast olarak kabulünün gerekeceği anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCK’nin 21/2. maddesi gereği (½) oranında indirim uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2) Sanık hakkında mağdur …’yü kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Mağdur … hakkında Akhisar … Kirazoğlu Devlet Hastanesi tarafından verilen 21.07.2015 tarihli adli raporda mağdurda ” servikal bölgede sağında posteriorda 2 adet giriş deliği, sağ omuz posteriorda 1 adet giriş deliği, vertekste solda 2 adet giriş deliği mevcut olduğu, yaralanmanın BTM ile giderilemeyeceği, hayati tehlike olduğu,” kanaatine yer verildiği, aynı hastanenin 24.07.2015 tarihli beyin ve sinir cerrahi uzmanı tarafından verilen kesin raporda ”mağdurun hayati tehlike geçirdiği”nin ifade edildiği, mağdur hakkında alınan 30.03.2016 tarihli Manisa Adli Tıp Kurumu tarafından verilen raporda ise ”kafada saçlı deride, boyun solunda, sırt sol üst bölümünde saçma taneleri ile meydana gelen yaralanmanın; kafada kırık ya da kafa içi travmatik değişimlerle, büyük damar-iç organ yaralanması tanımlanmadığından, yaralanmanın kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı” ifade edilmesi karşısında söz konusu raporların kendi içinde çelişkili olduğu görülmekle; mağdurun tüm tedavi evrakları, geçici ve kati raporlarının Adli Tıp Kurumu İhtisas Kuruluna gönderilerek yaralanmasının özellikle yaşamını tehlikeye sokan bir durum olup olmadığı ve 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerindeki tüm ölçütlere göre niteliği hususunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yetersiz ve çelişkili rapor ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 22.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.