YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10768
KARAR NO : 2023/7266
KARAR TARİHİ : 28.11.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/648 E., 2022/1171 K.
SUÇ : Nitelikli Kasten Öldürme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun( 5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … müdafiinin, sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2021/408 Esas, 2022/137 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık … hakkında bebeğine karşı kasten yaralama sonucu ölümüne neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri delaletiyle 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
b) Sanık … hakkında bebeğine karşı kasten yaralama sonucu ölümüne neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri delaletiyle 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, Karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 12.09.2022 tarihli ve 2022/648 Esas, 2022/1171 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık … hakkında bebeğine karşı kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik lehe ve aleyhe istinaf başvuruları üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kendisini savunamayacak durumda olan öz çocuğunu kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentleri, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
b) Sanık … hakkında bebeğine karşı kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik lehe ve aleyhe istinaf başvuruları üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kendisini savunamayacak durumda olan öz çocuğunu kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentleri, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Eksik inceleme yapıldığına, atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçe göstermeden cezalandırılmasına karar verildiğine, 5237 sayılı Kanun’un 85 nci aksi halde 88 … maddelerinin değerlendirilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Eksik inceleme yapıldığına, atılı suçu işlediğine, öz çocuğuna zarar verdiğine dair delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktulün, sanıkların müşterek bebekleri olduğu, sanıkların savunmalarına ve tanık beyanlarına göre sanıkların uyuşturucu madde kullanıcısı oldukları, dosyada mevcut 02.09.2020 tarihli tutanağa göre olay tarihi olan 02.09.2020 günü saat 07.54 sıralarında … İlçe Emniyet Müdürlüğü Devriye Ekipler Amirliği’ne bağlı 81-157 kod nolu ekip olarak devriye görevlerini ifa ettikleri esnada haber merkezinin idareleri …… Mahallesi …Caddesi numara 164 daire 11’de “112 bildirir, Kalbi durmuş olarak vaka verilir” anonsuna istinaden ivedilikle bahse konu adrese geçildiği, burada görevlileri karşılayan sanıkların 19.06.2020 doğum tarihli … isimli bebeklerinin gece muayyen saatlerde fenalaştığını, kendi imkanları ile müdahale etmeye çalıştıklarını, nefes almadığını fark ettikten sonra 112 yi aradıklarını belirttikleri, sanık …’ın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde özetle; 02.09.2020 gece saat 01.00 sıralarında aynı odada bulundukları esnada kızını emzirdiğini ve ek mama olarak 100 mg biberonla mama verdiğini ve kızının ateşi olduğu için evde bulunan kalkol ateş düşürücüsünden 1 çay kaşığı vererek kızını yatırdığını, aynı gün saat 06.00 sıralarında eşi …’in kendisine seslenerek çocuğun nefes alamadığını söylediğini, bunun üzerine yerinden kalkarak çocuğa baktığında çocuğun yüz kısmında morluklar gördüğünü, eşi …’in çocuğu yatmış olduğu salıncaktan alarak banyoya götürdüğünü, kızının el ve yüzüne soğuk su serperek sildiğini, herhangi bir tepki alamayınca elleriyle çocuğun ağzına