YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6870
KARAR NO : 2021/13801
KARAR TARİHİ : 02.11.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜMLER : 1) Çorum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.07.2020 gün, 2019/361 Esas, 2020/105 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı TCK’nin 81/1, 53. maddeleri uyarınca “müebbet” hapis cezası,
2) Hükmün sanık ve müdafiinin ve katılanlar … vekilinin istinafı üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 03.11.2020 gün, 2020/1939 Esas, 2020/2412 Karar sayılı kararı ile; “istinaf başvurusunun esastan reddine” dair,
TÜRK MİLLETİ ADINA
… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 03.11.2020 gün, 2020/1939 Esas, 2020/2412 Karar sayılı kararının, sanık ve müdafii ile katılanlar … vekili tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında hükmolunan cezanın 5 yıl hapis cezasının üzerinde olması nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararının temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle;
… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 03.11.2020 gün, 2020/1939 Esas, 2020/2412 Karar sayılı “istinaf başvurusunun esastan reddine dair” hükmünün tüm dosya kapsamına göre hukuka uygun olduğu anlaşıldığından; sanık ve müdafinin meşru müdafaa, haksız tahrik, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, katılanlar vekilinin eylemin tasarlayarak ve canavarca hisle işlendiğine yönelen sair temyiz sebeplerinin reddiyle; CMK’nin 302/1. maddesi gereğince; tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/1. maddesi gereğince “Çorum 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02/11/2021 gününde Üye Sayın …’in hükmün bozulması yönündeki karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Sanık …’in maktul …’ı kasten öldürdüğü sübuta eren dosyada yerel mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi kararını onaylayan dairemizin çoğunluk görüşüne sanık hakkında haksız tahrik indirimi yapılması gerektiği kanaatiyle katılmıyorum. Şöyle ki;
Olay 28.10.2018 günü sabah saatlerinde gerçekleşmiştir. Olaydan bir gün önce sanığın aynı köyden komşuları olan maktul …’ın oğlu katılan … kendilerine ait hayvanları sanığın evinin önünden geçirerek otlatmaya götürmek istemiş, o sırada evinin önüne çıkan sanık da burasının kendisine ait arazi olup İsmet’in hayvanlarını buradan geçiremeyeceğini söyleyerek hayvanları geri çevirmiş, bu nedenle katılan …’le tartışmışlardır. Bu olaya tanık … de şahit olmuştur.
Tanık … beyanında; olaydan bir gün önce katılan …’in hayvanlarını otlatmaya götürdüğü sırada sanığın İsmet’in hayvanlarının geçmesine engel olduğunu tarafların karşılıklı geçerim, geçemezsin diyerek atıştıklarını, daha önceden o yolu 50 yıldır kullandıklarını, kimsenin buna karışmadığını söylemiştir.
Dosya kapsamındaki belgelere göre maktul … ve yakınları olay günü sabahı kendilerine ait büyükbaş hayvanları sanığın evinin önünden geçen yoldan geçirip otlatmaya götürmek isterken sanık evinden dışarı çıkmış ve bu yoldan geçmelerini istemediği için hayvanları oradan geçiren maktul …’a tüfekle ateş ederek öldürmüştür.
Olay yeri inceleme raporu ekinde bulunan kroki incelendiğinde olay yerinde 4 av tüfeği kartuşu bulunduğu 1, 3, 5, 7 no.lar ile numaralandırılan kartuşların bulundukları yerin sanık …’in ağılı, evi, çeşmesinin önünde bulundukları görülmüştür.
Sanık bu arazinin kendilerine ait tapulu taşınmaz olup zemindeki yolun kendi tapulu arazisinden geçen kadimden beri bulunmayan bir yol olduğunu bu nedenle karşı tarafın kendi evinin avlusundan da geçen bu yolu kullanarak hayvanlarını geçiremeyeceğini iddia etmektedir. Maktul taraf ise bu yolun sanığa ait olmadığını, umuma ait köy yolu olup geçme hakları bulunduğunu iddia etmekte, tartışma da bu nedenle doğmaktadır.
Yargılama aşamasında yerel mahkeme Çorum Kadastro Müdürlüğüne yazı yazarak bahse konu yolun resmi ve tescilli yol olup olmadığını sormuş, gelen 15.06.2020 tarihli cevabi yazıda bu yolun zeminde mevcut olduğunu ancak tescilli ve resmi bir yol olmadığını ve sanık olan …’nın kendine ait 132 ada 1 parsel sayılı araziden geçtiği bildirilmiştir. Cevabi yazının ekindeki Kadastro Teknisyeni tarafından düzenlenmiş krokide de 18 no.lu parsel istikametinden gelen ve pembe ile gösterilen kadastro yolunun 181 ada 17 no.lu parsele kadar uzandığı ancak orada sonlandırılmış olduğu buradan sonra 17 no.lu parsel içinden fiilen devam eden yolun ise 17 no.lu parselin arazisi olarak görüldüğü belirtilmiştir.
