Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/10249 E. 2023/1848 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10249
KARAR NO : 2023/1848
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin süresinden sonra gerçekleşen duruşmalı inceleme taleplerinin 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli ve 2013/198 Esas, 2015/28 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 62 nci maddesi, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre karar verilmiştir.

2. Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli ve 2013/198 Esas, 2015/28 Karar sayılı kararının, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 12.10.2016 tarihli ve 2015/4995 Esas, 2016/3550 Karar sayılı ilâmıyla;
a)”Sanığın eyleminin, yağma suçunun işlenmesini kolaylaştırmak amacı ile kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu anlaşıldığı halde 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ve 35 inci maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken suçun niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması,
b) 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin uygulanması sırasında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte dikkate alınarak üst sınıra yakın bir ceza verilmesi yerine, 12 yıl hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini,
c) 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı Kararı ile TCK’nin 53. maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2017/240 Esas, 2021/156 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 62 nci maddesi, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 11 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri; Beraat kararı verilmesi gerektiğine, koşulları oluşan haksız tahrik hükümlerinin uygulanmadığına, gönüllü vazgeçmenin varlığına
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ve maktulün arkadaş olup aralarında önceye dayalı husumet tespit edilemediği, zaman zaman katılanın sanığa harçlık mahiyetinde para verdiği, sanığın evlendikten sonra katılanın fazla miktarda para istediği, katılanın bunu kabul etmediği, 20.06.2013 ve 22.06.2013 tarihlerinde katılanı eşi …’a ait telefondan arayarak kendisi için takım elbise ve para istediği, katılanın bu talebi de reddetmesi üzerine tekrar arayarak iş yerinde bulunduğunu öğrendiği, kendisine ait pompalı tüfeği çarşaf ile gizleyerek ölüm nedeniyle dosyası tefrik edilen sanık …’yi görerek tüfeğin arızalandığını tamir ettirmeye götürdüğünü söyleyerek diğer sanık …’un da bulunduğu araca bindiği, katılanın

iş yerine yakın yerde inerek … Nakliyat isimli komşu dükkandan kendi iş yerine gitmekte olan katılana yakın mesafeden 2 el ateş ederek adli rapor bulgularına göre hayati tehlike geçirerek diz üstü ampütasyon işlemi uygulanması nedeniyle organlarından birinin işlevini sürekli yitimine sebep olacak şekilde yaraladığı, katılanın üzerindeki 4.300 Türk Lirası parayı da alarak hakkında ölüm nedeniyle tefrik kararı verilen sanık … ve …’un bulunduğu araca binerek olay yerinden ayrıldığı anlaşılmıştır.

2. Sanığın savunmaları, tanık beyanları, … Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan 17.07.2014 tarihli adli tıp raporu, 24.06.2013 tarihli olay yeri inceleme raporu, 24.06.2013 tarihli rızaen teslim ve muhafaza altına alma tutanağı 25.06.2013 tarihli canlı teşhis tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık ve Müdafiinin Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine, Haksız Tahrike, Gönüllü Vazgeçmeye Yönelen Temyiz İstemleri Yönünden;
Sanığın üzerine atılı suçlamaları tevil yollu ikrar ettiği, bu beyanı destekler mahiyetteki tanık anlatımları ve Olay ve Olgular başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen adlî tıp raporu ile Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının içeriği karşısında sanığın eylemi sübuta ermekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulmasında isabetsizlik görülmediği, maktulden sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı, sanığın; silahsız katılana etkili mesafeden pompalı tüfekle ateş ettikten sonra olay yerinden kaçtığı tespit edildiğinden 5237 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinde düzenlenen gönüllü vazgeçme koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Suç Vasfı Yönünden
Mahkemece Dairemizin 12.10.2016 tarihli ve 2015/4995 Esas, 2016/3550 Karar sayılı bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiş olduğu, buna karşın sanık hakkında hukuki süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen bozma ilamı doğrultusunda eyleminin, yağma suçunun işlenmesini kolaylaştırmak amacı ile kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu anlaşıldığı halde 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ve 35 inci maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken bozmayı etkisiz kılacak şekilde suçun niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması ve sanık aleyhine temyiz başvurusu bulunmamasına karşın kazanılmış hakkın gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2017/240 Esas, 2021/156 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün, suç vasfı yönünden 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326 ncı maddesi son fıkrası gereği sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.04.2023 tarihinde karar verildi.