YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9907
KARAR NO : 2021/12424
KARAR TARİHİ : 20.09.2021
Basit yaralama suçundan sanık …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 29, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 51. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine dair Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2019 tarihli ve 2018/375 Esas, 2019/129 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 23.03.2021 tarihli ve 2021/1767 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.04.2021 tarihli ve 2021/42156 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin; a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması, b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması, gerekir.” şeklindeki 51. maddesinin emredici hükmü karşısında, sanık hakkında belirlenen adlî para cezasının ertelenemeyeceğinin gözetilmemesinde,
2) Sanığın mahkumiyetine ve hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine yönelik Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2019 tarihli ve 2018/375 Esas, 2019/129 sayılı kararında, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel olacak nitelikte sabıka kaydının bulunmaması, suç nedeniyle mağdurda giderilmesi gereken maddî zarar bulunmaması ve sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını 21.11.2018 tarihinde alınan ifadesinde kabul etmesi karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin uygulanması için gerekli objektif şartların mevcut olduğu gözetilmeden subjektif şartlar tartışılmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair bir değerlendirme yapılması gerekirken herhangi bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) (2) numaralı kanun yararına bozma talebinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle,
– Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması,
– Suçun CMK’nin 231. maddesinin 14. fıkrasında yazılı suçlardan olmaması,
– Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
– Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının bulunmaması,
Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Ayrıca, bahsi geçen maddenin 8. fıkrasında; “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. (Ek cümle: 18/06/2014-6545 S.K./72. md) Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” hükmü yer almaktadır.
CMK’nin 231/8. maddesine ilişkin 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesinin gerekçesinde de bu durum; “Maddeyle, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin sekizinci fıkrasında değişiklik yapmak suretiyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde sanığın tabi tutulacağı denetim süresi içinde sanık hakkında bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği düzenlenmektedir. Söz konusu maddenin uygulanmasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklar hakkında işledikleri diğer suçlardan dolayı da birçok kez hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği görülmektedir. Yapılması öngörülen değişiklikle, bu uygulamaya son verilmesi ve denetim süresi içinde sanık hakkında bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilememesi amaçlanmaktadır. Kişinin işlediği ikinci suçun denetim süresi içinde işlenip işlenmediğinin önemi bulunmamaktadır. Daha önceden işlenen suçlar bakımından da bu yasak uygulanacaktır.” şeklinde ifade edilmiştir.
Buna göre 6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten sonra işlenen suçlar için, hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunan suça sürüklenen çocuklarla ilgili bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyecektir.
İnceleme konusu somut olayda; mahkemece 20.03.2019 tarihli karar ile sanığın kasten basit yaralama suçundan adli para cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
Sanığın adli sicil kaydında yer alan kasten basit yaralama suçundan verilen Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2015 tarihli ve 2014/820 Esas, 2015/223 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 20.03.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine bu suç yönünden sanık hakkında denetim süresi başlamıştır. Böylece CMK’nin 231/8. maddesindeki; “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri
bırakılmasına karar verilemez” şeklindeki düzenleme gereğince inceleme konusu kasten basit yaralama suçu yönünden sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyecektir.
Açıklanan bu nedenlerle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen (2) numaralı düşünce yerinde görülmeyerek (2) numaralı kanun yararına bozma talebinin REDDİNE,
2) (1) numaralı kanun yararına bozma talebinin incelenmesinde;
Adli para cezasına mahkum edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’da adli para cezaları hakkında erteleme hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, TCK’nin 51. maddesine aykırı şekilde adli para cezasının ertelenmesine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen (1) numaralı düşünce yerinde görüldüğünden; Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2019 tarihli ve 2018/375 Esas, 2019/129 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (c) bendi gereğince, aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.09.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.