Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/12061 E. 2023/6297 K. 18.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12061
KARAR NO : 2023/6297
KARAR TARİHİ : 18.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/327 E., 2022/245 K.
SUÇ : Olası kastla nitelikli öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama

Sanık hakkında maktule karşı olası kastla nitelikli öldürme suçu yönünden; bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği

temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 1412 sayılı Kanun’un 318 … maddesi uyarınca sanık … müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin kabulüne karar verilerek, duruşmalı olarak yapılan incelemede gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.12.2015 tarihli ve 2015/174 Esas, 2015/433 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule karşı bilinçli taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 … maddesinin birinci fıkrası ve 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 5 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Bu kararın katılan … vekili, katılan Kurum vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2020/7422 Esas, 2021/4276 Karar sayılı ilâmı ile;
“Olaydan önceki gece boyunca esrar ve metafetamin maddesi kullanan sanık ile ölenin belirlenemeyen sebeple tartıştıkları, sanığın öleni yatağa yatırarak üzerine çıktığı, darp ettiği, belindeki silahı eline alarak mermi sürerek kendi kafasına dayadığı, kurtulmak için çırpınan ölenin göğsüne sağ eli ile bastırırken sol elindeki silahın ateş alması sonucu Yaprak’ın öldüğü anlaşılmakla, dolu olduğunu bildiği silahın patlayabileceğini ve yakın mesafede bulunan ölene isabet ederek ölümüne neden olabileceğini öngörmesine rağmen hareketini sürdürmek suretiyle sonucu kabullendiğini eylemli olarak ortaya koyan sanığın eylemini olası kast ile işlediği ve olası kast hükümleri uygulanmak suretiyle cezalandırılması yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek, bilinçli taksir hükümleri uygulanmak suretiyle mahkûmiyetine karar verilmesi,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.07.2022 tarihli ve 2021/327 Esas, 2022/245 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule karşı olası kastla nitelikli öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 … maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 21 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri; olası kast ve takdîri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, suçun tasarlanarak doğrudan kastla işlendiğine, eksik ceza tayin edildiğine, vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık … müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ve duruşmada ileri sürdükleri temyiz sebepleri; savunma hakkı ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, delillerin eksik ve hatalı değerlendirildiğine, ek savunma hakkı verilmeden 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin uygulandığına, eksik inceleme, yetersiz gerekçeye, olası kast hükümlerinin uygulanma koşullarının

oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi görüşte suçun basit taksirle işlendiğinin kabul edilmesi gerektiğine, 5237 sayılı Kanun’un 22 nci maddesindeki şahsi cezasızlık halinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrik indiriminin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk derece mahkemesince bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, sevgili olup bir süredir aynı evde yaşayan sanık … maktulün, olaydan önceki gece boyunca uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanıp belirlenemeyen bir sebeple tartıştıkları, sanığın, maktulü yatağa yatırarak üzerine çıkıp darp ettiği ve belindeki silahı eline alarak mermi sürerek kendi kafasına dayadığı, bu sırada sanıktan kurtulmak için çırpınan maktulün göğsüne sağ eli ile bastırırken sol elindeki silahın ateş alması sonucu maktulün hayatını kaybetmesi nedeniyle sanık hakkında olası kastla nitelikli öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.

2. Sanık savunması, katılanların ve tanıkların anlatımları, olay yeri inceleme tutanakları ve krokileri, uzmanlık raporları, bilirkişi raporları, uzman mütalaası, adlî muayene raporları, nüfus ve adlî sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

3. Maktul …’ın kesin ölüm sebebine ilişkin olarak düzenlenen otopsi raporuna göre; “Kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı her iki akciğer ve büyük damar yaralanmasına bağlı iç kanama ve kanama şoku sonucu meydana geldiği,” tespit edilmiştir.