müdahale ederek nefes alması için ağzını açtığını ancak çocukta hareketlenme olmadığını, eşi …’in kızını banyoda bulunan çamaşır makinesinin üzerine yatırarak ağız kısmından solunum ve hatırladığı kadarıyla kalp masajı yaptığını, kızında herhangi bir hareketlenme olmadığını bunun üzerine 112 yi aradığını, kızının ne şekilde ex olduğunu bilmediğini beyan ettiği, Mahkemede alınan savunmasında ise özetle; savcılıkta ve karakolda verdiği ifadelerin doğru olmadığını, eşi …’in 2 yaşındaki oğlu … ile kendisini tehdit etmesi sonucunda bu ifadeyi vermek zorunda kaldığını, eşinin ve ailesinin kendisine şiddet uyguladığını, eşinin kızını bir gün cimciklediğini gördüğünü, kendisi gibi uyuşturucuya başlatmaya çalıştığını ve içirdiğini, eşinin bir gün kendisine kızı kucağındayken tokat attığını, tokatın kızına geldiğini, eşinin kızının yanağını sıkarak sus artık diyerek yatağa fırlattığını, olay günü her zamanki gibi eşi … ile arasının bozuk olduğunu, kendisinin yattığını, eşi …’in “…” diye seslenip kendini yatağa doğru atarak seslenmesine uyandığını, “ne oldu” diye kalktığında …’e bakarken arkasından … Esil’i göremediğini, …’i
üzerinde sadece iç çamaşırı, üstü başı ıslak ve telaşlı bir halde gördüğünde bir şeyler olduğunu anladığını çünkü kızının sesinin gelmediğini, evin büyük, yatak odasının arka tarafta, ileride banyo ve karşısında bazalı bir odanın olduğunu, … o tarafa doğru ilerleyince arkasından koşarak gittiğini, kızını sadece üstünde bezi varken yatağın üstünde hareketsiz bir şekilde görünce oraya yığılıp kaldığını ayrıca kızını tek başına yıkadığını, bebekleri yıkamak için plastik küvetler olduğunu, kızını onunla yıkadığını, tek başına yıkayıp duruladığı için köpüklü haldeyken kızını ıslattığında kaydığını, düşmemesi için tuttuğunu, tuttuğu yerde sadece sırtında bir morarma izi olduğunu, kızının ölümünün bununla ilgili olmadığını ve kızını düşürmediğini beyan ettiği, sanık …’ın soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan savunmasında özetle; eşine şiddet uygulamadığını, zorla uyuşturucu madde kullandırmadığını, kızının vücudundaki yaraların nasıl oluştuğu hakkında bilgisinin olmadığını, o gece eşini kaldırdığını, kızını kucağında ılık suyun altına götürdüğünü, sonra kızının nefesinin kesildiğini, çamaşır makinesinin üstünde suni tenefüs yaptığını, kızının bir süre kendine geldiğini, bir müddet sonra bir daha kendine gelemediğini, kızının yüzündeki morlukların ağzını açtığı esnada yaptığı baskıdan dolayı olduğunu düşündüğünü ayrıca vücut kısmındaki morlukların eşinin bu tarihten 2-3 gün kadar önce evde tek olduğu bir zaman sürecinde kızını banyo yaptırması esnasında elinde kasması nedeniyle olduğunu beyan ettiği, Mahkemede tanık olarak dinlenen sanık …’ın annesi ……,’nin alınan beyanlarında özetle; olay günü ölüm olayını duyduktan sonra sanık gelini … ile konuştuğunda iki üç gün önce …’yi yıkarken elinden kaydığını ve kafasının musluğa çarptığını söylediğini, oğlu … …. ve gelini … …….’un …’ye kasten zarar verdiklerini düşünmediğini ancak ilgisizliklerinden ötürü bu durumun meydana gelmiş olabileceğini düşündüğünü, oğlu ve gelininin uyuşturucu madde kullandığını, sanıkların büyük çocukları olan …’e kendisinin baktığını, oğlunun kendisine …’ye de bakamadıklarını çok söylediğini, kendisinin de bakamayacağını belirttiğini, gelininin gece yarısı … ile dışarı çıktığını sabaha karşı eve geldiğini bildiğini, olay günü özel eşyalarını almak için oğlunun ve gelininin evine gittiğini, torunu …’yi göstermediklerini ancak sesini duyduğunu, en son üç hafta önce gördüğünde vücudunda herhangi bir morluk olmadığını ancak sanki bir