YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8305
KARAR NO : 2021/8093
KARAR TARİHİ : 17.05.2021
Basit yaralama suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 29/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 08.06.2010 tarihli ve 2010/229 Esas, 2010/583 Karar sayılı kararının itiraz edilmeden 18.06.2010 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde 23.05.2011 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan dolayı mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanarak, adı geçen sanığın anılan Kanun’un 86/2, 86/3-a, 29/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.09.2019 tarihli ve 2019/490 Esas, 2019/595 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 16.02.2021 tarihli ve 2020/15470 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.03.2021 tarihli ve 2021/32082 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 18.05.2010 tarihinden, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı 11.09.2019 tarihine kadar geçen 9 yıl 3 ay 24 günlük süreden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 18.06.2010 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen suçun tarihi olan 23/05/2011 tarihleri arasında geçen 11 ay 5 günlük durma süresi de çıkarıldığında 8 yıl 4 ay 19 günlük sürenin geçmiş olduğu cihetle, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu dikkate alındığında, dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı suçu 12.01.2010 tarihinde işlediği, 18.05.2010 günü mahkemesince savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın da 08.06.2010 tarihinde verilip 18.06.2010 tarihinde kesinleştiği, sanığın 23.05.2011 tarihinde yeniden suç işlediği, zamanaşımını kesen
sanığın savunmasının alındığı 18.05.2010 günü işlemeye başlayan sürenin 5271 sayılı Kanun’un 231/8-son cümlesi gereğince 18.06.2010 ilâ 23.05.2011 tarihleri arasında durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği anlaşılmakla; 18.05.2010 tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 11.09.2019 tarihine kadar 23.02.2019 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; sanık hakkında kasten basit yaralama suçundan … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.09.2019 tarihli ve 2019/490 Esas, 2019/595 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.05.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.