YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7773
KARAR NO : 2021/9621
KARAR TARİHİ : 02.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, konut dokunulmazlığının ihlali, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında kasten yaralama, konut dokunulmazlığının ihlali, hakaret suçlarından kurulan beraat hükümlerine, sanık … hakkında kasten yaralama, konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan beraat hükümlerine, sanık … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve hakaret suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Aynı yaralama eylemine iştirak ettiği iddiası olan sanıklardan birisinin savunulmasının diğeri yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda aralarında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden, somut olayda sanıklardan …’in yüklenen suçlamayı kabul etmediği ve olayı sanık …’ın gerçekleştirdiğini savunduğu, bu şekilde sanıklar arasında menfaat çatışması bulunduğu anlaşıldığından, sanıkların savunmalarının ayrı ayrı müdafiiler yerine aynı müdafii tarafından yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38/b. ve 5271 sayılı CMK’nin 152. maddelerine aykırı davranılması,
b) Sanığın eylemi neticesinde, katılanın yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaralandığı aynı zamanda hayat fonksiyonlarını orta (3.) derecede etkileyen kemik kırığının meydana geldiği olayda, birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olan sanık hakkında TCK’nin 86/1. maddesince temel cezaya hükmedilirken meydana gelen zararın ağırlığı ve kastının yoğunluğu da dikkate alınarak TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK’nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gözetilerek sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Mahkemece soyut gerekçeyle sanığın cezasında (3/4) oranında haksız tahrik nedeniyle indirim uygulanmışsa da 5237 sayılı TCK’nin 3. maddesi gereğince cezada orantılılık ilkesi gözetilerek ve gerekçelendirilerek dosya kapsamına uygun olacak şekilde daha makul bir oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini,
d) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e maddeleri uyarınca belirlenen “1 yıl 6 ay” hapis cezası üzerinden öncelikle TCK’nin 87/1-d maddesi gereğince 1 kat artırım uygulanarak “2 yıl 12 ay” hapis cezası bulunması, devamında TCK’nin 87/1-son maddesi uyarınca cezanın 5 yıla çıkarılması gerekirken, yazılı şekilde doğrudan “5 yıl” hapis cezasına hükmolunması,
e) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 02.06.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.