YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9513
KARAR NO : 2021/12900
KARAR TARİHİ : 30.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Düşme
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 02.12.2019 tarihli 2019/14413 Esas – 2019/22021 Karar sayılı ilamıyla sanık … hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin açıklandığı Kangal Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2015 tarihli 2015/253 Esas – 2015/390 Karar sayılı ilamına ilişkin dosyanın incelenerek bu hükümler yönünden bozma kararı verildiği, söz konusu hukuki sürecin sanık … yönünden güncel olarak devam ettiği, bozma sonrasında mahalli mahkemece dosyada müşteki sanık sıfatıyla yer alan ve hakkında hakaret ve kasten yaralama suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar verilmiş olan … hakkında da bu suçlar yönünden zaman aşımı nedeniyle düşme kararı verildiği, sanık … hakkındaki hükümlerin açıklanmadığı, bu kararlara ilişkin devam eden bir hukuki süreç ve yapılan bir inceleme bulunmadığı, verilen düşme kararlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu tespit edilerek … hakkında verilen düşme kararları yok hükmünde kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
1) Kasten yaralama ve hakaret suçlarından hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın, denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi uyarınca hakkındaki hükümlerin açıklanması sırasında; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; … de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararları gereğince, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.05.2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanığa yüklenen suçlar için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre; davanın TCK’nin 66/1-e, 67/4. maddeleri uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 09.10.2009 tarihi ile ihbara konu suçu işlediği 30.09.2012 tarihleri arasında zamanaşımı süresinin durduğu, suç tarihi olan 30.04.2008 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar duran zamanaşımı süresi de göz önüne alındığında olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmemiş olması karşısında, yargılamaya devamla hükmün açıklanması yerine yazılı şekilde düşme kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.09.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.