YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7841
KARAR NO : 2021/8092
KARAR TARİHİ : 17.05.2021
Kasten yaralama suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2 ve 86/3-e (2 kez) maddeleri gereğince 2 defa 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2014 tarihli ve 2007/334 Esas, 2014/262 Karar sayılı kararlarına karşı Adalet Bakanlığının 01.03.2021 tarihli ve 2020/6029 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2021 tarihli ve 2021/27796 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, her ne kadar anılan Mahkemenin 14.07.2014 tarihli kararı ile sanığın 16.08.2006 tarihindeki eylemleri sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; sanığın yakalama üzerine … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.09.2007 tarihli ve 2007/156 değişik iş sayısı ile alınan savunmasında olay tarihinde cezaevinde olduğunu ifade ettiği, dosya arasında bulunan 17.08.2006 tarihli fotoğraf teşhis tutanağında sanık 3. fotoğraftaki şahıs olarak mağdurlar tarafından teşhis edilmiş, diğer sanıklar ve mağdurlar Sercan Karanfil ve Volkan Karanfil’in soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığına alınan beyanlarında sanığın ismi söylenmiş ise de, sanık Mehmet Akça’nın Kıbrıscık Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/13 değişik iş sayısı ile yakalama üzerine alınan savunmasına … isminin yanında parantez içerisinde soyismini “ (Başer)” olarak belirttiği, her ne kadar mağdur Volkan Karanfil 03.05.2007 tarihli Şarköy Cumhuriyet Başsavcılığında alınan beyanında mağdur Haktan Hasdemir’i bıçaklayanın sanık olduğunu söylemiş ise de, mahkemede 13.02.2008 tarihinde alınan beyanında mağdurlar Sercan ve Haktan’ı bıçaklayan şahsı görmediğini, kafasına silah kabzası ile vuran şahsın sanık olduğunu ve yine 04.11.2009 tarihinde mahkemede alınan beyanında fotoğraf teşhis tutanağında sanığı teşhis ettiği fotoğraftaki şahsın elinde iki tabanca bulunan ve ateş eden şahıs olduğunu, sanıktan yeni temin edilen fotoğraflar ile teşhisteki fotoğraftaki şahsın aynı şahıs olduğunu çelişki yaratacak şekilde ifade ettiği, dosya içerinde bulunan … Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 21.05.2008 tarihli ve 2008/2109 sayılı yazıdan anlaşılacağı üzere sanığın 03.03.2006-26.10.2006 tarihleri arasında Osmaneli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğu anlaşıldığından, sanığın cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararların bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın 16.08.2006 tarihinde mağdurları yaraladığı iddiasıyla yapılan soruşturma aşamasında ifadesi alınamamış ve yakalama kararı üzerine … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.09.2007 tarihli ve 2007/156 değişik iş sayılı dosyasında alınan savunmasında olay tarihinde cezaevinde olduğunu bildirmiştir.
Sanık 17.08.2006 tarihli fotoğraf teşhis tutanağında 3. fotoğraftaki şahıs olarak mağdurlar tarafından teşhis edilmiş ise de; Osmaneli Cumhuriyet Başsavcılığının 25.03.2009 tarihli 2009/137 sayılı yazı cevabında; “…’nın 16.08.2006 tarihinde Osmaneli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu, Dışarıya çıkması için mazaret izni verilmediği, Şahsa ait herhangi bir fotoğrafa rastlanmadığı, Şahsın halen … Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğu” bildirilmiştir. Buna göre anılan yazı cevabına neden itibar edilmediği açıklanmadan sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; sanık … hakkında Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2014 tarihli ve 2007/334 Esas, 2014/262 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.05.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.