rahatsızlığı var gibi olduğunu, kızının da bunu fark ettiğini ve …’nin sanki boş bakıyor bir doktora mı götürsek diye konuştuklarını, hiç kilo almadığını, zayıf olduğunu ve sürekli ağladığını, sanıkların çocuklarına vurduklarını hiç görmediğini, büyük çocukları …’e de vurduklarını görmediğini ancak madde kullandıkları için çocuğu onlara teslim etmediğini, bakamayacaklarını bildiğini, gündüz uyuyup gece kalktıklarını beyan ettiği, Mahkemede tanık olarak dinlenen sanık …’ın babası …….’nin alınan beyanlarında özetle; oğlu … ve gelini …’ın uyuşturucu madde kullandıklarını gözüyle görmediğini ancak duyduğunu, oğlu ve eşinin evlerine apartman sakinlerinden duyduğu kadarıyla gelen giden olduğunu ama kim olduklarını bilmediğini, olay günü hastanede bulundukları sırada gelininin ağlamaklı halde birkaç gün önce kızını evde banyo yaptırırken düşürdüğünü söylediğini, olay günü iş yerinde olduğunu, olayı öğrenmesi üzerine hastaneye geldiğini, torunu vefat etmeden en son 4 gün önce gördüğünü, vücudunda morluklar olup olmadığını vücudu kapalı olduğundan bilmediğini fakat saf gibi olduğunu, kendisinin sabah altıda çıkıp gece eve geldiğini, oğlunun ya da gelininin çocuklara karşı herhangi bir kötü muamelesine şahit olmadığını ancak gelininin sinir krizlerine girdiğine çok şahit olduğunu, niye sinir krizine girdiğini bilemeyeceğini, uyuşturucudan da olabileceğini beyan ettiği, Mahkemede tanık olarak dinlenen sanık …’ın kardeşi ….’nin alınan beyanlarında
özetle; 01.09.2020 tarihinde saat 21.20 sıralarında abisi ve yengesinin evine gittiğini, kendisini eve almadıklarını, çocuğu görebilir miyim dediğini, …’yi kucağına aldığında sol yanak kısmında morluklar olduğunu gördüğünü, en son gördüğünde boş baktığını, vücudunun herhangi bir yerinde kırık olup olmadığını bilmediğini ancak kafasını sabit tutamadığını, bakışlarında bir gariplik olduğunu beyan ettiği, Mahkemede tanık olarak dinlenen M.K.’nın alınan beyanlarında özetle; ölmeden önce bebeği tahminince en son 1 hafta önce gördüğünü, gidip bakmadığını, odada uyuduğunu, arada bir ağladığını, gidip baktıklarını, yakınen görmediğini, … ile aralarında gönül ilişkisi olmadığını, bebeğin ölümünü polislerden öğrendiğini, sanıkların birbirlerini çok sevdiğini, aralarında bir sorun görmediğini beyan ettiği, 15.02.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin raporuna göre; ölen bebeğin vücudunda birden fazla yaralanmanın olduğu, kanında uyarıcı madde bulunan, otopsisinde vücudunda farklı zamanlarda oluşturulmuş künt travmatik yaralanmalar tespit edilen bebeğin ölümünün fiziksel istismara bağlı kafatası ve ekstremite kemik kırıkları ile birlikte beyin kanaması sonucu meydana gelmiş olduğu kanaatinin bildirildiği, Kimya İhtisas Dairesinin 12.11.2020 tarihli raporunda; kanda; uyuşturucu veya uyarıcı maddelerden; amfetamin, metamfetamin ve ayrıca ilaç etkin maddelerinden parasetamol bulunduğunun tespit edildiği, sanık …’ın kardeşi tanık ….’nin beyanları göz önünde bulundurulduğunda sanıkların savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek itibar edilmediği, sanıkların müşterek bebekleri olan 19.06.2020 doğum tarihli …’ı kullandıkları uyuşturucu maddenin de etkisiyle çeşitli zamanlarda sistematik olarak darp ettikleri ve bebeğin çeşitli zamanlarda meydana gelen darp sonucunda fiziksel istismara bağlı kafatası ve ekstremite kemik kırıkları ile birlikte beyin kanaması sonucu hayatını kaybettiği anlaşılan olayda sanıkların müşterek bebeklerini öldürme kastıyla hareket ettiklerine ilişkin dosya kapsamında somut, her türlü şüpheden uzak, yeterli delil elde edilemediği, bu doğrultuda sanıkların altsoyu ve beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan 19.06.2020 doğum tarihli …’ı kasten yaralamaları sonucunda ölüm meydana geldiği, bu haliyle de sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek iştirak halinde kasten yaralama sonucu ölüme neden olmak suçunu işledikleri kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
