Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/8969 E. 2021/9198 K. 27.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8969
KARAR NO : 2021/9198
KARAR TARİHİ : 27.05.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Beraat

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında mağduru kasten yaralama suçundan verilen beraat hükmüne yönelik mağdur vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Mağdur adına duruşma gün ve saatini bildiren çağrı kağıdının, usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen mağdurun duruşmaya gelmediği ve yargılama aşamasında kamu davasına katılma talebinde bulunmadığı ve mağdur vekilinin de duruşmaya katıldığı halde usulüne uygun katılma talebinde bulunmadığı ve katılan vekili sıfatını almadığı anlaşılmakla, katılan sıfatını almayan mağdur vekilinin hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından, temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık hakkında mağduru kasten yaralama suçundan verilen beraat hükmüne yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesinde; Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Kovuşturma aşamasında müştekiye çıkarılan çağrı kağıdının, soruşturma aşamasında bildirdiği adresinden farklı bir adrese gönderilmesi ve usulüne uygun tebligat yapılmaması ve mağdurun dinlenmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 233/1. maddesine aykırı davranılması,
b) Oluşa ve dosya içeriğine göre; mağdurun yaralanması ile ilk alınan Özel Karadeniz Ereğli … Hastanesinin 07.07.2015 tarihli raporun şikayet ve hikaye kısmında ”mağdurun burnunu dolaba çarptığı”nın ifade edildiği, mağdurun soruşturma aşamasında alınan beyanında ise sanık olan babasının … Hastanesinde doktorlara kızının kafasını dolaba çarptığını söylediğini ve sanıktan korktuğu için bir şey diyemediğini, aslında sanık olan babasının olay günü kendisini darp ettiğini beyan ettiği, mağdur hakkında … Devlet Hastanesinin 27.07.2015 tarihli raporuna göre mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığının bildirildiği, iddianamenin anlatımı ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, mağdura ulaşılarak sanık savunması, mağdurun soruşturma aşamasındaki beyanı ve mağdur hakkında alınan … Hastanesinin ilgili raporu da sorularak sanığın mağdura yönelik eylemiyle ilgili açıklatıcı beyanının alınması ve dosya kapsamındaki deliller arasındaki çelişkiler giderilerek yargılama yapılması gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
c) Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesi’nin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.05.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.