Davaya konu olan 181 ada 17 no.lu parsele ait Çorum Kadastro Mahkemesine ait 2019/15 Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde sanığın annesi olan … … adına 2016 yılında yapılan tespit işlemine Maliye Hazinesinin itiraz ettiği, mahkemece yapılan keşifte dava konusu taşınmazın 20 yılı aşkın süredir davalı ve ataları tarafından nizasız ve fasılasız kullanıldığı, öncesinde devletin hüküm ve tasarrufunda ve kamu orta malı niteliğinde taşınmazlardan olmadığından, herhangi bir kamu hizmetine tahsis edilmediğinden davacının davasının reddi ile davalı … … adına tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
Sanık …’in annesi … adına 2016 yılında 20 yıllık kesintisiz zilyetliğe dayalı yapılan kadastro tespit işlerinde veya bu tespitin iptali için açılan kamu davasında bahse konu arazide umuma ait bir yol bulunmamaktadır. Arazide mevcut yolun sanığın arazisinde kaldığından da hiç bir tereddüt bulunmamaktadır.
Yerel mahkeme gerekçesinin haksız tahrik kısmında sanık lehine haksız tahrik oluşmadığını belirtirken şu şekilde bir kabul yapmıştır. “Kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü yolun köylüler tarafından eskiden beri kullanılan Maliye Hazinesine ait yer olduğunun Kadastro Müdürlüğünün cevabi yazısı ile Jandarma marifetiyle mahallinde yapılan araştırmayla ortaya konulduğu, söz konusu yolla ilgili kadastro mahkemesinde henüz sonuçlanmamış bir dava bulunmasının yolun niteliğini değiştirmeyeceği”
Davaya konu 181 ada 17 no.lu parselin kadastro çalışmaları sırasında bu parselde umuma ait bir yol olduğuna dair bir tespit yoktur. Kaldı ki her ne kadar mahkeme, kadastro müdürlüğünün cevabi yazısından bahsetmişse de bu yazı ve ekli krokide 17 no.lu parsele kadar uzanan köy yolunun burada sonlanmış olduğu hem krokide açıkça işaretlenmiş hem de üst yazıda buranın sanığın annesine tespit gördüğü bildirilmiştir.
Olayımız 28.10.2018’de gerçekleşmiş, yerel kadastro mahkemesi de 21.12.2018 tarihinde bu tespitin doğru olduğu kanaatine vararak maliye hazinesinin tespite yaptığı itirazın reddi ile taşınmazın tespit gibi tesciline hükmetmiştir.
Tüm dosya kapsamından, suç tarihinde davaya konu taşınmazın sanığın annesi adına 20 yıllık nizasız ve fasılasız malik sıfatı ile zilyetlik nedeniyle tespit gören bir arazidir, bu arazide umuma ait yol bulunduğuna dair bir iddia yoktur, açılan dava bu parselin hazineye ait olduğuna yöneliktir, olay tarihinden 2 yıl önce sanığın annesine yapılan tespitin haklı olduğu olaydan 2 ay sonra kadastro mahkemesinin kararıyla da tasdik edilmiş ve fiilen yol geçen parselin sanığın annesi adına içinden yol geçmeksizin tespit edildiği ve bu şekilde tescil gördüğü anlaşılmış olmakla bu mahkeme kararı da sanığın bu parselde yol bulunmadığına dair kendi inancını desteklemektedir. Zeminde mevcut yol sanığın annesine ait sonradan tescil olunan parsel içindedir. Sanık bunu bildiği için fiilen kullanılan ve evinin avlusundan geçen yolu istemediği kişilere kullandırmak zorunda değildir. Olaydan bir gün önce sanığın evinin avlusundan geçen bu yoldan maktule ait hayvanların izinsiz geçmesi nedeniyle sanıkla maktulün oğlu tartışmışlar, bir gün sonra da yine aynı yerden geçen maktul, maktulün oğlu, diğer yakınlarını gören sanık bir önceki günkü olayın etkisiyle av tüfeği ile ateş ederek maktulü öldürmüştür. Bahsettiğimiz nedenlerle sanık lehine haksız tahrik indirimi yapılması gerekir iken sanık lehine haksız tahrik nedeni bulunmadığı gerekçesi ile haksız tahrik indirimi yapmayan yerel mahkeme kararlarını onaylayan dairemizin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.