YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8263
KARAR NO : 2021/9828
KARAR TARİHİ : 03.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında müştekiler … ve …’a karşı hakaret suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın bir sebebe dayanmayan temyiz dilekçesine göre, temyiz isteminin beraat hükümlerinin gerekçesine yönelik bulunmadığı anlaşılmakla; sanığın beraat kararlarını temyizde hukuki yararı olmadığından; beraat kararlarına yönelik sanığın temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık hakkında müşteki …’ye karşı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3) Sanık hakkında müşteki Bülent’e karşı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın yargılama konusu eylemi, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin ise de, aynı dosyada sanık hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 2015/30889
numaralı iddianame ile TCK’nin 125/1-4 maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle dava açıldığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesinin “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükmü karşısında, sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanamayacağından; tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK’nin 86/2 maddesi uyarınca tayin edilen 4 ay hapis cezası üzerinden, suçun silahla işlenmesi nedeniyle aynı Kanunun 86/3-e maddesi uyarınca yapılan yarı orandaki artırım sonucu bulunan 6 ay hapis cezasına hükmedilmesi yerine, yazılı biçimde 8 ay hapis cezasına hükmedilmesi ve devamında TCK’nin 62. maddesi uyarınca yapılan 1/6 oranındaki indirim sonucunda 5 ay hapis cezasına hükmedilmesi yerine, yazılı biçimde 6 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, hükmün TCK’nin 86/3-e maddesi uyarınca yapılan yarı oranındaki artırım sonucunda bulunan ”8 ay hapis cezası”nın ”6 ay hapis cezası” olarak, TCK’nin 62. maddesi uyarınca yapılan 1/6 oranındaki indirim sonucunda ”6 ay 20 gün hapis cezası” olarak bulunan sonucun ise ”5 ay hapis cezası” olarak düzeltilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4) Sanık hakkında müşteki …’a karşı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın yargılama konusu eylemi, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin ise de, aynı dosyada sanık hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 2015/30889 numaralı iddianame ile TCK’nin 125/1-4 maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle dava açıldığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesinin “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükmü karşısında, sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanamayacağından; tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi gereğince mağdurun farklı olması durumunda uzlaşma yapılması gerektiği belirlendiğinden sanığın üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunun mağdurunun farklı olması nedeniyle uzlaşmaya tabi olması karşısında, soruşturma ve kovuşturma aşamasında taraflara uzlaşmayı kabul edip etmediklerinin sorulmadığı anlaşılmakla, taraflar arasında öncelikle 5271 sayılı CMK’nin 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma girişiminde bulunulması, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması üzerine yargılamaya devam olunarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.06.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.