4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek, bozma gereğinin yerine getirildiği tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Kurum vekili ile sanık … müdafilerinin diğer temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, adil yargılanma ve savunma hakkının ihlalinin söz konusu olmadığı, sanık hakkında şahsi cezasızlık hükümlerinin uygulanma koşulları oluşmadığı, sanık hakkında düzenlenen iddianamede sevk maddesi olarak 5237 sayılı Kanun’un 82 … maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin gösterilmesi nedeniyle ayrıca ek savunma hakkı verilmesine gerek olmadığı, suçun tasarlanarak işlendiğine dair soyut iddia dışında herhangi bir somut delilin bulunmadığı, maktulden sanığa yönelen haksız söz veya davranışın bulunmadığı, takdîri indirim hükümlerinin uygulanması mahkeme takdîrinde olup dosya kapsamı ile uyumlu şekilde yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde ve sair yönlerden bozma nedeni yapılan hususlar dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık … müdafilerinin suç vasfına ilişkin temyiz sebepleri yönünden;
Sevgili olup bir süredir aynı evde yaşayan sanık … maktulün, olay günü her ikisi de uyuşturucu ve uyarıcı madde etkisi altındayken belirlenemeyen bir sebeple tartıştıkları, olayın meydana geldiği yatak odasında sanık … maktul dışında başka kimsenin bulunmaması nedeniyle olaya ilişkin doğrudan görgüye dayalı bilgi sahibi olan tanığın bulunmadığı, sanığın aksi ispatlanamayan savunmalarına göre sanığın sehpanın üzerine koyduğu ruhsatsız 7,65 mm çapındaki yarı otomatik tabancayı alarak beline koyduğu, maktul …’a sarılarak yatağa uzandıkları, sanık …’un; “Hani bana söz verdin kendine zarar vermeyecektin.” dediği ve silahı belinden çıkartıp sürgüsünü çekerek silahı kafasına dayayıp maktul …’a; “Kendine artık zarar verirsen kafama sıkarım!” dediği ve silahı yatağın diğer tarafına attığı, bu sırada sanık … ile yüz yüze sarılmış vaziyette bulunan maktulün silahı almak için uzandığı, sanık …’un maktulün üzerine kapaklandığı, silahın bu arbede sırasında ateş alması sonucunda sanık …’un sağ kolundan giriş çıkış yapan merminin maktul …’ın göğsüne isabet etmesi ile bu tek atış sonucunda maktulün vurularak öldüğü, maktulün otopsi raporuna göre mermi çekirdeğinin seyrinin sağdan sola, üstten aşağıya, önden arkaya seyirli olduğu, maktulün svaplarında atış artıklarına rastlanmazken sanığın sağ el iç ve dış yüzeyi ile kıyafetlerinde atış artıklarının tespit edildiği, düzenlenen bilirkişi raporuna göre sağ elinden yaralanan sanığın sağ eli ile atış yapmasının mümkün olmadığı görüşünün bildirildiği, sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu hususunun şüphede kaldığı, bu hususun sanık lehine değerlendirilmesinin gerektiği ancak; sanık …’un dolu olduğunu bildiği silahın çekiştirilmesi sırasında veya herhangi bir müdahale neticesinde ateş alabileceğini ve kendisine çok yakın mesafede bulunan maktulün isabet alarak ölebileceğini öngördüğü ancak muhtemel neticeyi istemediğinin anlaşılması karşısında somut olayda sanığın olası kastla hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanık … maktulde mevcut olan mermi giriş çıkış noktaları, atış artığı dağılımı, sanığın savunmasını destekleyen olay yeri özellikleri ile aksine bir bildirimde bulunmayan tanık anlatımları birlikte ele alındığında şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi suretiyle sanığın 5237 sayılı Kanun’un 85 … maddesinin birinci fıkrası ve 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bilinçli taksirle öldürme suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek olası kastla nitelikli öldürme suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Katılan Kurum vekilinin vekâlet ücretine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan Kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) ve (C) paragraflarında açıklanan nedenlerle katılan Kurum vekili ile sanık … müdafilerinin temyiz istemleri suç vasfı ve vekâlet ücreti yönünden yerinde görüldüğünden … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.07.2022 tarihli ve 2021/327 Esas, 2022/245 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Bozma ilamının içeriği dikkate alınarak, başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise sanığın derhal TAHLİYESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.10.2023 tarihinde karar verildi.

