YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11074
KARAR NO : 2023/2225
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/125 Esas, 2016/7 Karar sayılı kararıyla;
1. Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 14 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin kararının, sanıklar tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 04.02.2020 tarihli ve 2019/18379 Esas, 2020/1952 Karar sayılı kararı ile, “sanıkların iştirak halinde eylemlerini gerçekleştirdiklerinin gözetilmemesi, yüzde sabit ize neden olup olmadığı hususunda rapor aldırılmaması, fazla ve eksik ceza tayini, gerekçe ile hüküm arasında çelişkiye neden olunması” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2021 tarihli ve 2020/42 Esas, 2021/287 Karar sayılı kararıyla;
1. Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 14 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’nın temyiz sebepleri, beraat kararı verilmesi gerektiğine, haksız tahrik indirimine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
Sanık …’in temyiz sebepleri, eksik incelemeye, beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdurun işlettiği restorana sanık …’nın alkollü bir şekilde gelerek kendisini eve bırakmalarını istediği, mağdurun müşterisi olduğu için şu anda kendisini bırakamayacağını söylediği, sanık …’nın küfür ettiği, mağdura tokat attığı, mağdurun da karşılık verdiği, temyiz dışı mağdur …’in araya girerek sanık …’yı dışarı çıkardığı, mağdurun da dükkanı kapatmak için dışarı çıktığı, sanık …’nın bıçağın sap kısmı ile mağdurun burnuna vurduğu, sanık …’nın akrabası sanık …’in de mağdura vurduğu, sanık …’nın elindeki bıçağı mağdura doğru savurduğu, mağdurun burnunda hafif (1) derecede kırık oluştuğu, yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif ve yüzde sabit iz niteliğinde olmadığı anlaşılan olayda, sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulduğu belirlenmiştir.
2. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (B) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmına uyulduğu ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Eleştiri nedeni yönünden;
Sanık … lehine 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim uygulandığı halde gerekçede uygulanmadığı yazılması suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişkiye neden olunması hukuka aykırı ise de takdiri indirim hükmünün sanık … lehine uygulanmış olması ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle anılan çelişki bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Düzeltme nedeni yönünden;
İncelemeye konu sanık … hakkındaki hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1412 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu, hüküm fıkrasında sanığın kazanılmış hakkı nedeniyle 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası yerine 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanması hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
3. Sanıkların temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, suçun kanuni tanımındaki fiili gerçekleştiren sanıkların fail olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, sanıkların eylemlerine uyan suç vasfı ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, sanık … hakkında takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, yasal şartları oluşmadığından sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca erteleme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşıldığından, hükümlerde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
1. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde yer alan (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle, Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2021 tarihli ve 2020/42 Esas, 2021/287 Karar sayılı kararında sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık …’nın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle, Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2021 tarihli ve 2020/42 Esas, 2021/287 Karar sayılı kararına yönelik sanık …’in temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca hüküm fıkrasında “5271 sayılı CMK’nın 307/4 maddesi” ibaresinin “1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası” şeklinde değiştirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.