YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9897
KARAR NO : 2021/13592
KARAR TARİHİ : 25.10.2021
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 31/3, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli ve 2017/417 Esas, 2019/243 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 08.03.2021 tarihli ve 2020/20014 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.04.2021 tarihli ve 2021/38337 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Benzer bir olaya ilişkin, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.12.2019 tarihli ve 2019/2449 Esas, 2019/14546 Karar sayılı ilâmında “… TCK’nin 96/1. maddesinde “bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi…” ibaresi yer almakta; yasada eziyet kabul edilen eylemler tanımlanmamaktadır. Madde gerekçesinde ise “eziyet olarak, bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunulması gerekir. Aslında bu fiiller de kasten yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz niteliği taşıyabilirler. Ancak, bu fiiller, ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenmektedirler. Bir süreç içinde süreklilik arzeder bir tarzda işlenen eziyetin özelliği, işkence gibi, kişinin psikolojisi ve ruh sağlığı üzerindeki tahrip edici etkilerinin olmasıdır. Bu etkilerin uzun bir süre ve hatta hayat boyu devam etmesi, eziyetin bu kapsamda işlenen fiillere nazaran daha ağır ceza yaptırımı altına alınmasını gerektirmiştir.” denilmektedir.
Somut olayda, sanıkların sistematik ve süreklilik arz edecek biçimde mağdurun ellerini ve ayaklarını ters askıyla bağladıktan sonra üzerinde sigara söndürmeleri, ayak altlarına sopayla vurarak darp etmeleri şeklinde geçekleşen eylemlerinin TCK’nin 96. maddesinde düzenlenen eziyet suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,…bozulmasına…” şeklinde belirtildiği üzere,
Dosya kapsamına göre, her ne kadar anılan Mahkemesince, suça sürüklenen çocuğun mağdur …’i ellerinden nevresim ile ranzaya bağlayıp, nevresimin ucunu yakarak mağdurun kendisini kurtarmasını bekleyerek sağ elinin yanmasına neden olduğu olaydan iki gün sonra, yine mağduru sopa ve hortum ile
vurmak suretiyle darp ettiği gerekçesiyle eziyet ve kasten yaralama suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; suça sürüklenen çocuğun mağdur …’i ranzaya bağlayıp nevresimin ucunu yakarak sağ elinin yanmasına neden olduğu olaydan sonra, çok kısa bir zaman aralığında sopa ve hortum vurmak suretiyle tekrar darp edilmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinin süreklilik arzeder bir şekilde işlendiği, suça sürüklenen çocuğun mağdurun yaralanmasına neden olan eylemlerini sistematik bir şekilde, süreklilik arz edecek şekilde ve belli bir süreç içinde gerçekleştirdiği, bu haliyle suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin kül halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 96. maddesinde düzenlenen eziyet suçunu oluşturduğunun kabulü gerektiği, ayrıca kasten yaralama suçundan mahkumiyetine hükmedilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuk hakkında mağdur …’e yönelik kasten basit yaralama suçundan 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-e, 31/3, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; suça sürüklenen çocuğun mağduru ranzaya bağladığı nevresimin ucunu yakarak sağ elinin yanmasına neden olduktan sonra çok kısa bir zaman aralığında sopa ve hortum vurmak suretiyle tekrar yaralanması şeklinde gerçekleşen eylemlerinin süreklilik arzeder bir tarzda işlenmesi nedeniyle kül halinde eziyet suçunu oluşturmaktadır.
Suça sürüklenen çocuk hakkında mahkemece aynı zamanda eziyet suçundan 5237 sayılı TCK’nin 96/2-a, 31/3, 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedilmiş, cezanın ertelenmesine karar verilmiş ve karar Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 24.06.2020 tarihli, 2020/1013 Esas ve 2020/14058 Karar sayılı ilamı ile onararak kesinleşmiştir.
Böylece, suça sürüklenen çocuk hakkında ayrıca kasten basit yaralama suçundan da mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli ve 2017/417 Esas, 2019/243 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince KANUN YARARINA BOZULMASINA, hüküm fıkrasındaki yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmü yerine “Suça sürüklenen çocuğun eylemlerin bütün halinde eziyet suçunu oluşturması ve suça sürüklenen çocuk hakkında eziyet suçundan Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli ve 2017/417 Esas, 2019/243 Karar sayılı kararı ile verilen mahkumiyet kararının onanarak kesinleşmiş olmasına göre; suça sürüklenen çocuk hakkında kasten basit yaralama suçundan açılan dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına” ibaresinin eklenmesi suretiyle kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmünün tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.