Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/11384 E. 2023/7492 K. 05.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11384
KARAR NO : 2023/7492
KARAR TARİHİ : 05.12.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mudurnu Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2019 tarihli ve 2018/110 Esas, 2019/346 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, aynı fıkranın son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.03.2021 tarihli ve 2020/219 Esas, 2021/487 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin, sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; 5237 sayılı Kanun’un 25 veya 27 nci maddelerinin aksi kanaat halinde tahrik indiriminin azami oranda uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde katılan … ile tanıklar S.G. ve E.Ç.’nin E.Ç.’ye ait Mudurnu’daki evinde alkol aldıkları, bir süre sonra alt katta oturan sanığı yanlarına çağırdıkları ve bu şekilde alkol almaya devam ettikleri akabinde katılanın sanıktan borç para istediği, sanığın da katılana 300 TL borç verdiği, katılanın bu parayı aldıktan sonra S.G. ile birlikte evden ayrıldıkları, daha sonra sanığın katılanı arayarak vermiş olduğu parayı geri istediği bunun üzerine katılanın sanığın evine geldiği, belinden kuru sıkı tabancayı çıkarararak sanığı tehdit ettiği, sanığın katılanın elinden silahı almaya çalışırken aralarında kavga çıktığı, katılanın sanığa vurduğu, sanığın da katılana vurması üzerine katılanın yere düşerek kafasını beton zemine çarptığı ve bunun sonucunda Adli Tıp Kliniği tarafından tanzim edilen 09.10.2018 tarihli adlî raporda belirtildiği üzere katılanda meydana gelen arızaların iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalık niteliğinde olduğu, olay günü katılanın yanında kuru sıkı diye tabir edilen tabancanın bulunduğunun tanık E.Ç.’nin beyanından da sabit olduğu, sanık üzerine atılı suçlamayı tevil yollu ikrar ederek katılanın evine silahla dayanması sonucunda olayın etkisiyle katılana vurduğunu, bu nedenle meşru savunma sınırları içerisinde eylemini gerçekleştirmiş olduğunu savunmuş ise de tanık Ö.K.’nın olay günü sanığın kendisini telefonla aradığını, ikametinde kavga olacağını ve yardım etmesini istediğini, kendisinin de işinin olduğunu söyleyerek telefonu kapattığını, yaklaşık yarım saat sonra tekrar aradığını ve kendisini dövdüklerini söylediğini, bunun üzerine sanığın evine gittiğini, kapının açık olduğunu görerek içeri girdiğini, oturma odasında sanık ile katılanın bulunduğunu, sanığın katılanı yere yatırmış ve üzerinde duruyor olduğunu, kendisi içeri girdiğinde birbirlerine vurmadıklarını bu esnada katılanın elinde tabanca olduğunu, kendisinin olaya müdahale ederek silahı alıp mutfak camından dışarı attığını, tekrar odaya geldiğinde eniştesi olan sanığın, katılanı darp etmeye devam ettiğini, kendisinin ayırmaya çalıştığını ancak başaramayınca polis çağırdığını belirtir beyanları göz önünde bulundurulduğunda sanığın katılanı

etkisiz hale getirip elindeki silahını aldıktan sonra ona vurmaya devam ederek neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamaya sebebiyet verdiği, meşru savunma sınırları içinde hareket ettiğinin kabul edilemeyeceği ancak olayın oluş şekli göz önünde bulundurulduğunda eylemi tahrik altında işlediğinin anlaşıldığı belirtilmiştir.

2. Sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatımları, doktor raporları, nüfus ve adlî sicil kayıtları, kolluk tutanakları dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Taraflar arasında alacak-verecek meselesi bulunduğu, olay tarihinde ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı belirlenemeyecek şekilde çıkan tartışma ve kavganın devamında sanığın katılanı yere düşürüp üzerine çıkarak birden fazla yumruk ve darbe vurmak suretiyle yaraladığının sabit olduğu, katılanda meydana gelen yaralanmanın niteliği gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verildiği belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, meşru savunma koşullarının bulunmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, katılandan kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan eylem bulunduğundan haksız tahrik indirimi yapılmasının ve eylemin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamış,
Ancak;
Katılanın tüm tedavi evrakları, raporları, film ve grafileri ile birlikte Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesine sevki ile yapılacak muayenesi sonucunda yaralanmasının özellikle duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesine, konuşmasında sürekli zorluğa, iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa neden olup olmadığı ve 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı ve 87 nci maddelerinde belirtilen tüm ölçütleri kapsayacak şekilde ayrıntılı kesin raporu alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yetersiz rapora itibar edilerek eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.03.2021 tarihli ve 2020/219 Esas, 2021/487 Karar sayılı kararının eksik araştırma yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Mudurnu Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.12.2023 tarihinde karar verildi.