(Karşı Oy)

K A R Ş I O Y

Adlî Tıp Kurumu … Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesinin 28.04.2015 tarihli otopsi tutanağına göre; ölen …’ın ölümü sırasında alkollü olmadığını, kanında referans değerlerine göre toksik kan aralığında uyarıcı etken maddeler saptandığını, ayrıca idrarında bunlara ilave olarak esrar metaboliti tespit edildiği; kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı her iki akciğer ve büyük damar yaralanmasına bağlı iç kanama ve kanama şoku sonucu meydana gelmiş olduğu; mermi çekirdeklerinin giriş delikleri elbiseli bölgeye denk geldiğinden cilt ve cilt altı bulgularının değerlendirilemeyeceği ve kesin atış mesafesi tayini yapılamadığı, ancak sol ön kolda yakın atış mesafesinden yapılan atışlarda izlenen tatuajın saptandığı, ateşli silah mermi çekirdeğinin seyrinin sağdan sola, üstten aşağıya, önden arkaya seyirli olduğu bildirilmiş olup, mahkemece alınan 14.09.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre, “Adlî Tıp Raporunda ölene ait raporda belirtildiği üzere mermi çekirdeğinin izlediği yol dikkate alındığında ölene yukarıdan gelecek şekilde ateş edildiğinin açıkça belirtildiği, ayrıca ölenin sol kolunda tatuaj tespit edilmesinin de atışın ölene yakın bir yerden yapıldığını gösterdiği, ayrıca oda içerisindeki kovanın yeri değişmediyse kovanın bulunduğu yer itibari ile ölene karşı çapraz kısmından ateş edildiği ve kovanın buna bağlı olarak odanın sağ tarafına doğru yatakla duvar arasından yatağın altına gittiğinin görüldüğü, ayrıca olaya karışan diğer şahısların el svaplarında herhangi bir barut artığı çıkmamış sadece … isimli şahsın sağ kol ağzında barut artığı tespit edildiği, ölenin el svaplarında barut artığı çıkmaması ölenin silahla temas etmediği yada ettiği anlamına gelmeyeceği, yine ölenin elbisesinden atış mesafesinin belirlenememesi ölene mermi çekirdeğinin direk olarak gelmediğini, sanık …’un sağ kolundan çıkan merminin sonradan ölene isabet etmesi neticesi ölenin elbiseleri üzerinden ateş mesafesinin tespitini mümkün kılmadığını, tüm bu incelemeler neticesinde ölenin kendi kendini vuramayacağı ve ölene yukarıdan yakın mesafeden ateş edildiği kanaatine varılmış olup, 21.10.2015 tarihli celsede dinlenen bilirkişi, “sanığın savunmasında belittiği gibi ölen ile yatakta yattıkları esnada olay vuku bulmuş ise sanığın sağ elinden yaralanmış olması nedeniyle silahı sağ eliyle
tutmasının mümkün olmadığını, ancak silahın sol elinde olması durumunda bu şekilde bir atışın mümkün olabileceğini beyan ettiği; olaydan önceki gece boyunca esrar ve metafetamin maddesi kullanan sanık ile ölenin belirlenemeyen sebeple tartıştıkları, sanığın öleni yatağa yatırarak üzerine çıktığı, darp ettiği, belindeki silahı eline alarak mermi sürerek kendi kafasına dayadığı, kurtulmak için çırpınan ölenin göğsüne sağ eli ile bastırırken sol elindeki silahın ateş alması sonucu Yaprak’ın öldüğü anlaşılmakla, dolu olduğunu bildiği silahın patlayabileceğini ve yakın mesafede bulunan ölene isabet ederek ölümüne neden olabileceğini öngörmesine rağmen hareketini sürdürmek suretiyle sonucu kabullendiğini eylemli olarak ortaya koyan sanığın eylemini olası kast ile işlediği ve olası kast hükümleri uygulanmak suretiyle cezalandırılması yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek bilinçli taksir hükümleri uygulanmak suretiyle mahkûmiyetine karar verilmesi yönündeki sayın çoğunluğun bozma görüşüne katılmamaktayım.
18.10.2023 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı …nın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafileri, Avukatlar …’in yüzüne karşı, …’ın yokluğunda 19/10/2023 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.