Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/9975 E. 2021/11609 K. 01.07.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9975
KARAR NO : 2021/11609
KARAR TARİHİ : 01.07.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, konut dokunulmazlığını ihlal etme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar, o yer Cumhuriyet savcısı

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dairemizin 26.05.2021 tarih ve 2021/7478 Esas – 2021/9000 Karar sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 17.06.2021 tarih İtiraz – 2016/171590 sayılı itiraznamesi ile;
“Eskil Asliye Ceza Mahkemesince katılan sanıklar … ve … hakkında 11/02/2016 tarih ve 2014/125 Esas- 2016/96 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün temyiz incelemesi neticesinde; Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 26/05/2021 gün ve 2021/7478 Esas – 2021/9000 Karar sayılı ilamı ile, katılan sanık … hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan verilen beraat kararının onanmasına, kasten yaralama (TCK 86/1, 86/3-e, 87/3 mad.) suçundan verilen mahkumiyet kararının tekerrür hükümleri yönünden düzeltilerek onanmasına, sanık … hakkında kasten yaralama suçundan (TCK 86/2, 86/3-e mad.) verilen mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmiş olup, katılan sanık … hakkında verilen onama ve düzeltilerek onama kararı tebliğnameye uygun olduğundan bu sanık yönüyle ilama herhangi bir itirazımız bulunmamaktadır. Ancak, sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararı TCK 86/2, 86/3-e maddeleri uyarınca verilmiş olup bu suç, hükümden sonra 24/10/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile başlığıyla birlikte yeniden düzenlemeye konu edilen CMK’nin 251. maddesi gereğince basit yargılama usulü kapsamına girdiğinden, tebliğnamede sanık … hakkında basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi için bozma talep edilmiş ancak Yargıtay 1. Ceza Dairesi yukarıda anılan kararında özetle, dosyanın diğer sanığı … (Yargıtay ilamında sehven … olarak yazılmıştır.) hakkında iddianamede

TCK 86/1, 86/3-e maddeleri uyarınca dava açılmış olması, bu suçun da ceza miktarı itibariyle basit yargılama usulü kapsamı dışında kalması nedeniyle sanık … hakkında da basit yargılama usulünün uygulanamayacağı gerekçesiyle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak etmeyerek sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün onanmasına karar vermiştir. Bilindiği üzere 24/10/2019 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Yasayla ceza hukuku sistemimize getirilen “basit yargılama usulü” ile yargılama sürecinin hızlandırılması amaçlanmakta, Asliye ceza mahkemelerince, adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda duruşma açılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın dosya üzerinden karar verilebilmesine imkan tanınmakta, mahkumiyet kararı verildiği takdirde ise sonuç cezanın dörtte bir oranında indirileceği öngörülmektedir. Mahkumiyet kararı verilmesi halinde cezada indirim yapılması düzenlendiğinden bu müessesenin sanıklar lehine bir düzenleme olduğu açıktır. Somut olayımızda sanık …’in suçu ceza miktarı itibariyle basit yargılama usulü kapsamına girdiğinden ve basit yargılama usulü de ceza indirimi öngördüğünden sanık lehine olduğu için hükümden sonra yürürlüğe giren bu düzenleme uyarınca yerel mahkemece sanık …’in kasten yaralama suçu yönünden basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer sanığın eyleminin basit yargılama usulü kapsamı dışında kalması sanık …’in de bu hakkı kullanmasına engel teşkil etmemelidir. Her ne kadar 7188 sayılı yasa ile değişik CMK’nin 251. maddesinin 8. fıkrası “Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz.” hükmünü içermekte ise de, bu düzenleme kanaatimizce aynı sanığın birlikte işlediği suçlar olarak anlaşılmalıdır. Yani dosya bazlı değil sanık bazlı bir değerlendirme yapılmalıdır. Olay sırasında diğer sanığın işlediği suçları da “birlikte işlenen suç” kapsamında değerlendirmek ceza hukukunun “suç ve cezanın şahsiliği/ceza sorumluluğunun şahsiliği (TCK 20. mad.)” temel ilkesine aykırılık teşkil edecektir. Nitekim Yargıtay’ın bir kısım daireleri (örneğin Yargıtay 4. Ceza Dairesi) CMK’nin 251/8. maddesindeki düzenlemeyi aynı sanığın birlikte işlediği suçlar olarak değerlendirmekte ve buna göre karar vermektedir. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde, diğer sanığın eyleminden dolayı sanık …’yı basit yargılama usulü hakkından mahrum bırakan Yargıtay 1. Ceza Dairesinin anılan onama kararına itiraz etmek gerekmiştir.İtirazımızın CMK’nin 308. maddesi gereğince KABULÜ ile, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 26/05/2021 tarih ve 2021/7478 Esas – 2021/9000 Karar sayılı, sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen “ONAMA” kararının KALDIRILARAK, tebliğnamede belirtildiği şekilde hükümden sonra yürürlüğe giren ve sanık lehine ceza indirimi öngören basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi için Eskil Asliye Ceza Mahkemesinin 11/02/2016 tarih ve 2014/125 Esas – 2016/96 Karar sayılı kararının sanık … yönüyle Bozulmasına karar verilmesi ” gerekçesi ile itiraz yoluna başvurulduğu,
05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK’nin 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler ile aynı Kanun’un 101. maddesi gereğince dosyanın itirazen incelenmek talepli Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz talebinin REDDİNE,
2) Sanık …’nın yargılama konusu eylemi, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin ise de, aynı dosyada temyize konu sanık … hakkında Eskil Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 2014/51 numaralı iddianame ile TCK’nin 86/1, 86/3-e ve TCK’nin 116/4 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle dava açıldığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesinin “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükmü karşısında, sanık … hakkında basit yargılama usulü uygulanamayacağından;
Dairemizin 26.05.2021 tarih ve 2021/7478 Esas – 2021/9000 Karar sayılı sanık … yönünden verilen Onama kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının REDDİNE; itiraz ile ilgili bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMEK, üzere Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.