YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11878
KARAR NO : 2023/2421
KARAR TARİHİ : 27.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2018 tarihli ve 2016/112 Esas, 2018/428 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası 1 yıl 38 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 16.11.2020 tarihli ve 2019/879 Esas, 2020/2458 Karar sayılı kararına karşı katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvuruları gereğince yapılan incelemede, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden kurulan hükümle, sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sübuta, meşru savunmanın varlığına, meşru savunmada sınırın aşılmasına, haksız tahrik derecesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ve kardeşi temyiz dışı sanık …’in, katılanın dayısının oğlu oldukları ve yakın yerlerde oturdukları, olay öncesinde sanığa ait arabanın, katılanın çocukları tarafından çizilerek zarar verildiği, sanığın, araca verilen zararın tazminini istemesi üzerine katılan ve annesinin ters cevaplar vermesi üzerine aralarında husumet başladığı, olay günü sanık ve … in, katılanın ikameti önüne geldikleri ve katılanı beklemeye başladıkları, katılan ikametine gelmesi üzerine taraflar arasında tartışma başladığı, tartışmanın kavgaya dönüşmesiyle sanığın sopa ile katılanı sağ gözde anatomik deformasyon ve tam fonksiyon kaybı oluşacak şekilde göz organının işlevinin yitirilmesine neden olacak biçimde yaraladığı belirlenmiştir.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı inkar etmiştir.
3. Adlî Tıp Kurumu … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün
a. 29.06.2015 tarihli raporuna göre, katılanın, torakoabdominal bölgede yaygın kırmızı- mor ekimoz, sağ gözde pupil görülmedi, sağ kaş üzerinde laserasyon mevcut olduğu, yaralanmanın, yaşamsal tehlikeye neden olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu,
b. 24.06.2016 tarihli raporuna göre, katılanın, sağ gözde anatomik defarmasyon ve tam fonksiyon yokluğu mevcut olduğu, yaralanmanın, organ işlev yitirilmesi niteliğinde olduğu tespit edilmiştir.
4. Tanık beyanları, adlî muayene raporları, kollukça tutulan tutanaklar dosyada mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, duruşma açılmak suretiyle sanık hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi uygulanarak, Hukuki Süreç başlığının ikinci paragrafında belirtildiği şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin, sübuta, eksik araştırmaya, meşru savunmanın varlığına, meşru savunmada sınırın aşılmasına ve haksız tahrik derecesine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Katılan beyanı, temyiz dışı katılan … beyanı ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, eylemin sanık tarafından sopa kullanılmak suretiyle gerçekleştirildiğinin saptandığı, hukuka uygunluk nedenlerinden biri olarak 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen meşru savunmanın yargısal kararlarda ve öğretide; bir kimsenin, gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakkı hedef alan, gerçekleşen ya da gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı, saldırı ile eş zamanlı olarak hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde, kendisinden veya başkasından uzaklaştırmak mecburiyetiyle saldırıda bulunan kişiye karşı işlediği ve hukuk düzenince meşru kabul edilen fiiler olarak kabul edilmektedir. Savunmanın, meşru savunma şartlarının bulunduğu sırada başladığı, ancak orantılılık ilkesinin ihlal edilmesi nedeniyle meşru savunmanın gerçekleştiğinin kabul edilmediği durumlarda ise 5237 sayılı Kanun’un 27 nci maddesinde düzenlenen “Sınırın aşılması” söz konusu olabilmektedir. Buna göre somut olayda, haksız saldırı olarak nitelendirilen ilk eylemin kimin tarafından meydana getirildiğinin tespit edilememesi karşısında, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilemediği şeklindeki değerlendirme ile asgari hadden haksız tahrik indirim oranı belirlemesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, Mahkemece yapılan değerlendirmelerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 16.11.2020 tarihli ve 2019/879 Esas, 2020/2458 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 19. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2023 tarihinde karar verildi.