YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8324
KARAR NO : 2021/8717
KARAR TARİHİ : 24.05.2021
Mağdur …’yu basit yaralama suçundan sanıklar … ve …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca neticeten 2.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.07.2019 tarihli ve 2017/150 Esas, 2019/712 Karar sayılı kararlarına yönelik itirazların reddine ilişkin … 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2019 tarihli ve 2019/896 değişik sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 16.02.2021 tarihli ve 2020/12345 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.03.2021 tarihli ve 2021/29338 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 tarihli ve 2012/10-534 esas, 2013/15 sayılı kararı uyarınca, itiraz merciinin yapacağı incelemeyi sadece 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin 6. fıkrasında yer alan suça ve sanığa ilişkin objektif uygulama koşullarının var olup olmadığı ile sınırlı olarak değil, hem maddî olay hem de hukukî yönden yapması gerektiği yönündeki açıklama nazara alınarak yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre,
1) Sanık … yönünden yapılan incelemede,
Sanığın ve sanık müdafiinin yokluğunda verilen gerekçeli kararın 25.07.2019 tarihinde sanık … müdafiinin e-tebligat adresine gönderildiği ve 30.07.2019 tarihinde okunmuş sayıldığı nazara alındığında, …’nün karar kesinleşmeden 06.08.2019 tarihinde katılan sıfatıyla verdiği dilekçe ile sanık hakkındaki şikâyetinden vazgeçtiğini bildirmiş olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 73/4. maddesinde yer alan ”Kovuşturma yapılabilmesi şikâyete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.” hükmü uyarınca, hüküm kesinleşmeden şikâyetten vazgeçildiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesinde,
2) Sanık … yönünden yapılan incelemede,
Sanığın yokluğunda verilen gerekçeli karar kendisine tebliğ edilmeden önce, …’nun 05.08.2019 tarihinde katılan sıfatıyla verdiği dilekçe ile sanık hakkındaki şikâyetinden vazgeçtiğini bildirmiş olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 73/4. maddesinde yer alan ”Kovuşturma yapılabilmesi şikâyete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.” hükmü uyarınca, hüküm kesinleşmeden şikâyetten vazgeçildiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … yönünden yapılan incelemede,
Sanığın ve sanık müdafiinin yokluğunda verilen gerekçeli kararın 25.07.2019 tarihinde sanık … müdafiinin e-tebligat adresine gönderildiği ve 30.07.2019 tarihinde okunmuş sayıldığı nazara alındığında, mağdur …’nun karar kesinleşmeden 05.08.2019 tarihinde sanık hakkındaki şikâyetinden vazgeçtiğini bildirmiş olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 73/4. maddesinde yer alan ”Kovuşturma yapılabilmesi şikâyete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.” hükmü uyarınca, hüküm kesinleşmeden şikâyetten vazgeçildiği gözetilmelidir.
2) Sanık … yönünden yapılan incelemede,
Sanığın yokluğunda verilen gerekçeli karar kendisine tebliğ edilmeden önce, …’nun 05.08.2019 tarihinde verdiği dilekçe ile sanık hakkındaki şikâyetinden vazgeçtiğini bildirmiş olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 73/4. maddesinde yer alan ”Kovuşturma yapılabilmesi şikâyete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.” hükmü uyarınca, hüküm kesinleşmeden şikâyetten vazgeçildiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden; … 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2019 tarihli ve 2019/896 değişik sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.05.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.