2. Sanıkların savunmaları, tanıkların anlatımları, olay yeri inceleme raporu ve krokisi, ölü muayene tutanağı, 02.09.2020 tarihli tutanak, 15.02.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi raporu, Kimya İhtisas Dairesinin 12.11.2020 tarihli raporu, 20.06.2021 tarihli araştırma tutanağı, 30.09.2020 tarihli tutanak nüfus ve adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Maktulün, sanıkların müşterek bebekleri olduğu, sanıkların savunmaları ve tanık beyanlarına göre sanıkların uyuşturucu madde kullanıcısı oldukları, 15.02.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin ve 12.11.2020 tarihli Kimya İhtisas Dairesinin raporlarına göre; kanında, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerden amfetamin, metamfetamin ve ayrıca ilaç etkin maddelerinden parasetamol uyarıcı madde bulunan ve otopsisinde, vücudunda farklı zamanlarda oluşturulmuş künt travmatik yaralanmalar tespit edilen bebek …’ın ölümünün fiziksel istismara bağlı kafatası ve ekstremite kemik kırıkları ile birlikte beyin kanaması sonucu meydana gelmiş olduğunun tespit edildiği, sanık … …..’ın kardeşi ……….,’nin tanık olarak alınan beyanlarında, olay gününden bir gün önce …’ı son gördüğünde sol yanağında bir morluk olduğuna, boş baktığına, vücudunun herhangi bir yerinde kırık olup olmadığını bilmediğine ancak kafasını sabit tutamadığına ve bakışlarında bir gariplik olduğuna dair beyanı gözönünde bulundurulduğunda, sanıkların öz bebeklerine karşı kasten öldürme suçundan dolayı eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentleri uyarınca mahkûmiyetleri gerektiği kanaatine varıldığı, sanıkların fiilden önceki ve sonraki davranışları, dosyaya yansıyan halleri nazara alınarak lehlerine aynı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmadığı belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanıklar tarafından fikir ve eylem birliği içinde gerçekleştirildiğinin sanıkların savunmaları, tanık anlatımları, otopsi raporu ile saptandığı anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamış,
Ancak;
Sanıkların müşterek bebekleri olan 19.06.2020 doğum tarihli …’ı kullandıkları uyuşturucu maddenin de etkisiyle çeşitli zamanlarda sistematik olarak darp ettikleri ancak bebeğin fiziksel istismara bağlı kafatası ve ekstremite kemik kırıkları ile birlikte beyin kanaması sonucu vefat ettiği olayda, sanıkların müşterek bebeklerini öldürme kastıyla hareket ettiklerine ilişkin dosya kapsamında somut, her türlü şüpheden uzak, yeterli delil elde edilemediği anlaşıldığından sanıkların kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca üst sınırdan cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeksizin, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek nitelikli kasten öldürme suçundan cezalandırılmaları, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe başlığı altında açıklanan suç vasfına ilişkin nedenlerle sanık … müdafiinin, sanık … müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 12.09.2022 tarihli ve 2022/648 Esas, 2022/1171 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçen süreler göz önüne alındığında, sanık … müdafiinin, sanık … müdafiinin tahliye taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.11.2023 tarihinde karar verildi.